Ada ve Turizm
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Ada ve Turizm

02 Haziran 2021 - 15:42

Fırsat buldukça annemle birlikte atlarız arabaya ve uzun uzun yolculuk yaparız. Geçenlerde de şöyle bir Yeşilırmak’a (Limnidi) kadar uzandık. Yol boyunca yeşilin her tonunu görmeniz mümkün, mavisi için de ayni şeyi söyleyebilirim. Doğası bozulmamış, kültürel mirası muhafaza edilmeye çalışılmış, diğer bölgelerimize nazaran çok fazla yabancı nüfus almamış bir yer. Adeta cennetten bir köşe gibi. Hani hep turizmde kullandığımız bir slogan var ya Ada için “Cenneten bir köşe” diye, öyle işte. Ancak diğer bölgelerimiz için özellikle de Girne için bu sloganı kullanmak artık hiç yerinde değil diye düşünüyorum. Karpaz için ise yarı yarıya demekten kendimi alamıyorum. Bir Ada ülkesi olarak ekonomimize büyük katkı sağlayan Turizm faaliyetleri gerek tanıtım açısından gerekse pazarlama açısından maalesef pandemiyle birlikte artık dibe doğru yol almakta. Gerçekten artık doğru düzgün bir Turizm politikası için hedefler konmalı, yeni sloganlarla gündeme gelmeyi amaçlamalı ve ipin ucunu tamamen kaçırmadan yakalayıp, Turizm faaliyetlerinde ön plana çıkmayı hedeflemenin zamanı geldi kanısındayım. Yıllardır “deniz-güneş-kum” sloganı ekranlarda dönüp durmakta. Oysa artık bir Ada yerlisi olarak ben bile bu sloganı cazip bulmayıp, miyadının dolduğuna inanıyorum. Çünkü deniz, güneş, kum artık her yerde var. Bunun yerine daha cazip bir slogan ile kültürel mirası öne çıkarmayı, sürdürülebilir turizm faaliyetlerinin çeşitliliğini ön planda tutmayı ve bunları yılın on iki ayına yaymayı, insanların nasıl bir tatil aradıklarını araştırıp onların taleplerine yönelik çalışmalar yapmayı ve bütün bunlara bağlı olarak da tanıtım-pazarlamada köklü bir değişimle daha etkin bir slogan yaratmayı hedef koymak durumundayız. Ne acıdır ki turizm faaliyetlerinde geldiğimiz noktada kilitlendik. Bırakın hedef koymayı, doğru düzgün bir turizm politikamızın olmayışı bile pandemiyle birlikte gün yüzüne çıkmış durumda. Ve biz halen daha yılların sloganıyla amaçsız hedefsiz sözde turizmde ileriki zamanlarda iki milyon turist bekliyor ve Ada’yı cazibe Adası haline getirmekten bahsediyoruz. Oysa ki turizm politikasının olmayışının ülkeye gelir sağlamayacağı çok iyi bilinmektedir. Fakat buna rağmen Turizmde sözde siyaset yapılıyor, dahası ülke siyasetini turizmin içine katarak ülke turizminde tam bir kaos yaratılıp, yaşatılıyor. Hal böyle iken de her yıl turist kalitesi biraz daha düşmekte, buna bağlı olarak çalışanlarda da bir kalite tutturmak mümkün olmadığı gibi kaliteli hizmet sunmak da sözden öteye gidemiyor. Otel ve yatak kapasitesi artışı yapılacağına, kumarhaneler açılacağına bence artık turizmde “kalite” esas alınarak hareket edilmelidir. Yetkililere naçizane tavsiyemdir; Girne Antik limanda şöyle bir yürüyüş yapıp bir cafede oturup bir şeyler içiniz. Sonra bu antik yerin daracık sokaklarında bir yürüyüş yapınız. Karpaz’a doğru bir seyahate çıkınız, çevreyi doğayı iyi gözlemleyiniz. Sahillerimizde, özellikle halk plajlarımızda bir gün geçiriniz. Ve pek tabii ki deniz suyundan numune alıp analiz ettiriniz. Bir akşam üzeri Lefkoşa Surlar içinde yürüyüş yapınız. Ara sokaklarına dalınız ve yaşayanları ve yaşananları gözlemleyiniz. Kültürel mirasımız olan Eski Eserlerimizin bulunduğu mekanlarda o buram buram tarih kokan dokunun ne hallerde olduğuna yakınen şahit olunuz. Bırakın lüks yerlerde gezmeyi, sıradan yerlere bir uğrayınız ve Kıbrıslılara has yiyecek-içecek, el işleri, v.s yok olmaya yüz tuttuğunu, kokoreç, çiğ köfte v.s gibi satışı yapılan yerlerin her geçen gün artmakta olduğunu, yabancı mutfakların sayılarının artarak bizleri solladığına yakınen tanık olunuz. Bütün bunları yaptıktan sonra ellerinizi başınızın arasına alıp etraflıca bir kez daha düşünün derim, Ada ve Turizm nereye doğru yol alıyor?

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Mehmet
    1 ay önce
    Yorumu çok güzel beğendim.Deniz,kum ve güneş için otel yerine yazlık villa tipi evler daha çok tercih ediliyor ayrıca pandemi ve hergeçen gün artan çevre kirliliği artışı olduğu için temiz hava oksijen depolamak isteyenler i dağ ve yayla\"lardaki orman evlerini tercih ediyor

Son Yazılar