"UBP-HP fiilen bitmiştir"

"UBP-HP fiilen bitmiştir"

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, gündemdeki son gelişmeleri Yeni Bakış’a değerlendirdi

Editor: Süperadmin
27 Temmuz 2020 - 12:00 - Güncelleme: 28 Temmuz 2020 - 16:20

CTP Genel Başkanı Erhürman, hükümetteki iki ortağın  güven sağlamak yerine aksine güven sarsmak için bir araya geldiğine işaret ederek,  ülkede bir istikrar sorunu olduğunu söyledi. Erhürman, bu dönemde bu şekildeki hükümet tarzının kabul edilebilir bir durum olmadığını belirterek, “bir Başbakan erken seçimi telafuz ediyorsa bunun anlamı hükümetin artık fiilen bitmiş olmasıdır” dedi.

“Ben ne erken seçimden bahsederim ne yeni bir hükümet formülünden. Ancak gelin görün ki bize gerek kalmıyor. Ortaklar kendileri de erken seçimden bahsediyor. Tüm bu yapılanlar, birbirlerini hukuka aykırı davranmakla suçlamaları aslında hükümete duyulan güveni sıfırlayan şeylerdir.”

“İstikrar sorunu vardır. Birçok hükümet kuruluyor, bozuluyor. Sürekli erken seçim tartışması yaşandığı sürece bürokraside görev yapanların motivasyonları sarsılıyor. Ancak hükümet sanki de bunu yapmak için özel bir gayret sarfediyor. Bizler de onların hep didişmelerini dinliyoruz. Ama erken seçime hazır mısınız derseniz, muhalefet her zaman erken seçime hazırdır.”

Erhürman, muhalefetin bu dönemde zayıf olmadığını söyleyerek, tam tersine  bu dönem sorumlu ve yapıcı bir muhalefet sergilediklerini  söyledi. “4 aylık bu süreçte ülkede görülmemiş bir muhalefet vardı”diyen Erhürman, “olağanüstü halin ve sokağa çıkma yasağının olmaması tartışıldıysa,  sokağa çıkma sınırlandıysa,  turizmde çalışanlara ve üçüncü ülke vatandaşlarına 1500 TL  vermeyeceğiz denilirken verme  kararı çıktıysa bütün bunlar bizim muhalefet olarak çabalarımızın ürünüdür” diye konuştu.

Şükrü IRKIM

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, gündemdeki son gelişmeleri Yeni Bakış’a değerlendirdi.  Erhürman, Mart ayının  10’undan itibaren birçok sıkıntının başladığını belirterek, kapanma kararını gelmesiyle birlikte sokağa çıkmanın sınırlanması ile ilgili mevzuatınolduğunu ve  bunun uygulanması gerektiğini hep dile getirdiklerini söyledi. Erhürman,  çünkü bunu uygulamazsak vakaların yayılımının  artacağını ve  buna da hazırlıklı olmadığımızı ilk günden beri hep gündeme getirdiklerini kaydetti.

“Sağlık alanındaki hazırlıklarımızı tamamlayıp ona göre açılmamız gerekiyordu”

Erhürman, sağlık alanındaki hazırlıkların tamamlanıp  ona göre açılım yapılması gerektiğini ifade ederek, “açılım kademeli olmalıydı” dedi. Erhürman, pandemi ile ilgili ayrı vakaların bulunacağı bir hastane olmadığı sürece devlet hastanesinin  hizmetlerinin aksayacağını,  dolayısıyla başka hastalıkları olan insanların  orada o tedaviyi almaktan korktukları için sağlık hizmeti almaya gidemeyeceklerini söyledi.

“Pandemi hastanesi konusunu defalarca söylememize rağmen yılan hikayesine döndü”

Erhürman, “Biz defalarca söylememize rağmen pandemi hastanesi yılan hikayesine döndü”diyerek,  “Kapalı kaldığımız dönem içerisinde her gün pandemi hastanesini konuştuk. Hükumet yetkilileri de her zaman bunun acil bir ihtiyaç olduğunu söylemelerine rağmen hala ortada bir şey yok”dedi. Erhürman, pandemi hastanesi olarak yeni hastane yapılacağı yönünde yapılan açıklamaların  gündeme getirilmesinin algı operasyonu olduğunu belirterek, pandemi hastanesinin 1 Temmuz günü hazır olması gerektiğini, en çok ihtiyacımız olan zamanın o zaman olduğunu söyledi.

“En aciliyle pandemi hastanesinin kurulması şart”

Erhürman, pandemi hastanesine acil olarak ihtiyaç olduğunu belirterek, “bütün dünya özellikle sonbahar ile birlikte yeni bir dalgadan bahsediyor ama aslında o yeni bir dalga değil, çünkü dalga hala bitmedi”ifadelerini kullandı. Erhürman, teknik olarak ikinci dalga dememiz için bütün dünyada pandeminin bitmesi  ve sonra yine başlaması gerektiğini belirterek, “biz kendi içimizde dalgalar yaşıyoruz”diye konuştu. Erhürman, gerçekleşmesini asla istemediğimiz ama uzmanların hazırlıklı olmamız gerektiğini söylediği kötü senaryoların maalesef sonbaharı işaret ettiğine vurgu yaptı.

“Aylarca ülkeyi yeni normale hazırlayın derken ciddiyetin ve basiretin onda biri dahi gösterilmedi”

 Erhürman, “Aylarca ülkeyi yeni normal döneme hazırlayın dedik. Gösterilmesi gereken ciddiyetin, sorumluluğun, basiretin onda biri dahi gösterilmedi. Hazırlıksız olduğumuzu hükumetteki bakanlar dahil herkes söylemiş olmasına rağmen ülkeye karantinasız girişler devam ediyor. Bundan dolayı kendimizi ve özellikle risk grubundaki insanlarımızı korumamız lazım”diye konuştu. Erhürman, “Bir de baş edemeyecekleri bir yükün altına girmelerine izin vermememiz gereken sağlık çalışanlarımıza destek olup,  bir kez daha hükumetin göstermediği ciddiyeti biz gösterelim ve uzmanların bütün önerilerine ve uyarılarına harfiyen uyalım” dedi.

“Hükümette yönetim zaafiyeti var”

Erhürman, Türkiye’den ülkeye bir yardım geldiğini fakat bu yardımın 1 Temmuz’dan önce gelmesi gerektiğini söyleyerek, ekonomideki ve sağlıktaki endişelerin çakıştığını belirtti.  Erhürman,  “Gözgöre göre gelen tehlikeleri hükümetin bertaraf etmemiş olması ve bir de söylediğimiz şeyleri yapıyormuş gibi yaparak defalarca karar değiştirmeleri hükümette yönetim zaafiyeti olduğunu açık bir şekilde gösteriyor”diye konuştu.

“Güvensizlik yaratıldı, yok hükmünde bir hükümet var”

“Bu sürecin başından beri tek ağızdan konuşun, belirsizlik yaratmayın, belirsizlik güvensizlik yaratır, kriz bu şekilde yönetilemez dedik. Fakat görülen o ki hiçbir şey değişmedi ”diyen Erhürman, ülkede yok hükmünde bir hükümetin olduğunu belirtti. Erhürman, ilk günden beri bütün dünyanın bir kriz içinde olduğunu ve eğer bu krizi başarılı bir şekilde atlatacaksak halka doğru şekilde güven verilmesi gerektiğini vurguladı. Erhürman, “Güven verilmediği taktirde ufak seslerle birlikte sesler çoğalır ve kriz kontrolden çıkar”dedi.

“Hükümettekiler güven sağlamak yerine aksine güven sarsmak için bir aradalar”

Erhürman, hükümetteki iki ortağın  güven sağlamak yerine aksine güven sarsmak için bir araya geldiğine işaret ederek,  ülkede bir istikrar sorunu olduğunu söyledi. Erhürman, bu dönemde bu şekildeki hükümet tarzının kabul edilebilir bir durum olmadığını belirterek, bir Başbakan erken seçimi telafüz ediyorsa bunun anlamının  hükümetin  artık fiilen bitmiş demek olduğunu kaydetti.

