BÖYLE GİDERSE YARINLARIMIZ YARINSIZDIR
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

BÖYLE GİDERSE YARINLARIMIZ YARINSIZDIR

29 Ağustos 2022 - 09:38

Memleketime ve insanlarına yabancıyım. Bir o kadar da yarınları düşündüğümde ülkemin gidişatından dolayı yarınlarına bir anlam yükleyemiyorum diyebilirim. Hele bizi idare edenleri düşündüğümde bu insanlar öz be öz Kıbrıslımı diye düşünmekten de kendimi alamıyorum. Vicdan, merhamet, adalet, hak, hukuk, sevgi, barış,vatan sevgisi, toprak kavgası, iyilik ve güzellik anlayışından o kadar uzaklaşmışlar ki, memleketi gözünü kırpmadan karış karış yabancılara peşkeş çekerken yarınları düşünmeden “gün geçsin paralar gelsin” mentalitesi ile hareket etmekte olduklarını hepimiz görüyoruz ve biliyoruz. Umursuz, vurdumduymaz ve mutsuz bireyler olarak ortalıklarda salınır olduk. Çevremi gözlemlediğimde bugün artık birçoğumuzun ekonomik sıkıntılardan dolayı mutsuz, depresif, agresif ve umutsuz olduğunu fark ediyorum. Neden, nasıl, ne için diye sorgulamadan yaşayıp gidiyoruz. Oysa kişi kendini ne kadar çok sorgular, geçmişten bu güne ne kadar kendi içinde yolculuk yaparsa gerçekleri de bir o kadar görebilme şansına sahiptir. Birçoğumuz maalesef bu yolculuğu yapmaktan aciz insanlarız. Aciz diyorum, çünkü eğer geçmişten bu güne gelinceye kadar yanlışların nereden kaynaklı olduğunun bilincine varabilseydik eğer, yine gidip ayni insanlara oy verip ayni kişileri seçmezdik. Veya haklarımız törpülenirken sessiz kalmaz birlik olup mücadele ederdik. Çok çabuk unuttuk geçmişimizi ve tarihimizi. Bu saatten sonra da geleceğimizi ne kadar kurtarabiliriz bilemiyorum, kestirmek çok zor. Yargı, adalet doğru çalışsaydı eğer biraz umudum olurdu. Ancak, memlekette bu kadar soygun, bu kadar vurgun olurken her bir şeyin üzerinin örtülmesi artık ülkeyi bilinmeyen bir çıkmaza doğru sürüklemektedir. Bize sağlam yasalar gerekli. Mesela ilk önce “nereden buldun yasası” ve “dokunulmazlık yasasının kaldırılması” ile başlanabilir. Bu konular bu ülkenin iki temel sıkıntısıdır. Bugün, bu ülkenin sonradan zengin olanlarının mal varlıklarının nereden geldiği araştırılsa, yargılanacak olanların kimler olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Veya dokunulmazlıkları kalktığı anda birçok suçtan hüküm giyeceklerini de biliyoruz. Bizler toplum olarak bile bile lades olduk. Ve halen daha da olmaya devam etmekteyiz. 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu. Bugün yıl 2022, aradan 39 yıl geçmiş. Bu ülke, ilanından sonra hangi konuda gelişebilmiştir? Hangi ülkeler bizi tanımıştır? Bu kuruluş ile kazançlarımız neler olmuştur? Veya kayıplarımız neler olmuştur? Bu ülkenin ilanı kimlere ne fayda sağlamıştır? Veya kimlerin zararına olmuştur? Bu konuda daha böyle birçok soru hazırlayıp, yazabilirim. Ama önemli olan yazmak değil, düşünebilmek, geçmişi ve bugünü mukayese edip, değerlendirebilmektir. Bu saatten sonra asıl önemli olan, önümüzü görebiliyor muyuz. Gelecek var mı, aydınlık yarınlar var mı, ülke olarak refaha ulaşabilecek miyiz, tanınacak mıyız, bu yol nereye gider? Tüm bu soruların cevabını aslında birçoğumuz çok iyi biliyoruz. KKTC sakat doğmuş bir çocuk, gelişmedi, gelişmeyecek. Bizler Kıbırıslı Türkler olarak bu kokuşmuş siyasetin ve bu lağım çukurundan beter olan sistemin köleleri haline getirilmeye çalışılmaktayız. Uluslararası hukuk, insan hakları ve adil bir sistem için bizi kurtaracak tek şansın gereği için hareket etmezsek yarınlarımızın yarınsız olacağı su götürmez bir gerçektir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar