Bayram mı geldi?
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Bayram mı geldi?

12 Mayıs 2021 - 09:56

Yaşım ilerledikçe eski bayramların tadının ve heyecanının kalmadığını hissediyorum. Belki de Bayramlar sadece çocuklar içindir. Bir an gözümü kapatıp çocukluğuma gidiyorum. Arife gecesi ertesi gün yeni giyilecek kıyafet ve ayakkabı heyecanı ile uyku tutmadığını anımsıyorum. Sabah erkenden kalkıp babamın Bayram namazından eve dönüşünü ve elini öpmeyi beklediğimizi hatırlıyorum. Daha sonra telaşla hazırlanıp aile büyüklerini ziyarete gitmenin coşkusunu yaşıyorum. Hava sıcakmış, ya da soğukmuş hiç önemi yok. Sonra anneannem geliyor aklıma. Köye gittiğimizde toprak fırında pişen yemeğin kokusu daha sokak kapıyı açmadan etrafı sarıyor. Telaşla çocukları gelmeden her şeyi bir tamam hazırlamaya çalışıyor. Sundurma dediğimiz büyük odaya upuzun masayı kuruyor. Ailece toplaşıyoruz, o uzun masada büyükler başta, çocuklar masanın ucuna doğru oturuyoruz. Fırından çıkan taze köy ekmeği ve pişen yemeğin kokusu iştahımızı bir o kadar da kabartıyor. Saatlerce bitmezdi o Bayram yemekleri, bayram sohbetleri ve muhabbeti. Kahkahalar, şakalaşmalar tiz bir ses şu an kulaklarımda. Bayramın ilk akşamı biz Lefkoşalılar için vaz geçilmezdi Çağlayan’a kurulan Bayram yeri. Döneri, pamuk şekeri, değnekli elmalı şeker, atlı karınca, çarpışan arabacıklar olmazsa olmazlarımızdı. Etraf tanıdık simalarla dolup taşardı. Bir boydan bir boya kurulan o Çağlayan Parkı’nın üst kısmındaki yolda iğne atsan yere düşmezdi adeta. Yani eskiden Bayram dendi mi, ilk akla gelen ailenin bir araya gelmesi, toplaşmalar, sofraların kurulması, ekmek kadayıfı ve tel kadayıfı ikramları, çocukların bayramlık parası toplama sevinci, küslerin ve dargınların barışması, köylerde yaşayanların kafes ve pilavuna için fırınları yakması gibi etkinliklerdi. Tüm bunları gözüm kapalı düşlerken o günleri ne kadar çok arar olduğumu derinden hissediyorum. Özlediğim çocukluk yıllarında yaşadığım Bayram coşkusu, geniş aile sofraları ve aile muhabbetiydi. Şimdiye uyandığımda acı bir gerçekle yüzleşiyorum. Eski Bayramlar yok, eski bayram coşkusu yok, eski aile birliği yok. Belki de aile büyükleri eksildikçe kalmıyor o bayram sevinci. Çünkü eksildikçe el öpmeye değil, kabir ziyaretlerine gider olduk. Bu yüzden de Bayramlar çocuklar için. Biz o çocukluğu ve o Bayramları artık hafızalarımıza birer anı olarak kazıdık. İşte bu yüzdendir ki ben artık Bayram geldiğinde pek sevinemiyorum. İçimi eksilmiş olmanın hüznü kapsıyor daha çok. Ama yine de mutlu bir çocukluk ve çok güzel Bayram anılarım olduğu için kendimi şanslı hissediyorum. Ve inanıyorum ki Bayramlar çocuklar için. Büyükler için ise Bayram, dargınlıkların son bulacağı bir zaman dilimi. Burada nur içinde yatsın rahmetlik Köse dedeciğimin bir sözü aklıma geliyor “küslük tülbent kuruyana kadar olmalı” diyordu. Eski insanların ne çok güzel öğüt veren sözleri vardır. Evet Bayram gelmişken, çocuklarınıza hafızalarında güzel yer edecek Bayram sevinci, aile bütünlüğü ve bayram sofrası muhabbetleri yaşatınız. Büyükler sizler de Bayramda dargınlıklarınızı, küslüklerinizi bir tarafa bırakın. Üç günlük yaşanası bu güzel dünyada muhabbet en güzel birliktir yarınlara. Evet Bayram geldi. Kimine hüzün , kimine neşe verse de sağlıkla geçireceğimiz nice güzel Bayramlarımız olsun sevgili okurlarım. Hepimize mutlu bayramlar dilerim.

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar