DEVLET-HÜKÜMET
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

DEVLET-HÜKÜMET

16 Mart 2022 - 10:45

Devlet demek; Millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu ve toprak bütünlüğüne bağlı olarak oluşan tüzel varlıktır. Bu varlığın yönetimi, mevki, mutluluk, büyüklük ve talih olarak tanımlanır. Devletin amaçlarından bir tanesi insanlar arasındaki eşitliği sağlamaktır. Demokratik özgürlük ile de istenilen rahat yaşam sağlanır. Hükümet demek; Bir ülkede devletin görevlerini yerine getirmesini sağlayan yetkili organ, yürütme organı, bakanlar kurulu demektir. Görevlerinden bir tanesi ve en önemlisi, o devlette yaşayan milletin hakkını koruması ve vatandaşlarına sahip çıkması gelmektedir. 15 Kasım 1983 tarihinde, Kıbrıs Türk halkı kendi kaderini tayin etme hakkına dayanarak ve siyasi eşitliği savunarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin kuruluşunu ilan etmiştir. Böylece bir “Devlet” doğmuş ve adına da “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” denmiştir. Aradan geçen süreçte bu Devleti yaşatmak, varlığını dünyaya duyurmak, devamını idame ettirmek, kendisini geliştirmek ve adına yakışır bağımsız ve özgür bir “Devlet” olduğunu gözler önüne sermek için, bu uğurda seçilmiş hükümetler maalesef ki hiçbir konuda kurulan bu Devletin esasını temel almamıştır. Yıllar içerisinde seçilmiş hükümetler Devletin menfaatini ber taraf edip, sadece sandalye kavgası ve menfaatler uğruna görev alma gayreti içerisinde birbirleriyle yarışıp durmuşlardır. Bu yarış, söz konusu Devletin her bir organında yaralar açılmasına sebep olmuştur. Kendi kimliğinden çok, yabancı kimliklere ev sahipliği yapmaya başladığı gün, net bir nüfus sayımı bile-isteye yapılmamıştır. Bugün gerçek anlamda Ada’da kaç tane Kıbrıslı Türk yaşamaktadır, bilemiyoruz. Zamanla hükümet edenler, Devlet’in toprak bütünlüğünü korumayı bir kenara bırakarak yabancılara mülkiyet hakkı sağlamışlardır. Her ne kadar sınırlarımız belli olsa da, sınırlarımız içerisindeki topraklarımız yabancılara arazi olarak dağıtılmıştır. Yine geçen zaman içerisinde hükümetler kurulan bu devletin devamlılığı ve büyüyüp gelişmesi için ortaya birtakım sürdürülebilir politikalar koyamamıştır. TC’den gelen paranın bağımlısı olarak, üretimi ve gelişimi bir kenara bırakıp hazır para ile hükümetçilik oynamayı kendilerine görev bilmişlerdir. İçişlerinde kendi aralarında bölündükçe kutuplaşmalar oldu ve devletin varlığı yine göz ardı edildi. Zayıflıklar, hırs ve ego giderek arttıkça, sıkça yap-boz oyunu misali hükümetler bozulup kurulmaya başladı. Burada yine devlet en büyük darbeyi aldı. Adı vardı ama kendisi giderek yok oluyordu. Hükümet edenlerin umursamaz tavırları, siyasi acizlikleri, becerisizlikleri yüzünden Devlet artık dışardan müdahalelerle yönetilmeye başlandı. Artık, siyasilerin hata üstüne hata yapması ve zaafiyetleri yüzünden halkta Devlete inanç sarsılmış, siyasilere güven tamamen yok olmaya yüz tutmuştur. Oysa, herkesin artık bir silkinip kendine gelme zamanıdır. Devletin idamesi hükümet edenlerin çalışma gayretleri ile olurken, hükümetleri halk yaratır. Bu Devlet kurulurken ne Ruma yama olmak için, ne de TC’ye ilhak için kurulmuştur. Kıbrıs Türkünün varlığını, soyunu nesilden nesile aktarmak için kurulmuş bir vatandır. Bu vatanın adı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir. Kurulan bu Cumhuriyeti yaşatmak, geliştirmek ve varlığını daim kılmak hepimizin görevidir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar