Herşeyden Biraz
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Herşeyden Biraz

17 Mart 2021 - 10:40

Doğa uyandı, insanoğlu halen daha derin uykuda. Dün (13 Mart 2021) uzun zaman sonra kendimi dağa taşa vurdum, tabiat ananın kucağına attım. Her yer yemyeşil, ağaçlar rengarenk çiçek açmaya başlamış, kuşlar cıvıl cıvıl, mart tırtılları toprağın üzerinde öbek öbek kümelenmişlerdi. Güneş kavurmasa da sıcaklığını belli ediyordu kemiklerime vurdukça. Havada hafif bir rüzgar olsa da üşütmüyordu, bahar iyice kendini gösteriyordu. Sizin anlayacağınız doğa uyanmış ve mevsim artık İlkbahar’dı. Uzunca bir süre dağlarda yürüyüş yaptım ve çam kokularını, temiz havayı içime çektim. Kısa bir mola vermek için durduğumda 74 Barış Harekatı’nda dağların üzerinde asılı kalmış tankın olduğu bölgeye çok yakın olduğumu farkettim. Az biraz daha yürüyünce tarihi tank görüş menzilime girmişti. Ayni şekilde masmavi deniz, uçsuz bucaksız ta uzaklardan bana mavinin her bir tonuyla göz kırpıyordu. Gerçekten bu güzelim Ada “Cennetten bir köşe” idi. Ancak biz kıymetini bilemedik.

 

Hiçbir zaman yapıcı olamadık, iyiden güzelden yana ne varsa yakıp yıkıp yok ettik. Hem halk olarak hem de idareciler olarak geçmişten bu güne tüm hükümetler Ada’nın bu günkü her türlü manzarasından sorumludur. Elbette burada 74 Barış Harekatını anmışken “Şükan Anavatan” demeden geçemeyeceğim. Ancak sonrası biz halk için pek de iyi olmadı. Çünkü Anavatan verdikçe biz aldık, üretmekten vaz geçtik, daha çok tüketen bir toplum olduk. Siyasiler de bu hazır gelen paraya konarak, bunun üzerinden siyaset yaparak gün geçirdiler, gelecek düşünmediler. Hiç mi akıllarına düşmedi “ya Anavatan bize bu derenin suyunu keserse” diye? Eminim “ben bu dere akarken keseyi doldurayım da ötesinden bana ne” diyen çok olmuştur. Ve dahası birçok siyasinin temel siyaset görüşü de bunun üzerine kurulmuştur. Zira gelmiş geçmiş tüm hükümetlerde görev alan siyasilerin biraz olsun “siyasette bir vizyonu ve misyonu olsa idi” bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak bu kadar “aciz bir devlet” ve bu kadar “aciz bir toplum” olmazdık.

 

 “Aciz Devlet” diyorum, çünkü 83 yılında bir Cumhuriyet kurdu, adına “özgür ve bağımsız” dedi ve halen daha bu gün oldu “Ana” sının eteklerine tutunarak yürüyor, bırakırsa, emeklemeyi dahi beceremediği için tepe üstü yere çakılacak. Tanınmamışlığına hiç girmiyorum, derin bir siyasete hiç gerek yok. “Aciz Devlet” diyorum, çünkü halkı standartize ederek daha kolay yöneteceğini düşündü ve halk arasında sınıf ayırımı oluşmasına sebebiyet vererek bir kısım zümreyi sermaye patronu yaptı. Ve maalesef bugün artık bu sermaye patronları hükümet edenlerin arkasında gizli bir güç. “Aciz Devlet” diyorum, çünkü kasasında yıllar yılı bir kuruş para biriktirmedi, doğal afetler için bile bir kenara birkaç kuruş koymadı, gelinen noktada ise ekonomisi sıfırlanarak, her bir sektörü dibe vurdu. Daha birçok konu sıralayabilirdim buraya, da aslında hepimiz neyin ne olduğunu biliyoruz. Ve evet; “Aciz Toplum” diyorum, çünkü yıllardır üç maymunu oynayıp durmakta, düzene ayak uydurmakta ve her seçim dönemi olmayacak vaadlere kanarak, cebine konan 3-5 kuruş ile her konuya sessiz kalmaktadır. “Aciz Toplum” diyorum, çünkü “hak arama hürriyetini” kullanamamaktadır. Korkak, umursuz, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” düşüncesiyle hareket eder olmuştur. Oysa ki, “Güneş balçıkla sıvanmaz” her daim zihinlerimize kazınmalı ve toplum olarak böyle yol almalıyız. Pandemiyle birlikte birçok konu artık su yüzüne çıkmışken; Tabiat ana her yıl böyle zamanlar uyanıp kendi kendini yenilenirken; Biz toplum olarak halen niye uyanmıyoruz? Biz toplum olarak halen niye gerçekleri göz ardı ediyoruz? Biz toplum olarak halen neden adalet, hak, hukuk için savaşmıyoruz? Biz toplum olarak halen neden “böl ve yönet” politikalarına alet oluyoruz? Biz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti topraklarında doğmuş olan halk, neden kendi topraklarımız üzerinde siyasiler yüzünden özgürlüğümüzden ödün veriyoruz? Biz toplum olarak “Tabiat Ana” gibi neden artık uyuduğumuz bu derin uykudan uyanamıyoruz?

 

Ben bu topraklar üzerinde doğup büyüdüm ve bu toprak parçasında, geçmişten bu güne gelen siyasi yozlaşmanın, sermaye patronlarının, haksızlıkların, adaletsizliğin ve her geçen gün fakirleşerek bizi yoksulluğa iten bu düzenin işleyişi adına “Toplum Uyan Artık” diyorum. Gelecek olan nesillere “siyasi irade değil, toplum yön versin” diyorum. Satılmadan, amaç gütmeden, menfaat beklemeden, sadece yeni bir düzen, “Adaletin ve Eşitliğin” olduğu bir düzen için, hep birlikte ve elele. Uyanırsak, birlik ve beraberlik içerisinde olursak, başaracağız. Tarihte her dönem toplum olarak “Uyanış” lar yaşanmıştır. Ya bu tarihle yok olup tükeneceğiz, ya uyanışla yeniden güzel günler göreceğiz. Saygılarımla.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Özel Pehlivan
    7 ay önce
    YINE yeniden tüm günümüz durumlarını çok güzel özetleyerek satırlarına dökmüşsün...Her bir satırı ile günümüz durumlarının acı gerçeklerini dile getirmişsin . Bir nebze de olsa dikkate alıp belki uyanarak dört elle güzel icraatlar yaparak daha güzel bir toplum yaratılır umuduyla; sen de yazilarinla , halkın beklentilerini , umutlarını dile getirerek , inşallah daha güzel, daha mutlu ve başarılarla dolu güzel günler yaşanır bu güzelim küçücük adamızda. Eline yüreğine sağlık, kalemine güç CEYNUR\'um... Nice nice hayırlı görevler diliyorum birtanem kızım. ❤

Son Yazılar