Gençlik Nereye
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Gençlik Nereye

09 Ağustos 2021 - 15:39

Yabancılaşma, bizleri kimlik kaybı, kişilik parçalanması, güçsüzlük, inanç ve değerleri kaybetme, ahlakı hor görme, kuralsızlık ve duyarsızlık gibi sebeplerle boğuşmaya itmektedir. En acısı da, toplumun büyük bir bölümünü oluşturan gençlerimizde bu durum gelecek endişesiyle birlikte onları ya ülkeden göçe, ya uyuşturucu batağına, ya derin bir buhrana veya da ortada ne yapacağını bilmeden asalakça yaşayıp ana-baba parası tüketen bireyler haline getirmektedir. Özellikle pandemi ile ülkenin tüm sorunlarının su yüzüne çıkması toplumda top yekün gelecek endişesi yaşanmasına sebep olmuştur. Bu endişe birçok hastalıkların tetikleyicisi olmakla birlikte, gençliğin büyük bir bölümünü de bir o kadar daha vurdumduymaz, saygısız ve hoşgörüden uzak yapmıştır. Alkol tüketiminde adeta birbirleriyle yarış yapan gençlerimiz, çevreye en duyarlı olması gereken yaş grubu iken, bilakis etrafta gördüğüm manzaralar ister istemez kafamda şu düşüncenin oluşmasına neden oluyor.

 

“Bizi geleceğe taşıyacak olan kuşaklar hani şu “Z Kuşağı” diye adlandırdıklarımız, bunlar mı yani”. Akşam üzerleri her yerde öbek öbek kümeleşip, bira şişelerini ardı ardına deviriyorlar, sonrada bulundukları yerde tüm pisliği bırakıp gidiyorlar. Bu yüzden kaldırımların çoğu kırık içki şişesi parçacıklarıyla dolu. Aklım almıyor bu davranış şeklini. Asimilasyon arttıkça, kültürümüz yok olmaya yüz tuttukça, tarihimiz silinmeye çalışıldıkça, yaşam tarzımızda yenilikler arttıkça, çağ atlayarak özünü unutmaya meyilli gençlerin sayısı her geçen gün artmakta. Elbette, bu tiplerin yanında kendini çok güzel geliştirmiş, topluma faydalı gençlerimiz, tarihini ve kimliğini sol yanından eksik etmeyen, ayakları yere sağlam basan ve ekmeğini taştan çıkarmaya çalışan gençlerimiz de vardır. Ancak bunların sayısı maalesef yetişmekte olan sorumsuz ve bencil kesimin yanında çok azdır. Konuşmaktan çok dinlemeyi, gezip görmeyi, incelemeyi ve de araştırmayı seven bir insanım. Şu sıralar konuştuğum bir grup genç Ada’yı terk etmeye hazırlanıyor. İş imkanı ve yaşam alanı giderek darlaşan bu ülkede kalmak istemediklerini, yabancıların her geçen gün artmasından dolayı çevreden rahatsızlık duyduklarını ve kendi ülkelerinde 2. Sınıf vatandaş olarak yaşamaktansa, herhangi bir Avrupa ülkesinde yaşamayı ve “en azından karnımız tok, sırtımız bütün olur” dediklerine birebir şahit oluyorum.

 

“Yapmayın, etmeyin, gitmeyin” diyemiyorum. Devlet ve hükümet erkanı diye adlandırdıklarımız maalesef hiçbir şeyin derdinde ve tasasında değiller ülkeye dair. Önemli olan sadece koltukları ve cepleri. Gözlemlediğim bir diğer gençlik kesimi yani Z Kuşağı ise, tıpkı Voltaire’nin dediği gibi “gençlik şarapsız sarhoşluktur” edasında yaşamaktadırlar. Yani demek istediğim, baştakiler sayesinde öyle bir noktaya gelmiş bulunuyoruz ki hem siyaseten hem de ülke olarak gençliğin hayallerini ve umutlarını çalıp yok ettiler. İşte bu yüzden artık birçoğu boşlukta sallanan yaprak misalidir. Nereye gideceğini ve ne yapacağını bilmeden gelecek endişesi içerisinde yaşayan gençlerden medet ummak akıl tutulması yaşamakla denktir. Elimizle ettik boynumuzla çekeceğiz misali. 74 öncesi can ve mal güvenliği endişesi ile yaşıyorduk. Şimdi ise gençlerimizin geleceğinden endişe ederek, ülkenin geleceğinden endişe ederek ve her geçen gün yabancılaşarak nereye gittiğimizi bilmeden yaşıyoruz. Ve ne demiş ünlü düşünür, David Star Jordon “Nereye gittiğini bilen kişiye yol vermek için, Dünya bir yana çekilir.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar