Trafik yönetiminde "iki başlılığın" acı hasadıdır...
Ali Tekman

Ali Tekman

.

Trafik yönetiminde "iki başlılığın" acı hasadıdır ölümler...

31 Ekim 2019 - 10:32

Olmuyor ve olmayacak da...

Trafik yönetiminde “İKİ BAŞLILIK” sürdüğü takdirde;

Yollardaki KAN ve DEHŞETİ durdurmak mümkün olmayacak...

Ortalama zekânın altında olanların bile anlayabileceği bir gerçektir bu...

Ancak maalesef REJİMİN iktidarları;

Ya “ortalama zekânın altında” olduklarından;

Ya da “ACİZ KUKLALAR” olmaktan öteye gidemediklerinden;

Memleketteki trafik dehşetini ve akan kanı hiçbir zaman durduramayacaklar...

Bir yanda kâğıt üstünde Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanlığı, yani SİVİL İDARE;

Ancak en kritik noktalarda Polis, yani ASKERİ OTORİTEDEN talimat alan makam;

Pratikte “TRAFİKTEN SORUMLU” olmaya devam ettiği takdirde;

İki başlı bir “trafik yönetiminin” ortaya çıkacağı ve bunun da TRAFİK DEHŞETİNİ engelleyemeyeceği ortadadır...

...

Bakın... Trafik dehşeti denilen yara sürekli kanıyorsa ve memleket KAN KAYBINDAN helâk vaziyete düşmüşse;

İlk etapta KAYITSIZ ve ŞARTSIZ alınacak önlemler çok nettir:

CAYDIRICI CEZA ve SÜREKLİ YOĞUN DENETİM...

Evet... Yol altyapımız İÇLER ACISIDIR...

Devletin;

Altyapıyı atıl bırakması kabul edilemezdir ve vatandaşının her türlü sürücü hatasını en azından tolere edebilecek çağdaş bir trafik altyapısı inşa edilmeden;

Tüm suçun sürücülere mal edilmesi rejimin ve iktidarlarının yapmakla mükellef olduğu işlere kayıtsızlığını kamufle etme amaçlıdır...

Yine de... “Sürücü hatası” da olacak mı?

Olacak...

Araba kullanırken mobil iletişim araçları kullanmanın önünü bile alamayan, buna niyet dahi etmeyen lâçka bir devlet yapısı ve iktidarları söz konusudur bu memlekette...

O zaman ne yapılmalı?

Yukarıda da belirttiğim gibi CAYDIRICI CEZA ve SÜREKLİ YOĞUN DENETİM...

Yok başka çaresi, oluk oluk akmakta olan KANI DURDURMAK için ilk etapta...

...

Diyelim ki caydırıcı cezalara ilişkin yasal düzenlemeyi SİVİL İDARE meclis marifetiyle gerçekleştirdi...

Yürürlüğe girdiğini de kabul edelim...

Peki bunun uygulamasından, yani pratiğinden kim sorumlu?

Yoğun ve sürekli denetimlerle caydırıcı cezaları kesecek olan hangi makam?

Polis...

Eeee... Polis kime bağlı?

Askeri otoriteye...

Peki sivil idare olan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığının;

Polisin denetim, devriye ve ceza kesme organizasyon ve uygulamalarına MÜDAHİL OLMA YETKİSİ var mı?

Ne zaman denetime çıkılacağını, hangi güzergâhlarda günün hangi saatlerinde devriye yapılacağını belirleme şansı var mı?

KESİNLİKLE YOK...

Askeri otoriteden talimat alan Polisin;

Sivil idare olan Ulaştırma Bakanlığından TALİMAT ALMASI mümkün değildir...

Yani devletteki hiyerarşik sistem bu noktada büyük ZAFİYET içerisine düşmektedir...

“İki ayrı makam olarak (Ulaştırma Bakanlığı ve Polis) iyi niyet gösterip uyum içinde çalışacağız” teraneleri ve lâf salatalarını artık bir kenara bırakmak gerekmektedir....

“Uyum içinde çalışma” birbirine talimat veremeyen İKİ BAŞLILIĞIN salt “iyi niyetine” bırakılamayacak derecede önemlidir devlet yönetiminde...

Yani İKİ BAŞTAN hiçbirinin, yaşanacak felâketlerden net olarak “sorumlu tutulamayacağı” bir yapı söz konusu bu ülkenin trafik rejiminde...

...

En büyük hata;

“Trafikten tek sorumlu makam” olarak vaktiyle Ulaştırma Bakanlığının belirlenmiş olmasıdır...

O günlerde de yazdık ve bunun yanlış olduğunu söyledik...

Trafik dehşetinin ASAYİŞ AYAĞINDAN Polis sorumluysa – ki öyledir;

Sivil idare “trafik dehşetine son vermek” amacıyla proje hazırladığı zaman;

Bu projelerin tatbikinin gereği olan talimatları, askeri otoriteye bağlı Polise nasıl verecek?

Asayiş ayağı üzerinde otoritesi olabilecek mi?

Olmayacağı kesin...

Bu İKİ BAŞLILIK devam ettiği takdirde de;

Memleketin daha da KAN REVAN içinde kalacağı;

Daha pek çok insanımızın cansız bedeninin asfaltlar üzerinden toplanacağı da ACI bir GERÇEK...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar