29 Ekim Kıbrıslı Türk kimliğinin de Milâdıdır...
Ali Tekman

Ali Tekman

.

29 Ekim Kıbrıslı Türk kimliğinin de Milâdıdır...

29 Ekim 2019 - 10:57

Kim ne derse desin...

Geçtiğimiz yüzyılın başında, Gazi Mustafa Kemal’in Türk halkıyla birlikte azgın emperyalistlere karşı verdiği ulusal kurtuluş kavgası;

Dünyanın ezilen, horlanan ve sömürülen diğer mazlum halk ve uluslarına da büyük bir ilham kaynağı olmuştur...

XVII. Yüzyıldan bu yana;

Toprak kaybettikçe milyonlarca gencini;

Garp’tan Şark’a;

Mağrip’ten Arabistan’a;

Ve en son Çanakkale’de yitiren Osmanlı İmparatorluğu’nun külleri üzerinden;

Topyekûn bir Kurtuluş Savaşı örgütlemek;

Üstelik bu savaşı I. Dünya Savaşının mağrur galip ülkelerine;

Yani dünyanın en azgın emperyalistlerine karşı başlatıp, başarıyla sonuçlandırmak;

Her Liderin;

Her babayiğidin harcı değildir...

Öyle ya... Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu’da emperyalizme karşı örgütlediği kurtuluş savaşının başarıya ulaşmasının ardından;

Pek çok esir ve sömürge durumundaki millet ve halklar;

Ardı ardına bağımsızlık savaşları vermişler;

Çoğu ancak II. Dünya Savaşı’ndan sonra;

 Bir kısmı da bu savaşın ardından;

20. yüzyılın ortalarında bağımsızlık ve özgürlüklerine kavuşabilmişlerdir.

Üstelik Gazi Mustafa Kemal;

Sadece savaş alanlarında büyük bir komutan olarak temayyüz etmekle kalmamış;

Türk ve Anadolu aydınlanmasının öncülüğünü de yaparak;

Yaptığı devrimler ve 96. yılını dolduran Türkiye Cumhuriyeti devletiyle;

Bu başarılarını adeta taçlandırmıştır.

Kolay değil...

Tam 96 yıl...

Neredeyse bir asra yaklaşmış durumda...

Ben 1973 yılında, henüz 13 yaşında bir çocukken;

Türkiye Cumhuriyeti’nin 50. yıl kutlamalarını da daha dünmüş gibi hatırlarım...

...

Ezilen ulus ve halkların emperyalizme karşı mücadelesine hep sempati ile bakan birisi oldum, bu duygu ve vizyonum da bugüne kadar hiç değişmedi.

Hangi milletten olursa olsun;

Emperyalizme ve sömürüye karşı başkaldıranlara hep sempati duydum...

Ancak köklerimin dayandığı hemen yanıbaşımızdaki topraklarda;

Mustafa Kemal’in verdiği kurtuluş savaşının hep ayrı bir anlamı oldu benim için...

Bu savaşın kazanılması ve ardından gelen Anadolu aydınlanma hereketi;

Kıbrıslı Türklerin de yeni bir heyecan ve şuurla bu adaya tutunmalarına vesile oldu.

Osmanlı’nın bayrağı indirip, bir daha geri dönmemek üzere Kıbrıs’ı terk etmesinin ardından;

Hüzün, moral bozukluğu ve sindirilmişlik döngüsü içine girmekte olan Kıbrıslı Türkler;

Türkiye’deki kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin ilânıyla;

Yeni bir bilinçlenme ve özgün kimlik oluşturma süreci yaşamaya başladılar...

İşte kimi arkadaşlara göre;

“Kıbrıslı Türk kimliğinin” oluşmaya başlaması;

“Osmanlı bayrağının indirilip yerine Büyük Britanya bayrağının çekildiği gün” olarak işaret edilirken;

Bu satırların yazarına göre ise;

Yeniden şekillenen Kıbrıslı Türk kimliği ve bu kimlik etrafında hayat bulan, yine bu topraklara özgü vatanseverlik heyecanı;

Türk Kurtuluş Savaşı;

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilânı;

Ve de Anadolu aydınlanması ile Atatürk devrimlerinin hayata geçmesiyle başlar...

Yani 1919-1923 arası dönem...

Elbette bu konuda siyaset tarihçisi bilim adamlarıyla;

Akademik yaklaşımlara da saygı duyarım...

Ancak kabul edelim ki;

Tarihte olan bitenler bir matematik denklemi gibi net ve kesin olgularken;

Bu olan bitenlerin toplumların sosyal yaşamı ve psikolojisi üzerindeki etkileri tartışma, yorum ve siyasi analizlere hep açıktır.

Çok genç yaşlarımdan beri siyasetle hem doktriner bağlamda;

Hem de tarihi serüveni açısından fazlaca haşır neşir olup;

Gazetecilik ve yazarlık hayatımda da hiç kopmadığımdan;

Sanırım bu tür konularda değerlendirme yapma hakkına da sahibimdir...

Ve ısrarla söylüyorum:

  • KIBRISLI TÜRK KİMLİĞİNİN YENİDEN OLUŞMA VE ŞEKİLLENME SÜRECİ, EMPERYALİZME KARŞI TÜRK KURTULUŞ SAVAŞININ BAŞLADIĞI GÜNDEN İTİBAREN BAŞLAYIP, ATATÜRK DEVRİMLERİNİN HAYATA GEÇME SÜREÇLERİYLE BİRLİKTE OLGUNLAŞIR.

Ve Kıbrıslı Türkler yeniden şekillendirdikleri kimliklerine öylesine kıskançlıkla sahip çıkmışlardır ki;

Atatürk devrimlerinin pek çoğunu, İngiliz sömürge yönetiminin ağır baskılarına rağmen;

Türkiye halkından da önce tatbik etmeye başlamışlardı.

Kıbrıslı Türk kimliğinin Milâdı da budur bence...

...

Atatürk diyor ki;

“Bütün dünya bilsin ki, benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum”...

Ve şunu da ayrıca vurguluyor Büyük Önder:

“Hükümetlerin icraatı menfi olup da millet itiraz etmez ve iktidarı düşürmezse bütün kusur ve kabahatlere katılmış demektir.”

...

96. yılında, sadece Türk halkının değil;

Ezilen tüm ulus ve halkların ışığı olan Türk Kurtuluş Savaşı ve onun ŞEREF TACI Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu saygıyla SELÂMLARIM...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar