Ülke kaos yaratılarak yönetiliyor

Ülke kaos yaratılarak yönetiliyor

TDP Yerel Yönetimlerden Sorumlu merkez yönetim kurulu üyesi Safiye Özaltıner, hükümetin İmar Planı sürecini rant rekabetine dönüştürdüğünü iddia etti

Editor: Süperadmin
01 Ağustos 2020 - 12:00

Özaltıner İmar Planı ile ilgili olarak özellikle 4 aydır yaşanılanların ülkenin nasıl bir anlayışla yönetildiğinin açık göstergesi olduğunun tam bir ispatı olduğunu söyledi.

Özaltıner, UBP-HP koalisyon hükümetinin Mağusa, İskele, Yeniboğaziçi imar planı sürecini siyasi ve ticari rant rekabetine dönüştürmesi nedeniyle yaratılan kaosun yanı sıra, plan açıklanıncaya kadar alınan izinlerin bulunması, zaten karmaşık bir yapı oluşan bölgede, plansızlık ve Emirname karışıklığı nedeniyle daha da karmaşık bir yapı oluşturulduğunu söyledi.

Özaltıner, “Geldiğimiz noktada korunması gereken bölgeler günden güne daha da artıyor.  Çünkü ya toplum olarak kurallara çok uymuyoruz ya da gelişen ekonomik koşullarda ve giderek darlaşan piyasadan dolayı bu yasadışılıklara günden güne çanak tutan bir pozisyona geliyoruz” dedi.

Özaltıner, “Girne bizim en fazla yoğunlaştığımız kentlerden biriydi fakat Girne’yi kaybettik dersek yalan söylemiş olmayız. Çünkü bu kentimizde yasayı uygulayan olmadığı gibi gerekli kontroller de yapılmadı” dedi.

Şükrü Irkım

TDP Yerel Yönetimlerden Sorumlu merkez yönetim kurulu üyesi ve Lefkoşa Türk Belediye meclis üyesi Safiye Özaltıner Yeni Bakış WEB TV’de katıldığı programda önemli açıklamalarda bulundu. Özaltıner, imar planlarının geçmemesi ve geçen imar planlarının uygulanmaması nedeniyle ülkenin tam bir kaos ortamına sürüklendiğini belirtti.

Yoğun bir hayatımız var

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) yerel yönetimlerden sorumlu merkez yönetim kurulu üyesi Safiye Özaltıner, 2009 yılından itibaren mimar olarak çalıştığını belirterek, “DAÜ mimarlık mezunuyum daha sonra İtalya’da kentsel bakış ve mimari tasarım üzerine master yaptım hali hazırda ülkedeki göçmenlerin mekansalaydiyet problemleri üzerine bir doktora tezini yürütmeye devam ediyorum.2018 yılında Lefkoşa Türk Belediyesi Meclis Üyeliğine seçildim, orada da Teknik İş ve Kentsel Yaşam Koordinatörüyüm. Bunlardan dolayı hem siyasi hem de mesleki anlamda yoğun bir hayatimiz var ve hala uğraşmaya devam ediyoruz”diye konuştu.

“Korona sürecinde belediyelere yapılan kesinti belediyeleri ekonomik olarak sıkıntıya soktu”

Özaltıner, Lefkoşa Türk Belediyesi olarak Korona öncesinde hem düzen anlamında hem de projeler anlamında bir ivme yakalanılan bir sürece girmelerine rağmen korona sürecinde hükümet tarafından belediyelere yapılan  %25 kesintinin belediyeleri ekonomik olarak sıkıntının içerisine soktuğunu söyledi. Özaltıner, bugüne kadar birçok ekonomik krizin atlatıldığını belirterek, “bunu da atlatabileceğimizi düşünüyoruz fakat maalesef bazı yeni projelere sekte vuracak bir süreçten geçtik” dedi.

“Ülkede hala yasal eksiklikler devam ediyor”

Özaltıner, hala yasal eksikliklerin olduğunuifade ederek, imar planının ve belediyeler yasasındaki revizyonun bir türlü gündeme gelmeyip olumlu anlamda bir adım atılmamasından dolayı çok ciddi sıkıntıların olduğunu ifade etti. İmar planı Birleşik Kurula 30 Aralık 2019 tarihinde sunuldu ve Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi beklendi. Ancak hükümet ortaklarının anlaşmazlığı nedeniyle 6 aylığına ertelenen İmar Planı’nın yeniden ertelendiğini, süresiz olarak uzatılan emirnamenin ise 24 saat dolmadan kaldırılarak sürecin tam bir kaosa sürüklendiğini gördük. Özaltıner İmar Planı ile ilgili olarak özellikle 4 aydır yaşanılanların ülkenin nasıl bir anlayışla yönetildiğinin açık göstergesi olduğunun tam bir ispatı olduğunu da sözlerine ekledi.

“UBP-HP koalisyon hükümeti imar planı sürecini rant rekabetine dönüştürdü”

Özaltıner, UBP-HP koalisyon hükümetinin Mağusa, İskele, Yeniboğaziçi imar planı sürecini siyasi ve ticari rant rekabetine dönüştürmesi nedeniyle yaratılan kaosun yanı sıra, plan açıklanıncaya kadar alınan izinlerin bulunması, zaten karmaşık bir yapı oluşan bölgede, plansızlık ve Emirname karışıklığı nedeniyle daha da karmaşık bir yapı oluşturulduğunu söyledi. Özaltıner, Gelinen aşamada Emirnamenin mi geçerli olduğunun, yoksa Fasıl 96’ya mı dönüldüğünün belli olmadığını ifade ederek, “bu konuda farklı görüşlerin ortaya çıktığını ve bu karmaşık yapı içerisinde söz konusu bölgelerin geleceğinin tamamen riske atıldığını, bunun da sorumlusunun kaosu yaratan UBP-HP hükümeti olduğunu ifade etti.

