Herşeyden Biraz
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Herşeyden Biraz

11 Şubat 2021 - 07:57

Son birkaç gündür evlere kapandığımız şu günlerde hava sanki ilkbahar tadında. Oysa henüz Şubat ayının başlarındayız. Ne güzel olurdu şimdi kendimize bir piknik sepeti hazırlayıp, bir deniz kenarına, ya da bir piknik alanına gidip oturup, bu temiz havayı doya doya içimize çekerek zaman geçirmek. Ama yapamıyoruz, yasaklardayız. Mevsimler ve doğa adeta intikam alıyor bizlerden. Elbette doğada özgürce yaşam süren tüm canlılarda. Neden mi? Biz değil miyiz o yeşil alanları beton yığınına çeviren? Biz değil miyiz o güzelim mavilikleri kirleten? Biz değil miyiz ormanları baltalayarak ya da ateşleyerek yok eden? Biz değil miyiz doğada yaşam süren birçok canlıyı katleden? Biz değil miyiz gittiği yerde çöpünü bırakıp, çevreye zarar veren? Bakın şimdi roller nasıl da değişti. Peki ama insanlık tüm bu içinden geçtiğimiz süreçte bunlarla yüzleşip ders alıp, geleceğe daha temiz bir sayfa açabilecek mi? Hiç sanmıyorum. Çevremi iyi gözlemleyen bir insanım. Ve zamanla birlikte insanlar da artık çok değişti. Bu değişimin nedenlerini çok düşünüp, inceleyip, analiz ettim. Biz 1974’te bir Savaş yaşadık. Savaşlar insanlarda fiziki, psikolojik ve ekonomik sorunlar yaratır. Savaşlar insanlarda bölgecilik, milliyetçilik ve mezhepçilik kavramlarını uyandırır. Savaşlar insanların içine kapanmasına ve güvensiz bireyler olmasına neden olur. Ve en önemlisi; Savaşlar toplumsallaşmanın yeniden güçlenmesini engelleyen en önemli faktördür. Şimdi 2021 yılındayız. Ve evet, yukarıda saydığım şu bir-kaç madde günümüzde tüm çıplaklığıyla yaşanmakta olandır. Savaş sonrası içimizde çok zenginler türedi. Para ve lüks onların kişiliklerinde değişime yol açtı. Savaş sonrası birbirimizle paylaşımı, yardımlaşmayı kaybettik. Savaş sonrası Ada’da birçok milletten insanla yaşam paylaşmaya başladık. Kültür dokumuzdan giderek uzaklaştık. Savaş sonrası farklı bir milliyetçilik anlayışına bürünüp bu günlere geldik. Savaş sonrası inançlarımızda farklılıklar oluştu. Birbirimize güven duygumuzu kaybettik. Ve en önemlisi bir çoğumuz artık bu Ada’da aidiyat duygusunu, yaşanan olumsuzluklardan ve ayrıcalıklardan dolayı kaybetmiş durumdadır. Biz artık üreten bir toplum olmaktan ziyade, tüketen bir toplum olup, hazıra konmaya alıştık ya da alıştırıldık. Kimbilir, belkide artık şu günlerde bu umursamaz tavırlarımız, bananeciliğimiz de tüm bu sorunlardan kaynaklanmaktadır. Elbette her bir şeyi savaşa bağlamak da yanlış olur. Ancak; Bence artık her birey kendi içinde tarihe bir yolculuk yapmalı. Bence artık her birey kendi içinde hesaplaşmalı. Bence artık her birey kendi içinde sebep-sonuç ilişkisini değerlendirmeli. Her şeye rağmen, bütün kaybetmişliklere rağmen şu an için sağlıklı nefes alabiliyoruz. Şükürler olsun. Ancak bunun için de toplum olarak doktorlarımızın da salık verdiği uymamız gereken tüm kuralları yerine getirmekle mükellefiz. Çünkü Toplum olarak Sağlığı da kaybedersek sonuçları çok dramatik olur.

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • Ayla atakan günay
    2 ay önce
    Doğa\'ya insan\'dan daha çok zarar veren bir canlı yok. Oysa biz ona bir versek o, bize bin verir. Önce içimizdeki ahlak kurallarına çekidüzen vermeliyiz. Doğa\'nın bize sunduğu nimetlere saygıyla , sevgiyle , vicdanla yaklaşmalı ve #insan olup insani deperler taşımalıyız.
  • ÖZEL PEHLIVAN
    2 ay önce
    Hayırlı güzel günler dileğiyle güzel yazını kelimesi kelimesine , satır satış dikkatlice okuyup seninle gurur duydum Ceynur \'um... Tebrik ediyorum birtanem...Herhalde yatırmıyorsundur bizler de babacığın hayatta iken çok mutlu , muhabbetli ve güzel bir hayat yaşıyorduk. Değerli dostlarımızla yemek partileri düzenlerdik her hafta sonları...Mutluluk , muhabbet , özveri vardı...yemekler yenir danslar edilir ve gecenin sonunda herkes huzur içinde evlerine dönerdik.. Şimdiki zamanımızda ne muhabbet kaldı, \'ne de hafta sonu toplu yemek partilerimiz. Sadece karşılaşınca bir selam verip geçiliyor...Insanlarimiz ayrı dünyalarda ayrı ayrı yaşıyor oldu...En yakınlarının bile bir telefonla halini hatırını soran ender dostlar kaldı malesef Bir de korona salgını nedeniyle birbirimizden ayrı, çocuklarımızın ve 3, 5 can dostlarımızın telefon mesajları ile haberdar oluyoruz. Ümit edelim ki bu Korona yok olsun ve mutlu , güzel günlerimize özgürce kavusalim insa
  • Cetin miralay
    2 ay önce
    Cok guzel bir degerlendirme olmus .okurken yasadiklarimiz gozumun onunden gecer gibiydi herseyi uretip satarken 83 den itibaren maalesef hep bilincli olarak geriye goturulduk bu bir toplum muhendisligi calismasidir her ne kadar toplum olarak okumusluk orani yuksek olsa bile cikarcilik toplumun birinci ozelligidir inaniyorum ki bu devam ettikce hep kaybedecegiz SEVGIYLE kal

Son Yazılar