Herşeyden Biraz
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Herşeyden Biraz

04 Mart 2021 - 11:05

1 Nisan’da Turizm açılıyor (muş). Sayın Başbakan geçenlerde basına böyle bir bilgi verdi. Okuduğum zaman ilk önce Nisan 1 şakası sandım. Ama sonra baktım ki ciddi ciddi bir açıklama bu. Doğrusu pek bir merak ettim bu açılım nasıl olacak diye. Biraz araştırdığım zaman Turizm sektörlerinde böyle bir bilginin olmadığını, hatta böyle bir çalışma olmadığını öğrendim. Keşke açtım demekle açabilseydik, keşke lafla peynir gemisi yürüseydi. Pek tabii ki şu an pandemi oteli olarak hizmet veren otelcilerimizden bir ses seda yok, onlar hallerinden memnun. Peki ya diğer oteller, ya butik oteller, ya seyahat acenteleri, ya rehberler, ya ulaşım sektörü, hepsi bu yıldan da ümidini kesmiş gibi. Çok mu zordu 2020 Mart’ından bu güne gelene kadar turizmde bir plan hazırlayıp bir yol haritası belirlemek, hiç sanmıyorum. Çünkü turizmde yetişmiş vizyon sahibi insanlarımızı bir araya getirip bir çalışma istenseydi eğer, şimdi yaz sezonu için hazırlıklar tamamlanmış olur ve 2021 yılı “akmazsa damlar” misali ekonomiye biraz rahat bir nefes aldırırdı. Bir avuç toprak parçasında yaşayan 350-400 bin nüfuslu bir Ada’yız. Eğer aşılanmada bir plan yapılıp halkın %70’i Mayıs 2021 sonuna kadar aşılanmış olsaydı Turizm’de bir canlanma olabilirdi. Bir diğer konu seyahatlerde aşı karnesi koşulu aranacak deniliyor.

 

 

Bizim Ada’ya Avrupa’dan gelen turist bacağımızın 2. Doz aşı alımı Temmuzu bulacak diyor bilir kişiler. Türkiye bacağında ise aşılanmanın 65 yaş üstünde 2. Dozun Eylül-Ekim aylarında tamamlanabileceği gelen bilgiler arasında. Nisan’da açılım olacak ise, gelecek olan turistin aşıları tamam olmayacak. Biz halk olarak henüz aşılanma oranında %10-11 civarlarında seyrediyoruz. Peki ama hal böyle iken nasıl açılıp da turizm yapacağız? Ya da Ada’ya hangi koşullarda turist kabul edebileceğiz? Bir diğer konu, pandemi öncesinde bile bilet fiyatlarında gözle görülür bir artış var iken, yaz sezonuyla birlikte Ekonomik sebeplerden dolayı bu artış daha bir göze batacak. Hal böyle olunca da gelebilecek olan turist kitlesinin kimler olabileceği yine akıllarda birçok soru işaretinin oluşmasına sebebiyet veriyor. Gelelim Bafra Bölgesi Turizm Otellerine, neredeyse 1 yıldır tamamen kapalılar. Hiç biri pandemi oteli olarak da çalışmadı. Kanımca sadece bu bölge için bile bir alternatif turizm planı yapılıp sadece bu bölge yaz sezonuna açılabilirdi. Böylece ekonomik açıdan da bir nebze de olsa rahat bir soluk alınırdı diye düşünüyorum.

 

Yani siz hükümet edenler hep “karnımız tok sırtımız pek” olsun istiyorsunuz da bu işler öyle sözle, süslü cümlelerle olmuyor işte. Her şey gün gibi ortada. Aslında memleketin hali ortada. Ben hep söylüyorum “biz hep rastgele yaşayan bir toplumuz” diye. Küçük bir Ada ülkesiyiz. Sahip olduğumuz toprak parçası ve nüfusumuz belli. Okur-yazar oranımız yüksek. Dahası her konuda yetişmiş vizyon sahibi insanlarımız var, gençlerimiz var, aydın kişilerimiz var. Fakat bu insanları elinizin tersiyle itip, her şeyi kendiniz bilir edasıyla yapmaya çalışıp biz halkı bu günlere taşıdınız. Hiç birinizin halkın ekonomik durumu ya da psikolojisi hakkında en ufak bir fikri yok. Siz halkınızı her geçen gün biraz daha fakirliğe ve gelecek endişesine ittiniz. Farkında mısınız? Siz eğer iyi idare ediyor olsaydınız biz bu salgında bu kadar yalaş bulaş olmayacak ve hatta temizlenmiş bile olacaktık. Pandemi otellerine ödenen paralarla halkın ihtiyacı olan tüm aşılar alınır ve aşılanma en azından %50’lerin üzerine çıkardı. Birilerine rant için halkı yine ezip geçtiniz. Farkında mısınız? “Ekonomik kriz var, devletin kasası boş” diyorsunuz, fakat siz halen daha atamalarla meşgulsünüz. Ve bu atamalarla bir miktar daha müşavir yaratıp devlete külfet yaratıyorsunuz. Farkında mısınız? Her bir bakanlar kurulu toplantısı sonrası yaptığınız açıklamalar anlaşılır gibi değil. Anlaşılamamaktan öte, alınan kararların içerisinde bir dizi tutarsızlıklar var ve siz bunu ya görmezden geliyorsunuz ya da halkın bu kaosta aklından şüphe duymasını istiyorsunuz. Farkında mısınız? Aslında bence siz her şeyin farkındasınız. Ancak sizin derdiniz toplumun sağlığından, Ada’nın geleceğinden, Turizmden, Ekonomiden, Eğitimden, daha büyük hem de çok büyük. Sizin derdiniz koltuk savaşları. Ancak bilmelisiniz ki La-Edri’nin de dediği gibi “Makamlar insanlara değil, insanlar makamlara şeref kazandırır”. Saygılar.

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar