Umutlu olmak için neden yok

Umutlu olmak için neden yok

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. İsmail Kemal, 25 Kasım’da Berlin’de yapılacak olan üçlü görüşmeden büyük bir beklenti içinde olmanın mümkün olmadığını, doğal gaz konusundaki anlaşmazlıklar ve gerginliklerin önemli rol oynadığını belirtti

Editor: Yeni Bakış Editör 2
02 Kasım 2019 - 09:02

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. İsmail Kemal, Kıbrıs konusunda doğal gazın ötesinde ortak bir vizyon oluşturulması konusundaki zorlukların ortadan kalkmış olmadığını belirterek, referans şartları konusunda anlaşmaya varılamadığını söyledi. Kemal, tarafların oluşacak metinden farklı şeyler anlayacaklarını belirterek, Crans Montana’da belirlenen görüş ayrılıklarının ortadan kalkmış olmadığını, bu noktada “Ne değişti de bu görüşme kararı alındı?” sorusunun cevap beklediğini kaydetti 

Kemal, uzun süre Genel Sekreter Guterres’in  bu konuda isteksiz olduğunu, şimdi neden tavrını değiştirdiğini sordu. Kemal, bu soruların cevaplarının görüşme sonrasında öğrenileceğini kaydetti. Kemal, fırsat penceresinden söz edebilmek için taraflar arasındaki görüş ayrılıklarında azalma olması gerektiğini belirterek, “Böyle bir şey oldu mu? Bildiğimiz görüş ayrılıkları devam ediyorsa ciddi sonuçların ortaya çıkmadığı bir görüşme daha gerçekleşmiş olacak. Elbette tarafların masaya oturması olumludur. Ama ileri doğru adım atma perspektifinin yaratılması gerekir” dedi

Kemal, yaklaşmakta olan Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle siyasal tartışmaların sertleşmesinin sürpriz olmadığını belirterek, görüşmenin bu döneme rastlamasının ister istemez onu tartışma konusu yaptığını ifade etti. Bu tartışmaların daha da sertleşmesinin beklendiğini, yapılan eleştirilerin Cumhurbaşkanı Akıncı’yı fazla rahatsız ettiğini düşünmediğini söyleyen Kemal, sağdan gelen sert açıklamaların sol seçmeni kendisine doğru ittiğini, mağdur duruma düştüğü imajının oluştuğunu söyledi

 

Deniz ABİDİN 


Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. İsmail Kemal, Berlin Duvarı’nın yıkılmaya başladığı günün 9 Kasım olduğunu, tabii duvarın yıkılma sürecinin devam ettiğini, üçlü görüşmenin Berlin’de yapılacak olmasının ve bu tarihi olayın 30. yıldönümüne rastlamasının bir mesajı olup olmadığını çok fazla abartmamak gerektiğini belirtti. Kemal, yer seçiminde BM Genel Sekreteri’nin programının önemli rol oynadığını, Genel Sekreterin Berlin’de olacağı için bu şehrin seçildiğini kaydetti. Bu buluşma konusunda büyük beklentiler içinde olmanın mümkün olmadığını ifade eden Kemal, doğal gaz konusundaki anlaşmazlıklar ve gerginliklerin önemli unsurlar olduğunu söyledi. Kemal, görüşme öncesinde iki liderin Genel Sekretere gönderdiği raporlarda doğal gaz konusuna da yer verildiğini belirterek, tarafların bu konuda kendi pozisyonlarını tekrarladıklarını kaydetti. Kemal, doğal gazın ötesinde ortak bir vizyon oluşturulması konusundaki zorlukların ortadan kalkmış olmadığını belirterek, referans şartları konusunda anlaşmaya varılamadığını söyledi. İsmail Kemal, tarafların oluşacak metinden farklı şeyler anlayacaklarını belirterek, Crans Montana’da belirlenen görüş ayrılıklarının ortadan kalkmış olmadığını, bu noktada “Ne değişti de bu görüşme kararı alındı?” sorusunun cevap beklediğini kaydetti. 


“Fırsat penceresi için görüş ayrılıklarında azalma olmalı”
Kemal, uzun süre Genel Sekreter Guterres’in bu konuda isteksiz olduğunu,  şimdi neden tavrını değiştirdiğini sordu. Kemal, bu soruların cevaplarının görüşme sonrasında öğrenileceğini kaydetti. Kemal, fırsat penceresinden söz edebilmek için taraflar arasındaki görüş ayrılıklarında azalma olması gerektiğini belirterek,  “Böyle bir şey oldu mu? Bildiğimiz görüş ayrılıkları devam ediyorsa ciddi sonuçların ortaya çıkmadığı bir görüşme daha gerçekleşmiş olacak. Elbette tarafların masaya oturması olumludur. Ama ileri doğru adım atma perspektifinin yaratılması gerekir. Sanırım tarafların bu konuya ağırlık vermeleri gerekecek. Tabii 25 Kasım görüşmesi cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yaklaştığı bir dönemde gerçekleşecek ve bunun malum sakıncalarının unutulmaması gerekir.” diye konuştu. 

“Tartışmaların sertleşmesi sürpriz değil”
İsmail Kemal, yaklaşmakta olan seçimler nedeniyle siyasal tartışmaların sertleşmesinin sürpriz olmadığını, herkesin seçimleri düşünerek konumlandığını ve açıklamalar yaptığını söyledi. Kemal, görüşmenin bu döneme rastlamasının ister istemez onu tartışma konusu yaptığını ifade ederek, bu tartışmaların daha da sertleşmesinin beklendiğini, siyasal mücadelenin böyle bir şey olduğunu kaydetti. Kemal, yapılan eleştirilerin  Cumhurbaşkanı Akıncı’yı fazla rahatsız ettiğini düşünmediğini, kendisinin seçim stratejisini sol seçmenleri kendi adaylığı etrafında toplama, mümkünse solun tek adayı olma üzerine kurduğunu belirtti. Kemal, sağdan gelen sert açıklamaların sol seçmeni kendisine doğru ittiğini belirterek, mağdur duruma düştüğü imajının  oluştuğunu söyledi. “Bundan şikayetçi olacağını sanmıyorum. Tabii tüm eleştiriler sizin sözünü ettiğiniz şekilde değil” diyen Kemal, 25 Kasım görüşmesi konusunda ciddi, kapsamlı bazı eleştiriler de yapıldığını, bunlara tatmin edici cevaplar verilmesinin  gerektiğini söyledi. İsmail Kemal, “Seçimler yaklaştıkça bu tür karşılıklı suçlamaları izleyeceğiz. Görüşmenin bu döneme rastlaması bir dezavantaj” diye konuştu. 

“İlginç bir seçim kampanyası yaşayacağımızı düşünüyorum”
İsmail Kemal, Kıbrıslı Türklerin yapacağı en akıllı işin  tartışmaları izleyerek kendi tercihlerini oluşturmaları ve günü geldiğinde bunu sandığa yansıtmaları olduğunu belirterek, “Kıbrıslı Türkler kısa, orta ve uzun vadeli çıkarlarını iyi hesaplayarak tercihler yapmalıdır. Halkın seçim deneyimi güçlüdür. Çok seçim yaşandı. Bu seçimlerde de olgunluk içinde doğru kararı vermesi gerekiyor. İlginç bir seçim kampanyası yaşayacağımızı düşünüyorum. Biz seçmenler söylenenleri iyi izleyerek, iyi düşünüp taşınarak, eski deneyimleri göz önünde bulundurarak kararımızı vereceğiz.” şeklinde konuştu. 

“Trump söylemini yumuşattı ve Türkiye’ye yaptırımları kaldırdı”
İsmail Kemal, ABD-Türkiye ilişkilerinin uzun zamandan beri inişli çıkışlı gittiğini belirterek, bazen ilişkilerin gerildiğini, bazen düzelmeye başladığını, Suriye’deki askeri harekat bağlamında da çelişkili durumların yaşandığını söyledi. “Başkan Donald Trump, Amerikan askerlerini bölgeden geri çekme kararı almasaydı herhalde bu askeri harekat başlamayacaktı. Dolayısıyla genel kanı Trump’ın Türkiye’ye yeşil ışık yaktığı yönünde. Unutmayalım Trump askerleri geri çekme kararını Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı telefon görüşmesi sonrasında açıkladı” diyen Kemal, Trump’ın bu kararının ABD’de ciddi tepkilere neden olduğunu söyledi. Kemal, Demokrat Parti’den değil kendi partisinden de eleştiriler aldığını, bunları göğüslemek için Türkiye’ye yönelik sert bazı açıklamalar yaptığını ifade ederek, yaptırımların  gündeme geldiğini ve o malum acayip mektubu gönderdiğini belirtti. İlişkilerin bayağı gerildiğini söyleyen Kemal, “Türkiye ile Rusya arasında varılan Soçi Mutabakatı’ndan sonra Trump  söylemini yumuşattı ve Türkiye’ye yaptırımları kaldırdı. Ancak artık konu iç siyaset malzemesi olduğu ve seçim dönemine girildiği için Trump’a karşı olanlar Türkiye üzerinden onu vurma çabası içine girdiler” dedi. 

“ABD ile kavgalı olmak Türkiye’nin çıkarına değil”
Kemal, kongrenin devreye girdiğini ve Türkiye ile ilişkilerin yeniden gerildiğini belirterek, “13 Kasım’da yapılması planlanan Trump-Erdoğan görüşmesi var. Bu görüşmede tüm sorunların masaya yatırılması bekleniyor. Ancak Temsilciler Meclisi’nin Türkiye konusunda aldığı son iki karar sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu görüşmeye gitmemesi gerektiği yönünde sesler duyuluyor. Bu görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, gerçekleşmesi durumunda sonuçları karşılıklı ilişkiler açısından belirleyici olacak” dedi. Kemal, belli ki ilişkilerdeki dalgalanmanın kolay durulmayacağını, ABD ile kavgalı olmanın Türkiye’nin çıkarına olmadığını, bu ilişkileri normalleştirmek için çaba harcanması gerektiğini söyledi. Kemal, “ABD seçim dönemine girdiği için seçimlerin sonuçlanmasını beklemek gerekecek” diye konuştu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
"Trafik İstihbarat Hattı" 1 Şubat'tan itibaren Yeni Bakış'ta
“Şirket iflasları yaşanabilir”
“Şirket iflasları yaşanabilir”