“VATANDAŞLIK DAĞITMALAR SEÇİME BİRE BİR MÜDAHALE”

“VATANDAŞLIK DAĞITMALAR SEÇİME BİRE BİR MÜDAHALE”

Demokrat Parti (DP) Başkan Yardımcısı Tözün Tunalı, Yeni Bakış web TV’de Vizyon programında gündemi değerlendirdi. Tunalı, vatandaşlıklar konusunun her yıl gündeme geldiğini belirterek, bu işi yapanlar olduğunu, ancak ülke olarak bir kriter konulması gerektiğini söyledi. Tunalı, yapılan her vatandaşlığın seçime yönelik olduğunu belirterek, bunun seçime bire bir müdahale olduğunu kaydetti.

Editor: YeniBakış Editör
17 Haziran 2021 - 09:40
Reklam

Tunalı, ülkede finansman olmadığını, son noktaya kadar beklendiğini ve Türkiye parayı verirse icraat yaparız mantığında olunduğunu, ancak bunun doğru olmadığını belirtti. Tunalı, KKTC bir devlet ise devlet gibi davranılması gerektiğini söyleyerek, devletin vatandaşa güven vermesi gerektiğini kaydetti.

 

“Kafamızda soru işaretleri olduğu sürece kimse devlete güvenmez. Bu hükümette söz sahibi UBP’dir. Devlete ait üç kurum Yeniden Doğuş Partisi’nden geri alındı. Bertan Zaroğlu bir milletvekilidir. Hükümet kişilere göre mi hareket ediyor? UBP bir milletvekilinin oyuna boyun eğdi. Madem ki yüzde 40’i temsil ediyorlar bunu teslim etti. Bu halk sizden hizmet bekler. En büyük güç halktır. Artık eskisi gibi değil, sorgulayan bir halk vardır.”

 

Tunalı, Özel Hayatın Gizliliği Yasası kapsamında haklarında dava okunan 3 gazetecinin durumu konusunda da değinerek, Mecliste yasadaki değişikliğin ivediliği için Demokrat Partinin de ret oyu kullandığını ifade etti. Tunalı, kendi şahsı adına açıklama yaparak her zaman özgür basının yanında olduğunu belirterek, “ben olsaydım gazetecilerin lehine oy kullanırdım. Basın susturulduğu gün diktatörlükle yönetilen ülkelerden farkımız kalmaz” diye konuştu.

 

 

Yeni Bakış

 

Demokrat Parti (DP) Başkan Yardımcısı Tözün Tunalı, Yeni Bakış web TV’de Vizyon programında gündemi değerlendirdi. Tunalı, gelinen aşamada muhalefetin söz hakkı olmadığını, bir eleştiri yaparken çok dikkatli olmak zorunda olduğunu söyledi. Tunalı, muhalefetin hükümette olduğu dönemde ne yaptığını sorgulaması gerektiğini ifade ederek, pandemi başında Demokrat Partinin hep birlikte elimizi taşın altına koyalım çağrısı yaptığını anımsattı. Tunalı, bunun çoğu siyasetçinin hoşuna gitmediğini belirterek, gelinen süreçte HP-UBP hükümetinin de ortadan kalktığını, arada 60 günlük bir zaman ve yeni icraat olmadığını kaydetti. Tunalı, tekrardan 4’lü koalisyonun gündeme geldiğini, ancak yine bir paylaşımın olmadığını söyledi. Tunalı, “Oysa 4’lü hükümetin ülke insanının yüzde 70 tabanını temsil eden bir hükümet olacaktı” diyerek, hükümet kurulurken parti rozetinin çıkarılması gerektiğine vurgu yaptı. Tunalı, halkın hizmet beklediğine işaret ederek, olağanüstü hizmet yapmak gerektiğini söyledi.

 

“Hükümet bazı durumlarda muhalefet ile görüş alışverişinde olmalı”

Tunalı, gelinen aşamada alt komitenin kurulması ile sorunun çözülmediğini belirterek, meclis genel kurulunda alt komitenin aldığı kararı da onaylaması gerektiğini kaydetti. Tunalı, “Kimse bu hükümetin icraat yapmasını bekleyemez” diyerek, önceki gün meclise birtakım önergeler sunulduğunu, UBP’nin tartışmaya açmayarak geri çektiğini söyledi. Tözün Tunalı, bir hükümetin bazı durumlarda muhalefet ile de görüş alışverişinde bulunması gerektiğini belirterek, meclisin asli görevinin bu olduğunu söyledi.

 

“KKTC bir devlet ise devlet gibi davranılmalı”

Tunalı, ülkede finansman olmadığını, son noktaya kadar beklendiğini ve Türkiye parayı verirse icraat yaparız mantığında olunduğunu, ancak bunun doğru olmadığını belirtti. Tunalı, KKTC bir devlet ise devlet gibi davranılması gerektiğini söyleyerek, devletin vatandaşa güven vermesi gerektiğini kaydetti.

 

“Artık eskisi gibi değil, sorgulayan bir halk vardır”

Tunalı, şöyle devam etti, “Kafamızda soru işaretleri olduğu sürece kimse devlete güvenmez. Bu hükümette söz sahibi UBP’dir. Devlete ait üç kurum Yeniden Doğuş Partisi’nden geri alındı. Bertan Zaroğlu bir milletvekilidir. Hükümet kişilere göre mi hareket ediyor? UBP bir milletvekilinin oyuna boyun eğdi. Madem ki yüzde 40’i temsil ediyorlar bunu teslim etti. Bu halk sizden hizmet bekler. En büyük güç halktır. Artık eskisi gibi değil, sorgulayan bir halk vardır. Gençlerde gelecek korkusu vardır. Halk endişelidir. Gençlikle ilgili yasa çıkartsınlar. Bu yasa doğrultusunda bu gençlere iş imkanı versinler. Çünkü gençlik kaçıyor.”

 

“Zorluk çeken emekçidir, insanımızdır”

Tözün Tunalı, “Ben sizi işe alacağım, bir arazi vereceğim” diyerek o koltuklara oturma zamanının geçtiğini belirterek, “45 milyar TL mevduat vardır. Bizim devletimizin bütçesi yoktur bu kadar. Ancak kimse de çıkıp sormuyor, kardeşim sen bu parayı nerden buldun diye. Zorluk çeken emekçidir, insanımızdır. Bu kişiler partileri ayakta tutan kişilerdir. O yüzden bu kişilere kimse ses çıkartmıyor” diye konuştu.

 

“Üretim olmazsa bu ülkede hiçbir zaman başarılı olamayız”

Tunalı, ekonomideki açığın daha da büyüyeceğini belirterek, üretim olmazsa bu ülkede hiçbir zaman başarılı olamayacağımızı söyledi. Tunalı, bu şekilde gidilmesi durumunda hiçbir firmanın ayakta kalamayacağını ifade etti. Tözün Tunalı, mali yapının güçlenemediğini belirterek, bu ülkede bugün evinin borcunu ödeyemeyen, çek yasağına giren insan olduğunu söyledi. “Bu düzeni kim yarattıysa halk hesabın sorsun” diyen Tunalı, “bütçemize girecek olan ne varsa her şey devredildi. Her sektörde sorun aynı şekilde devam ediyor. Bu ülkede yol yapacak bir müteahhit yoksa o zaman kilit vursunlar kapıya. İşçi durdurmak doğru mu? Türkiye ile görüşme yapılması gerekirdi ancak bu da yapılmadı” şeklinde konuştu.

 

“Nüfus dengesi tamamen bitti”

Tözün Tunalı, ülkedeki atamalara da değinerek, partizanca düşüncenin hakim olduğunu söyledi. Tunalı, “beğenmeyen gitsin diye bir zihniyet hakim. Nüfus dengesi tamamen bitti. Bu konu tartışılmaz bile. Üçe bir pozisyonuna düştük. Üçüncü dünya ülkelerinden gelip de vatandaş olan da çok kişi vardır. Bu yapı doğru bir yapı değildir” diye konuştu.

 

“Basın susturulduğu gün diktatörlükle yönetilen ülkelerden farkımız kalmaz”

Tunalı, Özel Hayatın Gizliliği Yasası kapsamında haklarında dava okunan 3 gazetecinin durumu konusunda da değinerek, Mecliste yasadaki değişikliğin ivediliği için Demokrat Partinin de ret oyu kullandığını ifade etti. Tunalı, kendi şahsı adına açıklama yaparak her zaman özgür basının yanında olduğunu belirterek, Avrupa’ya bakıldığında da basının özgür olduğunu kaydetti. Tunalı, bununla birlikte özgür olmayan basının da olduğuna vurgu yaparak, “nemalanma meselesidir. Dokunmak istemeyen de var. Hükümet belli yerlerden nemalanır, birçoğu da bu kesimlerden. Hepsinin de basın yayın aracı vardır. Ben olsaydım gazetecilerin lehine oy kullanırdım. Başkan ile henüz bu konuyu görüşmedim, o nedenle bir şey söylemek yanlış olur. Ancak basın susturulduğu gün diktatörlükle yönetilen ülkelerden farkımız kalmaz” diye konuştu.

 

“Vatandaşlık dağıtmalar seçime bire bir müdahale”

Tunalı, vatandaşlıklar konusunda her yıl kimlik vermenin gündeme geldiğini belirterek, bu işi yapanlar olduğunu, ancak ülke olarak bir kriter konuşması gerektiğini söyledi. Tunalı, yapılan her vatandaşlığın seçime yönelik olduğunu belirterek, bunun seçime bire bir müdahale olduğunu kaydetti. Tunalı, bu tür yönetimlerin artık olmaması gerektiğini söyleyerek, genç nesile seslenerek ülkeye sahip çıkmaya davet etti.

 

“Ellerinde bir tek elektrik kaldı”

Tözün Tunalı, hayat pahalılığı ödeneğinin durdurulması yönünde ise şöyle konuştu; “Üç aylık hayat pahalılığını bile ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Hayat pahalılığı vatandaşın beklediği bir durumdur. DPÖ2nün ortaya koyduğu veriler bile çok doğru değildir. Döviz aldı başını gidiyor. Devlet hayat pahalılığını kesmek yerine daha çok vergi toplayabilir. Bu şekilde bütçeye para akacak yollar bulunup alınmalıdır. Tablo iç açısı durumda değildir. Ellerinde bir tek elektrik kaldı. Elektriğe zam yapalım, bütçeye para girsin”

 

 “Sendikaları bu tür şeylerle korkutarak karşılarına almak doğru değildir”

Tunalı, Türkiye ile imzalanan protokol gereği Türkiye Cumhuriyetine söz verildiğini ve toplu iş sözleşmesinin kaldırılmak istendiğini belirterek, sendikaları güçsüzleştirme pozisyonu yaratılırsa sendikaların ortalığı yıkacağını söyledi. “Sendikaları karşılarına neden alıyorlar?” diye soran Tunalı, “tüm sendikalar greve giderse bu hükümet ne kadar dayanacak? Bunun zararını insanımız görecek. Sendikaları bu tür şeylerle korkutarak karşılarına almak doğru değildir” diye konuştu.

“Devletin olanaklarını kullanarak siyaset yapmaktan vazgeçin” diyen Tunalı, birlik ve beraberlik çağrısı yaptı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Dünyayı karşımıza aldık
Dünyayı karşımıza aldık
Baba oğul uyuşturucudan tutuklandı
Baba oğul uyuşturucudan tutuklandı