“Plana bir de biz bakalım demenin hiçbir bilimsel açıklaması yoktur”

Özaltıner, Başta Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği olmak üzere alanında uzman kişi ve örgütlerin yoğun çalışmalarına rağmen, plana bir de biz bakalım diyerek değişiklik talep edilmesinin ve üstelik bunun da hiçbir bilimsel veriye dayandırılmamasının kabul edilemez olduğunu belirtti.Özaltıner, “2 kez söz verilmesine rağmen plan hayata geçirilmediğini ve yine söz verilmesine rağmen ise 6 ayda planla ilgili hiçbir çalışma yapılmadığını vurguladı. Özaltıner, “Hükümet plan yapamama becerisi ile İmar Planı süreçlerini de çökerterek planlı yaşama geçiş umutlarını da tüketmiştir” dedi. Özaltıner, Kimsenin ortaya çıkan planın dört dörtlük olduğu yönünde bir iddiasının olmadığını belirterek, ancak planlı halin, plansızlıktan çok daha iyi olduğunu belirtti.

“Herşeye rağmen ciddi yatırımlar planladığımız bir dönemdeyiz”

Özaltıner, “Ülkedeki her türlü soruna rağmen yine de ciddi yatırımlar planladığımız bir dönemdeyiz “dedi. Lefkoşa’nın yeni yıla ciddi bir yatırımla gireceğini ve bunun ise yeni bir Açık Pazar olacağını kaydetti. Özaltıner, “Geldiğimiz noktada korunması gereken bölgeler günden güne daha da artıyor.  Çünkü ya toplum olarak kurallara çok uymuyoruz ya da gelişen ekonomik koşullarda ve giderek darlaşan piyasadan dolayı bu yasadışılıklara günden güne çanak tutan bir pozisyona geliyoruz”diye konuştu. Özaltıner, Lefkoşa Türk Belediyesinin gündeminin izinler alınmadan islere başlanması olduğunu ve bunlara yoğunlaşıldığı için aşırı anlamda her günün ayrı bir sorun ve yoğunlukta geçtiğini söyledi.

“Girneyi kaybettik dersek yalan söylemiş olmayız”

Özaltıner, “Girne bizim en fazla yoğunlaştığımız kentlerden biriydi fakat Girne’yi kaybettik dersek yalan söylemiş olmayız. Çünkü bu kentimizde yasayı uygulayan olmadığı gibi gerekli kontroller de yapılmadı” diye konuştu. Özaltıner, emirnamelerin bir gecede değiştiği bir dönemden sonra Girne’nin böyle bir duruma gelindiğini vurguladı. Özaltıner, ülkenin haritasını alıp bölgelerin nitelendirmesi gerektiğini belirterek, “örneğin Girne bizim turizm başkentimizdir, Lefkoşa başkenttir, Mağusa öğrenci kentidir, Güzelyurt tarım bölgesidir gibi saptamalar yaparak planları ona göre düzenlememiz gerekmektedir”dedi.

“Kentlere bir gelecek biçmemiz gerekiyor”

Özaltıner, “Bu politikalarla hangi nüfus altyapısında sağlıklı bir altyapının olacağını daha sağlıklı ve net görürsünüz. Yani aslında kentlere bir gelecek biçersiniz ve ona göre planlama yaparsınız. Daha sonra her kent için kendine özgü birer imar planı yaratırsınız” ifadelerini kullandı.Özaltıner, “Eğer ülkeye büyük bir yatırımcı getirecekseniz ki bu bizim ülkemiz için büyük bir olaydır, ona gerçekleri anlatacaksınız. Eğer bu işadamına deniz kıyısını verirseniz ki kıyılar devlete aittir, gelen diğerlerine de vermenin önünü açarsınız ve verirsiniz. Eğer ki bir kıyı şeridine değişiklik yapacaksanız unutmayınız ki bütün kıyı şeritleri devlete aittir. Belediye ihaleye çıktı ve bu ihaledeki yatırımcılardan biri adaya yasal olmayan şekillerde adaya geliyor. Turizm Bakanlığı bu insanların gelişine yardımcı olarak yanına Mütahitler Birliği Başkanını da alarak açıklama yapıyor. Peki ya neden ilgili belediye baskanıbu konuyla ilgili açıklama yapmıyor. Ki bu gelen firmanın ihaleyi alacağı garanti değil idi. Eğer siz bir şekilde ikinci yatırımcıya ihaleyi bıraktırıyorsanız birinci ve ikinci firmanın önerdiği para farkını kim karşılayacak? , tüm bu sorular cevap bulunmadan ortada durmaktadır. Özaltıner, bunun üzerinin kapatılmaya çalışılmasının en büyük sebebi temelde şu an hali hazırda var olan devletin ihalelere dahil olarak taraf olacak derecede çürümüşlüğün göstergesidir dedi. Özaltıner, “asıl sorun biz en temiziz iddiasında bulunan kişilerin bunca olay yaşanmasına rağmen su anki sistemde devleti sürdürmek için çaba göstermesidir” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Güney'de 13 yeni vaka
Güney'de 13 yeni vaka
"Toprağın altındayım ama nefes alıyorum"