“Erken seçim olursa muhalefet olarak hazırız”

Erhürman, ülkede bir jet krizi yaşandığını ve hukuka aykırı davranıldığını belirterek, bunu bu hükümete mensup bakanların kendilerinin ilan ettiğini söyledi. Erhürman, hala krizle ilgili gümrük kontrolünün yapılmadığınin polis raporunda tespit edildiğini söyleyerek, şöyle devam etti, “Ortada bir hükümet varken ben ne erken seçimden bahsederim ne yeni bir hükümet formülünden bahsederim. Ancak gelin görün ki bize gerek kalmıyor. Ortaklar kendileri de erken seçimden bahsediyor. Tüm bu yapılanlar, birbirlerini hukuka aykırı davranmakla suçlamaları aslında hükümete duyulan güveni sıfırlayan şeylerdir. Ben kendi adıma ilkesel olarak bir şey söylemem. Çünkü bu memlekette bir istikrar sorunu vardır. Birçok hükümet kuruluyor, bozuluyor. Bir de bu sürelerin içinde sürekli hükümet düştüydü, kalktıydı, erken seçim tartışması yaşandığı sürece hükümette ve bürokraside görev yapanların motivasyonları sarsılıyor. Yapılabilecek şeyler de yapılamaz hale geliyor. ama gelin görün ki bu hükümet sanki de bunu yapmak için özel bir gayret sarfediyor. Bizler de onların hep didişmelerini dinliyoruz. Ama erken seçime hazır mısınız derseniz, muhalefet her zaman erken seçime hazırdır. Ancak hükümette olanar bu koltukların kendilerine nası bir sorumluluk getirdiğini anlaması gerekir.”

“Birbirleriyle didişiyorlar”

Erhürman, bu dönemin  özel sektör çalışanlarının maaşlarının düştüğü, her gün çok sayıda insanın işsiz kaldığı, esnafın kepenk indirdiği, işletmelerin ciddi oranda ciro kaybına uğradığı, yüksek öğretim ve turizmde büyük sıkıntıların yaşandığı bir dönem olduğunu söyledi. Erhürman, bir buçuk yılı aşkın süreden beri aralarındaki sorunu çözemedikleri için İmar Planı konusunda ülkeyi bir kez daha kaosa sürükleyen, öngörülebilirliği ortadan kaldıran ve bunlar yetmezmiş gibi bunun üzerinden birbiriyle didişen ortaklar olduğunu belirtti.

“8-9 aylık hükümetler ile bu ülkede uzun vadeli bir iş yapılamaz”

Erhürman, 8-9 aylık hükümetler ile bu ülkede orta ve uzun vadeli işlerin yapılamayacağını söyledi. Erhürman, sürekli televizyonlarda, medyada ve ülke ile ilgili önemli konularda hükümettekilerin didişmelerini ve kavgalarını gördükçe ortada ister istemez güven diye bir şey kalmıyor”dedi. Erhürman, hükümettekilerin ne kadar zorlu bir dönemden geçtiğimizin farkında olmaları gerektiğini belirterek, “eğer o koltuklarda oturuyorlarsa bunlar ile ilgili farkında olmaları gerekiyor” diye konuştu.

“Hükümetin halkı saçma olaylarla meşgul etmeye zerre hakları yoktur”

Erhürman, “Esnafın kepenk  indirdiği , özel sektörün maaş alamadığı, işsizliklerin arttığı, turizimin bu dönem için kapanması ve yüksek öğretimin acaba bu yıl öğrenci gelecek mi ile ilgili soru işaretlerinin yaşandığı bir dönemde halkı bu tip saçma olaylarla meşgul etmeye hükümetin zerre kadar hakkı yoktur”şeklinde konuştu. 

