Atıp-Tutmaca,
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Atıp-Tutmaca,

16 Ağustos 2021 - 07:55

Birbirini Yalanlama-Karalama Son 18 ay içerisinde hükümet edenlerin kendi aralarında oynadıkları oyunun adıdır, Atıp-Tutmaca, ya da birbirlerini Yalanlama-Karalama. Hükümet edenler birbirinden habersiz, atıp tutmakta, içinden çıkılamaz bir duruma girince de işin kolayına kaçıp, birbirlerini yalanlama oyunlarına baş vurmaktadırlar. Muhalefet derseniz, onlar da çıkıp “şunu yapamadınız, bunu yapamadınız” diye bir şarkının nakaratı gibi ayni sözleri yineleyip durmaktadırlar. Alıştık artık, piyasada dönen bu ucuz hikayelere. Baksanıza koca haftayı yedik, tükettik, elektriğe %30 zam hikayesiyle. Biri çıktı “%30 zam”, öteki çıktı “haberim yok”, bir diğeri de çıktı “%30 çoktur”, diyerek açıklamalarda bulundu. Şimdi gel de bu açıklamalardan birine inan. Aslında, toplum olarak artık hiçbirimizin bu yönetime inancı kalmadığı gibi, güven denen olay da çoktan yitirildi. Ve işin bir diğer yanı da, artık o kadar yalan söylüyorlar, o kadar gerçek dışı vaatler veriyorlar ki, bizler halk olarak kendimizi bir tiyatro sahnesinde seyirci olarak hissediyoruz ve ağlanacak halimize gerçekten gülüyoruz. İşin gırgırında günler birbirini kovalıyor. Memlekette sanki her şey dört dörtlükmüş gibi herkes bir rahat, bir umursamaz olmuş ki….Ki zaten hep bu umursamaz tavırlarımız, bencil egolarımız, ben merkezli düşünce yapımız ve her şeyi biliriz havalarında yol almamız sayesinde bu günlere geldik. Ve halen daha ısrarla bu tutumlarımıza devam ediyoruz. Haa, bir de “ırk meselesi” ile haftanın menüsüne çeşit kattık. Nasıl ki, Azerbaycan Türkü, Kırgız Türkü, Kazak Türkleri v.s, var Kıbrıslı Türk de var. Yani Kıbrıslıyız işte. Bazıları “Kıbrıslı Türk” diye bir kavram yoktur dese de, tarih ve kültür ne siline bilir, ne de değiştirile bilir. Bu yüzden herkes kimliğini cebinde değil, yüreğinde taşır. Ve işte biz Kıbrıslı Türklerinde Kıbrıs sevdası, Kıbrıslı olmanın verdiği öğünç yüreğimize kazınmıştır. Bu böyle biline. Aslında, şu günlerde önemli olan, din, dil, ırk değildir. Asıl önemli olan, çeşit türlü oyunların döndüğü bu Ada’da halen daha saf ve insan kalabilmektir. Belki yerli halk olarak sayıca az kaldık, belki yerli halk olarak kültürümüz yozlaştı, belki yerli halk olarak giderek nesilden nesile tükeneceğiz. Ancak, o gün gelene kadar, bu Ada’da kaç kişi kalırsak kalalım bu gerçek hiç değişmeyecektir. Adanın yerlisi, gerçek halkı, gerçek Kıbrıslı Türk olarak anılacağız. Siyasi emeller, çeşit türlü siyasi entrikalar bizleri asimilasyona uğratıp kendi topraklarımızda yabancılaştırmaya çalışsalar da, eğitimde, kültürde, din işlerinde, içişlerinde, değişiklik yoluna gidilse de,var olan yaşanmış bir tarihi kimse yok edemez. Ve dahi, şüphesiz bizim yok oluşumuza sebebiyet veren yanlış siyaset güden efendiler, ileriki zamanlarda Kıbrıs’a ve Kıbrıslı halka yaşattıkları haksızlıklardan dolayı nesilden nesile anlatılacak ve tanıtılacaklardır. Bu yüzden, bu günün sahte şakşaklarını iyi yaşayın, gelecekte suratınıza şamar olarak dönecektir. Saygılar

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar