Herşeyden Biraz
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Herşeyden Biraz

07 Nisan 2021 - 10:02

Siyasetçiler önce “reform” sözü verirler, sonra sözlerini “deforme” ederler. Bu sözü kimin söylediğini bilmiyorum ama çok doğru bir söz söylemiş. Ülke olarak her geçen gün geriye doğru ilerliyoruz. Hiçbir kurum doğru düzgün çalışmadığı gibi memlekette her geçen gün sorunlara bir yenisi eklenerek halk olarak çıkmaza doğru sürükleniyoruz. Siyasilerin gözüne perde inmiş, ne kaos, ne toplum umurlarında değil. Hoş aslında bu sistemsizliği, bu karmaşayı da yaratan onlar. Sağ gösterip sol vuruyorlar. Birçok devlet dairesinde çökmüş bir sistem halk gereken hizmeti alamıyor. Eğitime bakıyoruz, 12. Sınıflarda yüz yüze eğitime zar-zor başlandı, ancak eğitmenler henüz aşı olmadı. Aşı programı hazır, ortada aşı yok. Yani Nasreddin Hocanın eşeğine ters binmesi gibi. Turizme bakıyoruz, “Kapalı Turizm” adı altında birkaç otel kelepçeli mahkum misali misafir kabul edecek. Küçük ölçekli Butik Otelleri düşünen yok. Seyahat Acenteleri Allaha havale, Rehberlerin varlığından bir haber. Yani kim kime dum duma gibi. Sağlığa bakıyoruz, anılan vaka sayıları o kadar tutarsız ki, bir gün inişte, bir gün yükselişte, tıpkı döviz borsası gibi. Aşılar geldiydi-gelecekti, aşı planı vardı-yoktu, aşılanmada sıra hangi yaş grubunda cevap verecek birini bulursanız “şükran” çekiniz. Yani “yağmur duası” yerine, “aşı duasına” başladık halk olarak. Ulaştırmaya bakıyoruz, toplu taşımacılık yapanlar ilçeler arası kısıtlamalardan dolayı sözde çalışır gibi. Maliyeye bakıyoruz, düzenli olarak basında yer alan açıklamalardan biri “para yok borçlanmaya gideceğiz”, diğer açıklama ise “hayat pahalılığı donduruldu”. Ehh alıştık artık temcit pilavı gibi sürekli pişirip pişirip koyuyorlar önümüze. Ekonomi ve Enerji bakanlığına bakıyoruz, içte bir savaş, dışta parti başkanlığı için savaş, “at binenin kılıç kuşananın” misali. İçişlerine bakıyoruz, en çalışkan, en yoğun olan bakanlık. Malum boyuna vatandaş yapmakla meşguller. O kadar ki Corona’yı bile sallamıyorlar. Dışişlerine bakıyoruz, ben pek dış işlerinden anlamam ama dış güçlerini iyi bilirim. Dışta o kadar temsilcimiz var ki, iyi iş çıkarıyorlardır diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Tarıma bakıyoruz, menü kuvvetli, ithal küçük baş hayvan var, fidan dikimi var, ülkeye hizmet var. Eh daha ne olsun yani. Çalışma bakanlığına bakıyoruz, destek ödenekleri tabiri caizse tam bir “arap saçı” içinden çıkabilene aşk olsun. Yani ben bu Cazibe Adasından sizlere kısa kısa notlar düştüm. Evet şu an sizi duyar gibiyim “ağlanacak halimize gülüyoruz” diyorsunuz. Bence de.. Sanırım bu güne kadar, siyaset hiç bu kadar yerlerde sürünmemişti. Sanırım bu güne kadar, hiç bir siyasetçi bu kadar yalanın arkasına saklanmamıştı. Sanırım halk geçmişten bu güne kadar, hiç bu kadar görmezden gelinip ezilmeye mahkum edilmemişti. Sanırım geçmişten bu güne kadar, çözümsüzlük ve sistemsizlik bu kadar net çıplak gözle görülmemişti. Sanırım KKTC geçmişten bu güne kadar nereye sürüklendiğini hiç bu kadar net görememişti. İşte bir toplum yok edilmek istenirse, önce o toplum fakirleştirilir, daha sonra nüfusu kirletilir, ardından tarihine gölge düşürülür, sonra eğitime birtakım şartlar getirilir, daha sonra o ülkede din, dil ve ırk çeşitliliği sağlanarak “asıl olan yerleşikler” arada kaynayarak yok olmaya yüz tutar. Şuan hepsini yaşıyoruz. Belki yeni bir tarih yazarız, belki yazmayız, belki yok oluruz, belki küllerimizden yeniden doğarız. Yarınlar çok şeylere gebe, hiç birimiz ne olacağını bilemeyiz. Çünkü siyasi arenada menfaatler söz konusu olduğu için her an her şey değişebilir. Ancak bir gerçek var ise, siyaset bu memlekette hiç bu denli ucuz ve seviyesiz olmamıştı. Ve bir gerçek daha var ise, bazılarının üzerine giydiği gömleğin puntoları kendilerine çok çok büyük geldi. Cazibe Adasından kısa kısa notlarla bu haftalık da bu kadar. Saygılar.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar