ÖZGÜRLÜK
Ayça Kurnaz

Ayça Kurnaz

Aile ve Toplum

ÖZGÜRLÜK

16 Temmuz 2018 - 07:42

Herkesin hassas noktaları vardır. Birey, bu hassas noktalara dokunulduğunda ciddi tepkiler verir. Bu hassas noktalar nasıl oluşur, ne şekilde hayatımızda yer eder, çok da farkında olduğumuz şeyler değildir. İnsanın ne şekilde bu hassas noktalara yönlendiğini  görebilmemiz için geçmişe bakıp etki bırakan olayları bulmamız gerekir. Kimisi için adalet hassas noktadır, kimisi için güven, kimisi için itaat, kimisi için özgürlük. Ve bunlar uzar gider. Herkesin her kavrama bakış açısı başkayken, verdiği tepkilerde bambaşkadır.

Bize Öğretilenler...

Özgürlük çoğu kişinin önem verdiği bir kavram. Ancak çok az kişinin istediği şekilde özgürlüğünü yaşayabildiği bir dünyada yaşıyoruz. Yazılı ve yazısız kurallar, toplum değerleri bizi bir sistemin içinde yaşamaya iterken, bazen neyi kendimiz, neyi ailelemiz veya toplum için yaptığımızı unutturabiliyor. Birbiri içine geçmiş öyle bir sarmal ki bu, öğrendiklerimiz doğrultusunda hareket edebiliyoruz çoğu zaman, istediklerimiz doğrultusunda değil. Verdiğimiz tepkiler bile bize çoğu zaman öğretilen şeyler. 

Belli bir yol çizilmiştir her bireye, yolda karşılaştıkları zorluklar ve avantajlar farklılaşsada yolun varacağı sonuç genelde benzerdir. Bize hazırlanmış toplum kurallarını öğrenerek başlarız hayata, belli bir sistemi öğretecek bir eğitim sistemiyle devam ederiz hayatımıza. Sürekli başarılar, başarısızlıklar, karşılaştırmalar ve beklentiler girer hayatımıza. Bazen iyi hissederiz, bazen kötü. Bazen doğru yaptığımız söylenir, bazen yanlış. Mutlaka bizi denetleyen bir mekanizma vardır bir yerlerde. Biz ne zaman kurallar dışına çıksak kendimizi eksik ya da yalnız hissederiz. Çünkü somut olarak görünmesede çizilmiş sınırlar vardır çevremizde.

Sınırları aşmak

Zordur sınırları aşmak. Zordur normalin dışına çıkmak. Beklenilenin dışında davranabilmek cesaret ve güçlü bir yürek ister. ‘Normal dışı’ herşey zorlayıcı olacaktır çünkü. Kendi sınırlarını çizebilmesi insanın zaman alır, zorlayıcıdır. Alışılmışın dışına çıkabilmesi, sıradanlığı değiştirmesi gerekir. Oysa toplum düzeni, beklenenler üzerinden kurulur. Özgür sanırız kendimizi, kimsede bize karışamaz diye düşünürüz. Maalesef bir sistemde yaşıyor olmak başlı başına sınırlandırıcı ama önemli olan insanın kendi sınırlarını, kendine uygun şekilde ve mümkün olduğunca da istediği şekilde çizebilmesidir.

Birçok görev ve davranış beklenir bizden. Kimilerini farkında olmadan yaparız, kimilerini ise zorlanarak devam ettiririz. Önemli olan yaptıklarımızı ne kadar farkındalıkla yaptığımız aslında. Neyi ne için yaptığımızın farkındaysak sorumluluk da tam olarak bize aittir ve o noktada mutlak özgürlük olmasa bile kişisel özgürlüğümüzden kendimiz sorumluyuz demektir. Kendi sınırlarınızı çizebileceğiniz bir hayatınız, sizi anlayabilecek insanlar olsun hayatınızda. Farkındalık varsa özgürlük de çok yakınınızda demektir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar