Herşeyden Biraz
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Herşeyden Biraz

18 Şubat 2021 - 07:56

Bugün 14 Şubat Pazar, Sevgililer günü. Benim yazım siz okuyucularıma 17 Şubat Çarşamba günü ulaşacak olsa da ben güne atfen buraya bir kaç satır karalayıp, naçizane görüşlerimi sizlere aktarmak istedim. Ben daha çok bu günü “Sevgililer Günü” olarak değil de “Sevgi Günü” olarak adlandırıyorum. Çünkü sevgiliden çok “sevgi” kelimesi benim için çok değerli. Günümüz insanlarının yaşamlarına baktığım zaman belki bazılarımız bu kelimenin tam olarak tanımını yapabiliyor ve hakkını vererek yaşayabiliyor. Bir çoğumuz ise “sevgi” kelimesinin tarifine hiç kafa yormayıp, bu duyguyu başka kavramlarla karıştırıyor. Bir düşünsenize neden hep “eskiden her şey çok güzeldi” diyoruz. Evet ya güzeldi. Çünkü eski insanlar ekmeğini taştan çıkaran, zeytin ekmekle mutlu olmayı bilen, sevgi, saygı, paylaşım ve hoşgörüyü çok iyi bilen bir nesildi. Sonraki nesiller zamanla birlikte bazı kavramları “Sevgi”nin yerine koyarak bu duyguyu bir köşeye itekledi. Yatlar, katlar, villalar, son model arabalar ve pek tabii ki “para” her şeyin üzerinde en kıymetli şeyler oldu. Şimdi bazılarınızın “para olmazsa hiç bir şey olmaz” dediğini duyar gibi oluyorum. “Azacık aşım, dertsiz başım” demiş Atalarımız, hatırlatırım. Bir düşünsenize; Sevgi ile severek yapılan her iş neden bizleri başarıya götürür? Sevgi ile yapılan her yemek neden sıradanlıkla yapılan yemekten daha lezzetli olur? Doğadaki canlı-cansız her varlığa sevgi ile yaklaşmak neden bizlere pozitif enerji sağlar? Bir şarkı dinlerken içinde sevgiye dair bir şeyler duyunca neden daha çok beğenip sürekli dinleme ihtiyacı hissederiz? Sizlere daha birçok sorular ve nedenler sıralayabilirim. Ancak maalesef insanoğlu son yıllarda herşeyi tüketen bir toplum olmuşken en fazla da “Sevgi”yi, tüketti. Nesilden nesile bu duyguyu ya aktarmayı beceremedi, ya da değer yargılarını köreltti. Bir yerde okumuştum, sevginin tarifini şöyle yapıyordu: “Sevgi hamur gibidir. Onu uzun uzun yoğuracaksınız, içerisine gerekli olan malzemeleri bir tamam eksiksiz katacaksınız. İçerisine mayasını koyduğunuz zaman bir müddet kabarmasını bekleyeceksiniz. Maya ve hamur birbirine iyice karışınca istenilen kıvama gelir ve pişirmeye hazır olur. Bana göre gerçekten de çok güzel bir anlatım. “Sevgi” denilen bu duygu emek ister, yürek ister, beslemek ister, şefkat ister sadakat ister, güven ister. İşte bütün bunlardan dolayı da eski insanların birbirlerine duydukları “sevgi” eskilerde kalmış ve günümüz insanının ruhuna çok az işlemiştir. Hepimiz dünyaya bir “sevgi” tohumundan yeşererek geldik, büyüdük, var olduk. Sevginin olmadığı yerde ışık olmaz, umut olmaz, başarı olmaz. Belkide, bu evde kaldığımız günlerde içsel dünyamıza yolculuk ederek yitirdiğimiz onca kavramlar arasında “sevgi”yi iteklediğimiz köşesinden çıkarmak ve yeniden her bir şeye “sevgi gözüyle” bakmak bizleri daha insani yapacaktır. Nedersiniz? Çünkü toplum olarak da içinden geçtiğimiz bu süreçte güven, huzur, para, mevki, makam, hırs, ego, kompleks aslında hepsi birer “sevgi” duygusunun eksikliği ya unutulmuş olmasından, ya da bu kavramın başka kavramların üzerinde tutulmasından kaynaklanmaktadır. Unutmayınız ki, varlığın da yokluğun da sebebi “Sevgi”dir. Hepinize sevgi dolu sağlıklı yarınlar dilerim.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Ozel Pehlivan
    8 ay önce
    SENINLE gurur duyuyorum birtanem canım CEYNUR\'um...Bugünkü yazında işlemiş olduğun sevgi konusu , baştan sona kadar, oyle güzel ve sıralı aktarmışsın ki...hayran kaldım.Inşallah bundan böyle örnek olur insanlığa ve ; O yikilan evlilikler, bundan böyle özveri ve anlayışla, sevgiyle , mutlu yuvaların yıkılmasını önlemiş olurlar... Sen de bu vesile ile çok güzel bir hayır işlemiş olursun Ceynur\'um. Seni tebrik eder ve anlından öperim birtanem... Yolun açık ,basarilarin sonsuz olsun inşallah biricik CEYNUR\'um benim.

Son Yazılar