Yaşamak ama nasıl?
Ayça Kurnaz

Ayça Kurnaz

Aile ve Toplum

Yaşamak ama nasıl?

18 Ağustos 2018 - 14:12

Her doğan güneşyeni bir günün habercisi. Her yeni gün hayatın bize bir armağanı. O günü nasıl geçireceğimiz ise bize kalmış. Aslında kaygılarımızı bir kenara bırakabilsek, yeni doğan günün varlığı bile bir mutluluk kaynağı. Yeni bir güne uyanabilmemiz yeni fırsatların, yeni sürprizlerin yolumuza çıkmasını sağlıyor.Bu bile mutlu olmak içinbir sebep ama maalesef birçoğumuz bunun öneminin farkında değiliz. Günün kaç saatini kendimiz için ayırıyoruz acaba? Yaptıklarımızın kaçta kaçını kendimiz için yapıyoruz hiç düşündünüz mü?


Kendini Düşünmek!

Kendini düşünmek yanlış bir algıyla bencillik olarak düşünülüyor çoğu zaman, oysa insanın kendi mutlu değilse başkasına da bir faydası olmaz ki. Uçaklarda bile ‘önce kendi maskenizi sonra çocuğunuzun maskesini takın der’ hostesler. Çünkü önce çocuğa takarsanız kendinize zamanınız kalmayabilir ve çocuğunuza da yardım edemezsiniz. Aynı durum hayat için de geçerli. Önce  kendinizi  mutlu hissetmelisiniz ki etrafınızdaki insanlar da mutlu olsunlar.

Artık ‘saçını süpürge eden’ anneler olmayalım. Tek amacı çucuğunu beladan kurtarmaya çalışan babalar da olmayalım. Doğanın dengesi bu şekilde kurulmadı çünkü. Gerekli şartlar sağlanır, doğru eğitim ve sorumluluk verilirse her birey zaten kendini kurtarabilir. Kimsenin kimse için ‘saçını süpürge etmesine yada kendini feda etmesine gerek yok. Yeter ki neyi neden yaptığımızın, kimin için yaptığımızın farkında olalım.


Nasılız Gerçekten!

‘Nasılsın’ sorusuna hep iyiyim cevabını veriyoruz da bunu hissederek mi söylüyoruz şüpheliyim. Bu cevabı bile kimin için verdiğimiz belli değil. Öylesine söylüyoruz çoğu zaman,iyi olmamızın göstergesi ne onu hiç düşünmüyoruz ama. Toplum için, aile için, eşimiz ve çocuğumuz için çok şey yapıyoruz da kendimizi iyi hissetmeyi bile kendimize çok görüyoruz çoğu zaman.

Mutlu olabilmemiz için hep şartlarımız var dile getirmesekte. Borcum bitince, tatile gidince, terfi alınca, evlenince, çocuğum olunca, sevdiğim kişiye kavuşunca gibi birçok şartla mutluluğumuzun önüne birçok engel koyuyoruz.Halbuki, mutlulukiçinde bulunduğumuz anlık hislerdenoluşur. Huzur ve rahatlığı, keyif ve enerjiyi içinde bulundurur mutluluk. Yaşadığımız andan keyif aldığımızı, bulunduğumuz noktadan mutlu olduğumuzu gösterir.


Bir sonrakiler!

Peki günümüzün ne kadarı mutlu geçiyor? Günümüzün ne kadarını kendimize ayırıyoruz yada ayırıyor muyuz? Günlük rutin işlerimizin bir çoğunu yapmak zorunda olduğumuz için yapıyoruz. Para kazanmak için işe gidiyoruz, yaptığımız işimizi ne kadar sevdiğimizi düşünmüyoruz. Eve dönmek zorunda olduğumuz için eve dönüyoruz ama ailemizle kaliteli zaman geçirmiyoruz. Bir sonraki günün toplantısı, bir sonraki ayın taksidi, bir sonraki yılın belirsizliği hep kafamızı kurcalıyor çoğu zaman. İyi güzel de bir sonraki günümüz, bir sonraki ayımız, bir sonraki yılımız var mı bilmiyoruz ki. Endişelendiğimiz, kaygı duyduğumuz şey aslında sadece bir varsayım.

Hayatı yaşarken tabi ki geleceği düşünerek hareket ederiz, tabi ki başka insanların düşünceleri umurumuzda olur. Ama yarını düşünürken bugünü, başkasını düşünürken kendimizi unutursak hayatı yaşamayı bırakıp sadece seyrederiz.Unutulmamalıdır ki mutluluk gelecekle ilgili bişey değil şu anda yaşadıklarımızla ilgilidir.Ve biz kendimiz için yaşamaktan vazgeçersek mutlu olmaktan ve mutlu etmekten çok uzak oluruz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar