Herşeyden Biraz
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Herşeyden Biraz

31 Mart 2021 - 09:33

“I love CYPRUS” için elele mücadele kaçınılmazdır. “Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar” dedikleri bugünlerde yaşadıklarımız için söylenmiş olsa gerek. Giderek bölünüyor, sınıflara ayrılıyor, vasıfsızlaştırılıyor ve yok edilmeye çalışılıyoruz. Oysa bir grup zümre de var ki, hukuk onlara işlemediği gibi, her türlü menfaat onlar için geliştirilerek önlerine altın tepside sunuluyor. Eli kulağında, “1 Nisan iç turizm” ve “12 Nisan da kapalı turizm” olarak açılıyor. “Kumar Turizmi” aslında çok anılıp, tepki gördüğü için adını “Kapalı Turizm” olarak değiştirip yeniden gündeme oturacak. Anılan tarihten itibaren Ada’ya 3 günlüğüne gelecek turist Pcr testi ile garantinasız giriş yapabilecek ve üçüncü günün sonunda Ada’yı terk edecek. Sizce bu turistler Ada’nın güzelliğini, kültürünü ve tarihi yerlerini görmeye mi gelecek? Tabii ki hayır. Gelecek, kendince şansını deneyecek ve kaldığı otele menfaat sağlayıp geri dönecek. Ve bunların ülke ekonomisine hiçbir katkısı da olmayacak. Alın size “Kapalı Turizm”. Sözde hükümet programında “lokomatif” sektör olarak anılan turizm geliştirilerek, her bir paydaş eşit şekilde ülke turizminden faydalanacak. Oysa bu tarz bir turizimden fayda sağlayacak olan kesim bellidir. İngiltere birkaç gün önce yaptığı açıklama ile ülkeden çıkışı yasaklayıp, yurt dışı çıkış yapmak isteyenlere 5bin stg para cezası kesecek. Dolayısıyle bu yaz “yazlıkçılar” olarak adlandırdığımız İngiltere’de ikamet eden vatandaşlarımız da maalesef bu yıl burada tatil yapma olanağı bulamayacak. Geriye kalan üçüncü ülke vatandaşlarının da 2. Doz aşısı Temmuz ayında tamamlanacağı için dışarıdan turist gelme olasılığı çok düşük bir ihtimal olacak . Ve gelelim “1 Nisan’da iç turizm açılacak” söylemine; Son iki yıldır küçük ölçekli işletmeler olan Butik Otellerimizin tanıtımını yapmaktayım. Genel olarak hepsinin de sorunları ve beklentileri ayni. Bu konu üzerine her biri için o dönemin bakanına raporlar yazdım. Ancak yazdığım raporlar tozlu raflarda kalakaldı. Bizlere bölgeler arası seyahatler bile kısıtlanmış iken iç turizm nasıl başlayacak doğrusu çok merak ediyorum. Halen mevcut 5 yıldızlı otellerimizin birçoğu pandemi oteli iken yerli halka iç turizm nasıl başlatılacak? Veya Butik Otellerimiz bu dönem için halen daha denetlenmemiş iken nasıl bir açılım ile turizm başlayacak? 2011 yılında Turizm Gelişim Yasası Meclisten onaylanarak turizmde plansızlığa son verilecek, turizm ileriye taşınacak, 12 aya yayılacak, sürdürülebilir turizm ve bölgesel farkındalıklar ön planda tutulacak diye hedefler konulmuştu. 2021 yılındayız ve halen daha yukarıda saydığım konuları konuşuyoruz. Aslında geçmişten günümüze hükümet edenlerin yaptığı icraatlar uzun yazılımlarla açıklamalar yaparak vaatler vermek ve tüm bunların bir adım ötesine geçememektir. Şimdi bir de Turizm Üst Kurulu oluşturmaya çalışılarak, açılıma yönelik tedbirlerle sağlıklı ve verimli bir turizm başlatmak gündemde. Umarım bu kez konuşmaktan öteye giderek bu konuda icraat da görebiliriz. Bir avuç toprak parçasında yaşayan bir avuç insanlarız ve bu toprak parçasının ekonomisi büyük ölçüde turizmden sağlanmaktadır. Gel gelelim bizi idare edenler bu bir avuç toprak parçasının “güneşi, kumu, havası, tarihi, kültürü, kendine ait lezzeti ile altındır” söyleminden başka bir faaliyette bulunamamışlardır. Şimdiki hükümet programında “Turizm adına stratejik planda revize yapılarak tüm paydaşlar post-pandemi dönemine hazırlanacaktır ve “lokomotif sektör turizm” anlayışı etkinleştirilecektir” diye madde konmuştur. Son bir yıl içerisinde yaşanılanları gözden geçirerek bu bahse konu programın ne kadarı uygulandı buna siz okuyucularım karar verebilecek akıl sağlığında ve gerçekleri görebilecek kapasitedesinizdir. Kısacası dünyada her salgın sonrası siyasi otorite sorgulanarak bunun sonucunda birtakım bir şeyler değişime uğramıştır. Siz idareciler birçok konularda ayırımcılık yaparak en başta yazdığım cümleyi örnek göstererek “kıyamet” kopmasına sebebiyet vermektesiniz. Yapılan eylemler bunların bir göstergesidir. Ve daha önümüzdeki günlerde ortam iyice kızışacak gibi görünmektedir. Çünkü artık sayfalar dolusu yaptığınız beyanatların boş olduğu halk tarafından iyice anlaşılmıştır. Bu toplum bu şekilde idareyi hak etmiyor. Siz bu topraklar üzerinde doğmadınız mı? Siz toprağınıza, vatanınıza, halkınıza bu şekilde mi sahip çıkıyorsunuz? Bu devir artık sorgulama, hesap sorma, hak arama, adil düzen için mücadele devridir. Siz bu Ada’yı sevmiyorsunuz belki, ancak; Ben bu Ada’yı seviyorum. BİZ BU ADA’YI SEVİYORUZ. ÇÜNKÜ GİDECEK BAŞKA YERİMİZ YOK VE BUNUN İÇİN DE HEP BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Ayla günay
    1 ay önce
    Ortada bir gerçek var. Turizim bu ada\'nın en önemli geçim kaynağı iken , en büyük darbeyi onlar yiyor. Büyük küçük tüm iş yerleri kapalı , halk\'ın dayanma gücü kalmadı , halk isyanlarda . Gel gör ki \' bir kesim var ki ...\' onlara hiiiç pandemi uğramamış . Ülkenin kaymağını onlar yiyor . Bir kez \" yiyicilik \" başlamasın işte aDalet orada seyahate çıkıyor ve ara ki , bulasın .

Son Yazılar