Herşeyden Biraz
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Herşeyden Biraz

21 Mart 2021 - 11:25

Geçmişten bugüne

Geçenlerde bir yerlerde bir yazı okudum ve bu yazı üzerine doğduğum bu coğrafyada tarihte kısa bir yolculuk yapmayı elzem gördüm. Yazıyı aynen sizlere aktarıyorum. “İnsan tarihin bir nesnesi değil öznesidir. Kimisi bu özneliğin farkındadır, kimisi değildir. Bütün mesele farkındalıkta yatmaktadır. Farkındalığı doğuran ise sorumluluktur”. “Özne” bizim kim olduğumuzla alakalı iken, “Sorumluluk” kelimesine gelince duraksadım. Günümüzde bu kelimeyi tam manasıyla yerine getirebilen bir toplum muyuz? diye bir soru belirdi aklımda. İşte bu noktada geçmişe doğru bir yolculuk yaparak kendimi 1974 öncesinde buldum. Her şeyi hatırlayabilecek yaştaydım, en azından çevremde olup bitenlerin farkındaydım. O yıllarda Sanayi Holding vardı, Narenciye Sektörü vardı, İhracat vardı, Üretim vardı hatta Teflon-Tava fabrikası bile vardı. Eğitimde öncelik kendi tarihimizdi. En önemlisi de kamu kurumunda çalışan memurları kendi kasasından ödeyebilecek güçte bir devlet vardı. O yıllarda insanlar, kendi aralarında paylaşımcı, yardımsever, sorumluluk sahibi, örf ve ananelerine bağlı, kültürel mirasına değer veren bir toplumdu. Bugüne baktığım zaman, Sanayi Holding yok, İhracat zayıf, Üretim her geçen gün azalmakta, Devlet çalışanlarının maaşı ise TC’den gelmekte. Eğitimde öncelik TC tarihi iken, her geçen gün yeni bir ilahiyat fakültesi varlığı boy göstermekte. İnsanlara baktığım zaman kendi kültürünü unutmaya yüz tutmuş, yardımlaşmayı unutmuş, bencil, menfaat düşkünü, özünü unutmuş, tarihini unutmuş, bazı alanlarda sermaye patronları türemiş, sonradan gelip yerleşenler arasında kaynamış bir insan topluluğu görüyorum. 15 Kasım 1983’te Özgür ve Bağımsız bir Devlet kurulup adına da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti deniyor. İşte bu tarihten sonra bugüne gelinceye kadarki tarihi yolculuğumdaki bulgularım yukarıda çok kısa bir şekilde özetlenmiştir. Şimdi burada “Özne” kim? Şimdi burada “Sorumluluk Sahibi” insanlar nerede? Şimdi burada adına “Özgür ve Bağımsız Devlet” dediğiniz ve günümüzde yaşadığımız bu düzen birbiriyle bağdaşıyor mu? Bu soruların cevabını sizde kendi içinizde tarihe bir yolculuk yaparak bulabilirsiniz. Bu soruların cevabını geçmiş ve bu günü kıyasladığınız zaman kazançlarımızı ve kayıplarımızı görebilirsiniz. Bu soruların cevabını ne kadar özgür ve bağımsız olduğumuzu gündemdeki siyasi arenadan çıkarabilirsiniz. Bu soruların cevabını nasıl bir “devlet” olduğumuzu anlamak için pandemiyle su yüzüne çıkan tüm gerçekleri ölçüp tartarak değerlendirebilirsiniz. Bu soruların cevabını elimizde tuttuğumuz kimliklerin, yaşadığımız bu coğrafyadaki toprak parçasında ne kadar katlanarak dıştan gelenlere armağan edildiğini ve birbirimize ne kadar yabancılaştırıldığımızı mukayese ederek çıkarabilirsiniz. Bu soruların cevabını, bugünkü eğitim alanında tarihi geçmişimizin, kültürümüzün ne kadar ön planda tutulduğunu anlayabilirsiniz. Ve maalesef bugün geldiğimiz noktada geçmişten bu güne siyasi arenada “Vizyon ve Misyon” kelimelerinin ne kadar önem taşıdığını, içinde bulunduğumuz ve sürüklenmeye çalıştığımız yolun nereye doğru olduğunu anlayabilirsiniz. Şuan burada Yılmaz Güney’in bir sözü aklıma geliyor; “Geldiğin yeri unutursan gideceğin yolda kaybolursun”. İşte bu yüzden Geçmişi unutmayalım, Gelecek için daha fazla birilerinin ellerine ipleri teslim etmeyelim. Bu toprak parçasının tarihinin sadece 1974 yılından sonra değil, çok öncelere dayandığını ve o yıllarda bir “Var oluş Mücadelesi” bulunduğunu, Kıbrıs’ta Yaşayan Kıbrıslı Türklerin Her Zaman Var Olacağını kabul ettirmeyi kendimize görev bilelim. Saygılar.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Özel Pehlivan
    1 ay önce
    YINE çok önemli ve gerçekleri yansıtan yazını bir nefeste okudum...Tekrar sindire sindire bir daha okud um Ceynur\'um.Gecmis yillarda bağlılık, sevgi , saygı ve yerli halkımızla mutlu , sevgi ve saygıyla geçinen halkı.iz vardı. Halbuki şimdilerde yerli halkımız yok denecek kadar kayboldu...Çünkü yurt dışından çeşitli ülkelerden gelerek yerleşen, kalabalık yabancılar arasında kaybolup gittik ; Ve daha da gitmeye devam ediyoruz... Hükûmet erkanı sessiz , mevki ve makam sevdasıyla yabancıları görüp duymaz oldular... Nerde kaldı sizlerin güzel adamızda yaşanan yerli halkımızın sevgi ve saygıyla davranışları; alın teriyle çalışıp kazanmaları????????? Bir silkinip kendinize geliniz ve dört elle güzel adamızı daha fazla ikirletmelerine izin vermeyiniz... Bizler de sizleri ayakta alkışlayalım.... Umutla , merakla gelecek güzel günleri bekliyoruz yapacağınız hayırlı isleri ayakta alkışlamak için...

Son Yazılar