“4 aylık süreçte ülke de görülmemiş bir muhalefet vardı”

Erhürman, muhalefetin bu dönemde zayıf olmadığını söyleyerek, tam tersine muhalefetin  bu dönem sorumlu ve yapıcı olduğunu söyledi. Erhürman, “4 aylık  bu süreçte ülkede görülmemiş bir muhalefet vardı”ifadelerini kullandı. Erhürman, “Biz herşeyden önce hem ekonomik açıdan hem de sağlık açısından bu halkı korumakla yükümlüyüz”dedi. Erhürman, “Bugün bu ülkede olağanüstü halin ve sokağa çıkma yasağının olmaması tartışıldıysa,   sokağa çıkma sınırlandıysa,  turizmde çalışanlara 1500 TL  vermeyeceğiz denilirken verme  kararı çıktıysa ve üçüncü ülke vatandaşlarına 1500 TL vermeyeceğiz açıklamasından sonra vermek zorunda kaldıysalar bütün bunlar bizim muhalefet olarak çabalarımızın ürünüdür” diye konuştu. Erhürman, çoğu söylenen şeyin de hükümet tarafından gerçekleşilmediğini söyleyerek, bu yönetim boşluğunun ülkeye çok şey kaybettirdiğini söyledi.

“Halkın ucuz siyaset oyunlarına ihtiyacı yoktur”

Erhürman, halkın ihtiyacının ucuz siyaset oyunları olmadığını dile getirerek,  halkın ihtiyacı olanın ekonomi ve sağlık açısından korunmak olduğunu söyledi. Erhürman, “Bizim cumhurbaşkanlığına önem vermemizin sebebi cumhurbaşkanlığının bu ülkedeki tek istikrarlı makam olmasından dolayıdır. Çoğu şeyi başarabiliriz”dedi.

“Cumhurbaşkanına yönelik yapılan tehditleri mazur görmemiz mümkün değil”

Erhürman, “Tehditmesajlarının herhangi bir kişiye gönderimesini kabul etmediğimiz gibi cumhurbaşkanına yönelik yapılan tehditleri de  mazur görmemiz mümkün değil”diyerek, tehdit,şantaj ve hakaretlerin önüne geçilmesi  gerektiğini belirtti. Erhürman, Polis Genel Müdürlüğü’nün  bu tür çirkin olaylara karşı hızlanması ve biran önce sonuca ulaşmaları gerektiğini kaydetti. Erhürman, şöyle devam etti, “Bu gibi olaylar çok sık yaşandı. benim de ana muhalefet partisi başkanı olarak sosyal medyadaki paylaşımlarıma yönelik küfürler olmuştur. Bu ülkede siyaset yapan birçok kişi için de bunlar söz konusu oldu. sosyal medyanın bu kadar önem kazandığı bir dönemde maalesef bu işler yapmak daha da kolay bir hale geldi. Sosyal medyada düşünceyi açıklama öngürlüğünün daha da genişlemiş olması kimseye başkalarına hakaet etme hakkını vermiyor.”

“Diyalog kanallarını sonuna kadar kullanmalıyız”

Erhürman, cumhurbaşkanlığına adaylığı ile ilgili ise seçilmesi durumunda Kıbrıs’ta bir anlaşma için diyalog kanallarını sonuna kadar kullanma taraftarı olduğunu söyledi. Erhürman, şunları belirtti, “ Kıbrıs Türk halkı adına cumhurbaşkanlığında tüm ilgili kesimlerle çok daha yoğun bir diyalog kurarak çözme olan ihtiyacı anlatmak gerekmektedir. Bununla birlikte çözüm formüllerini de anlatmak gerekmektedir. Buna garantör ülkeler de dahildir. Avrupa Birliği de dahildir. Doğu Akdenizdeki gelişmelerle birlikte başka ilgili taraflar da doğmaya başladı. Eğer ki bölgedeki zenginliklerden yararlanılacaksa bir şey bilinmek durumundadır. Bu zenginliklerin iki ortağı vardır. Bunlardan biri Kıbrıslı Rumlarsa bir diğeri de Kıbrıslı Türklerdir. İki ortak sadece zenginlikler üzerindeki maddi paylaşımın ortağı değillerdir. Bu zenginliklerin kullanılmasına ilişkin karar alma süreçlerinin de ortağıdırlar. Bu zenginliklerden barışçı bir ortamda yararlanılacaksa bunun koşulu ise Kıbrıs sorununda bir an önce çözüme ulaşmaktır.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
"Toprağın altındayım ama nefes alıyorum"
Güney'de 13 yeni vaka
Güney'de 13 yeni vaka