Fırsat düşkünleri Thomas Edison'un şöyle bir cümlesi...
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Fırsat düşkünleri Thomas Edison'un şöyle bir cümlesi vardır: "Fırsat rüzgara benzer, marifet onu geçerken tutmaktır."

25 Kasım 2021 - 10:32

Bizim fırsat düşkünleri de pusuda hazır bekliyor ve tıpkı bu söz gibi fırsatları yakalayıp, halkın ensesinden çok güzel bir kar marjı elde ediyorlar. Geceden sabaha değişen raf fiyatları, sürekli her şeye gelen zamlar artık tahammül edilecek gibi değil. Şu günlerde, ayın sonunu getirebilecek miyiz diye düşünmekten ziyade, bugün karnımızı doyurabilecek miyiz derdine düştü birçoğumuz. Ortada bu zamlara dur diyecek, denetim yapacak, hesap soracak hiç kimse yok. Sözde yönetim, koyu bir seçim derdinde, halkın sorunları umurlarında değil. Onlar şimdi fırsat yakalama derdine düşmüşler. Herkes birbirinin açığını yakalamaya çalışıp, oradan vurmaya ve birbirlerini alaşağı etmeye çabalamaktadırlar. Veya gariban sınıfa olmayacak vaatlerle kendilerine oy potansiyeli yaratmaya çalışmaktadırlar.

 

Peki ya bizler, halk olarak ne yapıyoruz? Bizler ayağımıza gelen fırsatları değerlendirebildik mi? Ya da önümüzden esip geçen rüzgarı geçerken tutabildik mi? Yok, bizler sadece yan gelip yattık, her önümüze sunulanı boyun büküp kabullendik. Çıkmadık sokağa, bağır çağır haykırmadık meclis önünde, savunamadık hakkımız olanı, isyan etmeyi bilemedik, bir bütün olmayı beceremedik. Ve şimdi bilinmez bir girdabın içerisinde yuvarlanıp duruyoruz. Bu yol nereye gidiyor? Aslında bu yolun nereye varacağını hepimiz biliyoruz da telafuz etmeye çekiniyoruz. Çünkü, 74’den bu yana çizilen yol veya kurgulanmış senaryo harfi harfine işliyor. Onlar amaçlarına adım adım ulaşırken, biz toplum olarak tüm fırsatları kaçırdık.

 

“Bu memleket bizim”, “Susma, sustukça sıra sana gelecek” sloganları yarattık da, pankartlardan öteye gidemedik. Şimdilerde, kendi memleketimizde yabancılaştırılıp, ötekileştirilirken, sesimizi de duyacak birileri kalmadı artık. Biz maalesef, marifetli bir toplum olamadık. Olsaydık eğer, özlük haklarımız yerlerde sürünmezdi. Biz o esen rüzgarı, fırsatı çoktan kaçırdık, tutamadık. Son bir şans yakalaya bilir miyiz? Son bir fırsat olur mu değerlendirmek için? Son bir gayret ile aklımız başımıza gelir de birlik ve beraberlik içerisinde hareket ederek sokaklara dökülüp sesimizi, taleplerimizi duyura bilir miyiz? Veya Uluslararası arenada Kıbrıs Türk toplumunun gerçekte nasıl bir süreçten geçtiklerini anlatabilecek bir temsili lider çıkar mı içimizden? Sonumuz olmadan, son bir hamle de bu kez halktan olur mu? Uyanırsak, istersek, silkinip kendimize gelirsek olur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar