Çiftleri Birlikte Ne Tutar?
Ayça Kurnaz

Ayça Kurnaz

Aile ve Toplum

Çiftleri Birlikte Ne Tutar?

26 Ocak 2018 - 07:22

Çift olabilmek çok basit bir kavram olarak görülsede, huzurlu ve mutlu bir çift olmak zordur. Birçok unsuru bir arada barındırır çift olabilmek. Herkes herkesle çift olamaz. Evren kendi içinde dengeler kurmakta, anlamadığımız bir şekilde bazı insanları bizim için daha özel kılmaktadır. Aşkın kimyası ne kadar çok tanımlanmaya çalışılırsa çalışılsın, aşkı somutlaştırmak ve bir mantık çerçevesine oturtmak ‘deveye hendek atlatmaya’ benziyor.

Her insan bir ilişkiye mutlu olma hayaliyle başlar. Hatta çoğu zaman sorunları gözardı ederek, farklılıkları benimseyerek değil de, yok sayarak ilişkisine devam eder. İlk başlarda çiftler birbirlerine karşı daha toleranslı ve anlayışlıdır. ‘Zamanı geldiğinde değişir’ diye düşünerek hareket edilir. Ancak değişen çoğu zaman ilişkiye harcanan zaman ve emektir.


Tutku...

Çiftleri bir arada tutan bazı bileşenler vardır. Bunlardan bir tanesi ‘tutku’dur. İlişkinin başlarında tutku baskındır. Tutkudan kastım partnere duyulan özlem ve çekimdir. Zaman, şartların değişmesi ve sorumlulukların artması bu bileşenin azalmasına sebep olabilir. Hatta farkında olunmazsa bu bileşen yok olur ve çiftler kendilerini ev arkadaşı modunda bulurlar. Bunun olması da ilişki için tehlike çanlarının habercisi olabilir.


Sorumluluklar ve duygusal bağ...

Çiftleri bir arada tutan bir başka bileşen, içsel bir kararla verilen ‘beraber yükümlülük’ bileşenidir. Bu bileşenden kastım çiftlerin gerek evlenirken, gerekse ilişkiyi yaşarken birbirlerine verdikleri sözün getirdiği yükümlülüktür. Tartışmalar sırasında kavgaların büyük bir kısmı sorumlulukların yerine getirilmemesinden çok, duygusal bağın kopmasından kaynaklanır. Duygusal bağın kopmasının yarattığı hayal kırıklığı tansiyonu yükselttiği gibi, sorumlulukların da yük haline gelmesine sebep olur. İlişkide sadece sorumlulukların yerine getirilmesi ilişkinin belli bir süre devamını sağlasada, duygusal bağın zayıflamasına ve çiftler arasına mesafe girmesine neden olabilir.


Samimiyet ve içtenlik...

Zamanla birlikte ilişki içerisindeki ‘samimiyet ve içtenlik’ artar. Bu duygular da üçünçü bileşen olarak karşımıza çıkar. Bu his uzun ve derin dostluklardaki duyguya benzeyen bir histir. Bu bileşenle karşıdaki kişiyi olduğu gibi kabul edebilme, güçsüz ve gölgede kalan yönlerine rağmen sevebilme ve affedebilme duygularının gelişmesiyle ortaya çıkan bileşendir. Buradaki tehlike, denge kurulmazsa tutkunun kaybolma riskidir. 

İlişkiler bu bileşenlerin ağırlıklarına göre birbirlerinden farklılık gösterirler. İdeal durum bu üç bileşenin dengede gitmesi şeklinde ortaya çıkar. Denge bozulduğu, herhangi bir alanın ise ihmal edildiği noktada ise sorunlar başlar. Çiftler birlikte uyumlu olmak istiyorlarsa bu üç alanı ihmal etmeden, şartlara göre hareket ederek ilişkilerini koruyabilirler. Tutku, yükümlülük, güçlü bir bağ, samimiyet ve içtenliğin bulunduğu her ilişki güçlüdür. Birlikteliğin bozulmaması için ne sebeple olursa olsun bu alanları uzun süre ihmal etmemeye çalışın. Çünkü ‘ihmal’ her zaman beraberinde mutsuzluk ve ayrılık getirir. Unutmayın, ‘ama’larla başlayan veya bahanelerle ertelenen her duygu gün gelir ilişkiden öcünü alır. Mutlaka herkesin sevdiği insana ayıracak vakti vardır, yeter ki istesin.


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar