Herşeyden Biraz
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Herşeyden Biraz

28 Mart 2021 - 10:37

Git artık CORONA Bir yılı aşkın bir süredir dünyayı saran elle tutulmayan, gözle görülmeyen ve adın “Corona” diye anılan virüs sana sesleniyorum; Bir yıldır bizde de dolanıp duruyorsun da artık yeter. Biz öyle senin sandığın gibi büyük bir ülke, zengin bir ülke değiliz. Gösterişe aldanma, hele baştakilere hiç kanma. Biliyoruz bu dünyaya yeni bir format çekmeye, insanlığa büyük bir ders vermeye geldin. Ancak biz başka ülkelere benzemeyiz, bizim etimiz ne budumuz ne… Ne dayanacak gücümüz, ne ekonomimiz, ne eğitimimiz, ne de daha fazla direnecek ruh sağlığımız kalmadı, her şeyimiz alan taran oldu. Ders alacak olan geçen süreçte dersini aldı, almayanlar da zaten deyim yerindeyse “nato mermer nato kafa” yoluna bildiği gibi devam ediyordur. Neler neler öğretmedin ki sen bizlere. Daha doğrusu var olan mevcut sorunların, yapılan adaletsizliklerin, yolsuzlukların, çökmüş olan sistemin ayyuka çıkmasına sebep oldun. Örneğin; hükümet edenlerin göreve gelirken ettikleri yeminin sadece sözde olduğunu , idarecilerdeki otorite boşluğunu, aslında tepeden bir düğme ile idare edildiklerini bir kez daha net bir şekilde görmemizi sağladın. Örneğin; “Kazandıklarımızı birlikte bölüşeceğiz” diyen idarenin yandaşlarına menfaat sağlamak için birçok sektöre üvey evlat muamelesi yaptığını, hatta bazılarını görmezden geldiğini bize net bir şekilde ortaya döktün. Örneğin; “söz konusu sağlık olunca akan sular durur”diyen idarecilerin halkı bin parçaya bölüp, torpilli kesimi aşılayarak, geriye kalanları kaale almadığını, aşı konusunda yalan beyanlarla insanları oyaladığını, hatta daha ileri giderek pandemi süresince gecesi gündüzüne karışan sağlıkçıların “aş”ını keserek “cebinizden yiyiy” diyebilecek kadar duyarsız ve adaletsiz olduklarını, tüm bunları yaparken de kendi konforları için hiçbir masraftan kaçınmadıklarını gözümüzün içine sokarcasına bize gösterdin. (Bu “aş” durumu sonradan düzeltilse de her zaman için ilk hamle unutulmaz.) Örneğin; “ekonomimizi düzeltmek adına birtakım önlemler alacağız” diye beyanatta bulunarak ilk önce memurun hayat pahalılığına dokunarak ve her gün market reyonlarında yükselen etiket fiyatlarını görmezden gelerek, bu süreçte çalışamayan emekçiden her türlü vergi birikimini çatır çatır kesen, ödeyemeyecek olana da “git borçlan” diyerek çözüm üreten adaletten uzak bir idareci kesimin varlığını iyice hissettirdin. Tüm bu kararların üzerine kendilerin halen daha ayni sefa içerisinde yaşamlarını idare ettirdiklerini bize gözler önüne serdin. Örneğin; “yüz yüze eğitim devam edecektir” diye ilk başlarda bunu savunanların sadece laf kalabalığı yaptığını, bunun için gerekli ve yeterli tedbirler alınmayarak “online” eğitimin elzem olduğunu ve halen daha tam olarak yüz yüze eğitime geçebilmek için bir plan-proje geliştirilemediğini bize net bir şekilde gösterdin. Örneğin; “kamu maliyesini rahatlatmak gerekir” diye beyanat veren idarecilerin, bunun için yine emekçinin cebindeki son kuruşu da almaya yöneldiğini, adil vergi uygulamasını yapmadığını, gereksiz istihdamlar ve atamalarla devlete yeni maddi külfet yarattığını bize net bir şekilde gözler önüne serdin. Örneğin; “bu ülkenin ekonomisi turizmle kalkınır” diyenlerin yeni bir turizm modeli “pandemi turizmi” ve buna bağlı olarak da “pandemi taşımacılığı” yaratarak, belli bir zümreye rant sağladığını, küçük ölçekli işletmelerin hiç düşünülmediğini, dahası Ada’nın “kumar turizmine” yatkınlığını böyle bir salgında “charter”seferlerle bundan geri kalınmayacağını bir kez daha gözümüze soka soka gösterilmesini sağladın. Örneğin; “meclis bir toplumun aynasıdır” cümlesini savunan kürsü konuşmacılarının, saygı çerçevesinden uzak, sadece konuşma yoksunu olmadıklarını ayni zamanda tartışmayı da beceremeyerek birbirlerine küfür ve yumruk salladıklarını, aralarındaki husumetten nisap sağlayamayarak toplanamadıklarını, herkeste “tavan” yapmış bir ego olgusu varlığını bizlere bir kez daha gözler önüne serdin. Ben sana buradan daha çok örnekler yazardım Corona da, biz artık toplum olarak bunları izlemekten, görmekten, bilmekten usandık, onlar usanmadı, onlar utanmadı, onlar çabalamadı. Onların gözünü koltuk sevdası, taht kavgası, mal-mülk çıkarı öyle bir bürümüş ki, ne halk, ne doğru idare, ne sistem, ne açlık, ne yok oluş, ne Ada’nın geleceği, hiçbir şey umurlarında değil. Bu yüzden Corona, sen buralarda kaldıkça, birilerinin cebi dolacak, sermayesine sermaye katacak ama olan zavallı halka olacak. Hem maddi hem manevi daha ne kadar çöküş yaşayabiliriz ki. Lütfen geldiğin yere geri dön, ya da seni kim icat etmişse git onun kafasına çöreklen. Ya da illaki birilerine bir şey anlatmak istiyorsan halk anlayacağını anladı, var git anlamayanlara, o en başta olanlara ve bizlerin durumunu görmezden gelenlere, kendi dilinden en ağır bir şekilde anlat. Saygılar.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar