"ADALETİN BULUNMADIĞI YERDE HERKES SUÇLUDUR" Maurice...
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

"ADALETİN BULUNMADIĞI YERDE HERKES SUÇLUDUR" Maurice Duverger

07 Haziran 2021 - 09:52

Okuduğum birçok makalede “Yöneticiler topluma adalet dağıtan, hakkı gözeten, hile yapmayan, dürüst ve adil insanlardır” diye tanımlanıyor. Yargı ise “yasalara göre mahkemece bir olay ya da olgunun doğuşuna etken nedenlerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar” olarak ifade edilmektedir. Hukuk ise “toplumu düzenleyen ve devlet yaptırımlarıyla güçlendirilmiş bulunan kuralların, yasaların bütünüdür” diye tanımlanmaktadır. Son zamanlarda basından gördüklerimiz, işittiklerimiz ve yaşanılanlar bana ister istemez şu üç soruyu sordurdu. 1. Bizde yukarıdaki tanıma uygun yönetici var mı? 2. Yargı tarafsız mı? 3. Hukuk çalışıyor mu? Şüphesiz herkesin kendince cevapları olacaktır. Ancak asıl soru ve sorun bizde ADALET var mı?

 

1974’ten sonra ganimet ile birlikte toplumun sosyal ve ekonomik yönden değişim yaşadığı su götürmez bir gerçek. Halkın sağ ve sol diye bariz bir şekilde iki kesime ayrıldığı da net olarak görülmekte. İktidara gelenlerin zaman içerisinde kazandıkları maddi ve manevi güç toplumun üzerinde oldukça etkili olmaya başlamış ve giderek bu etki itaat edenler ve etmeyenler diye halkı da iki gruba ayırmıştır. Zamanla para ve güç her şey olmuş, bildiğimiz bütün değerleri bir bir yok etme yoluna girmiştir. Nice seçimler yaşandı şaibeli, nice mallar hakkı olmayanlara tapulandırıldı,nice tayinler hakkı olana değil, arkası olana verildi. Yeri geldi para ile oy satın alındı, yeri geldi gerçekleri bilenlere konuşmaması için sus payı verildi. Nice davaların üstüne bir çizgi çekildi, yok edildi. Tarihimiz göz göre göre yok edilmeye çalışıldı. Kültürümüz yanlış politikalardan yok olmaya yüz tuttu. Daha sayfalar dolusu “nice” ile başlayan cümleler yazabilirim. Bütün bu usulsüzlükler olurken toplum olarak ne yaptık? Birlik olabildik mi? Savunabildik mi haklarımızı? Koruyabildik mi kimliğimizi ve özgürlüğümüzü? Kişisel menfaatlerimizi bir kenara itebildik mi? Sesimizi duyurabildik mi? Muhtaç edilirken muhtaç olmamak için gayret gösterip direnebildik mi? Üretimden el çektirilirken karşı durup ayak direttik mi? Toplum olarak maalesef bugün yaşadıklarımızdan hepimiz mesulüz.

 

Bu düzeni ve bu sistemi bizler yarattık. Adaletin yok olmasına bizler çanak tuttuk. Birilerini her daim başımıza getirerek bu oluşan sistemsizliği yine biz kendi ellerimizle inşa ettik. İş işten geçtikten sonra da oturup “ne olacağız, nereye gideceğiz, bizim gidecek başka yerimiz yok” diye sızlanmaya başladık. Bizler halk olarak bir biritaatamahkum edilirken, en sonunda Basın da itaatkar olması için mevcut güçlerden nasibini aldı. Gerçekler kanıtlarıyla gün yüzüne çıkarılırken bunu yapanlar suçlu bulunmadı, ancak haber yapanlar yargıya verildi. Şimdi sorarım size doğru haber yapmak suç mu? Doğruları söylemek suç mu? Yasal olmayan bir durum söz konusu iken bunu delilleriyle ortaya çıkarmak suç mu? Adalet var mı gerçekten? Hayır yok. Eskiden olsa inanırdım “Adalet kör topaldı ama geç de olsa gideceği yere varırdı” Biz o Adaleti kendi ellerimizle önce kronik hasta ettik, sonrasında da ölüme terkettik. Yıllarca görmezden gelerek, kanarak, susarak, vaadlere aldanarak ve tekrar takrar ayni simaları mühürlerken, ayni hataları yaparak Adaletin yok olmasına çanak tuttuk. Bugün bu yaşanılanlardan hepimiz suçluyuz. Adaletin olmadığı yerde düzen yoktur. Ve biz bu düzensizliğin içinde yok olup tükenmeye mahkum bir toplumuz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar