KAYBETTİK
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

KAYBETTİK

18 Ekim 2022 - 09:30

Biliyorum ve duyar gibi oluyorum “kaybettik” dediğim ve bu kelimeyi kullandığım için, birçoğunuz bana kızıp “umudunu kesme yurdundan” diyeceksiniz. Ben de size hemen söyleyeyim, neyimiz kaldı ki “bizim” diyebileceğimiz? Ne kazancımız olacak ki bu saatten sonra? Ya da bir kahraman gelip de bizi kurtarabilir mi? Bu boğazına kadar borca batmış ülkeyi ve kokuşmuş siyasetini hangi insanoğlu kahramanlığa soyunup da, hangi biri ile başa çıkmaya çalışıp, bu Ada yarısını yeniden yapılandırabilir ki? Partiler ortada, liderleri ortada, yapılanlar ortada, alınan ve uygulamaya konulan emirler ortada, becerileri ortada, bu ülkeyi ne kadar düşündükleri ortada, bu milleti ne kadar sarıp sarmaladıkları ortada, zihniyetleri ise gayet net ve açık. Bu saatten sonra “anasına göre tanası” diyebiliriz. Ya da “anasına bak kızını al” da diyebiliriz. Artık kim hangisini münasip görürse onu diline dolasın. Aslında çok uzun zamandan beridir süregelen bir benzerlik var da son yıllarda iyice açıktan belli oldu. Benzerlik diyorum, çünkü burayı da oraya benzetmek hedefte idi. Kaldı mı benzemeyen yanımız? Yok. Nüfusa bakıyorum has be has Kıbrıslı eriyip gitmiş durumda. Camiler medreseler imar planlarında, müze ve ören yerlerin wc ve kafeteryaları özelleştirme yolunda, kültürel ve tarihi miraslarımız illaki özelleştirilecek, kurumlarımız bile isteye batırılmış, son kalanların da akıbeti ortada, hali arazilerimiz peşkeşte, denize sıfır araziler parsellenmiş durumda, sermaye patronları köşe olmuş vaziyette ve dahası. Yani, biz bu durumlara hop diye gelmedik, uzun bir süreçten geçtik. Bu süreçte toplum olarak ne mi yaptık? Gördük, görmezden geldik, hissettik umursamaz bir tavır takındık. Bildik ama konuşmaya korktuk, susmayı erdem sayıp, sindik kaldık. Aslında, göz göre göre sessizce bu günlere imza attık. Sessiz tanık olduk her birimiz de. Sevmeyi unutup, menfaatlerimizi ön planda tuttuk. Dostluğu siyasete alet edip, nemalanma peşinde koştuk. Arkadaşlığı çıkar ilişkilerine çevirdik durduk. Parçalara ayırılıp, bölünmeyi göz göre göre kabul edip, sustuk ve oturduk. Üretimden kopup, hazır gelene tamah edip, hazıra konmayı marifet saydık. Yabancıları değerli kılıp, yerliyi hor görüp bir kenara itekledik. Eller kıymet bilmez iken, biz elleri baş tacı ettik, başımıza koyduk. Üç kuruşa oylarımızı satıp, geleceğimizden endişe duyar olduk. Günü kurtarma düşüncesiyle yaşayıp gittik, gelecek için hayrına bir tohum serpmedik, ne bu topraklara ne de insanlığa. Öyleydi, böyleydi, şuydu, buydu derken, bir baktık eski günlere özlem harlandıkça harlandı içimizde. Ancak, yine de laf ebeliğiyle geçirdik günlerimizi. Biz bir avuçken çok önceleri, koca bir dünyaydı bu vatan bize. Şimdi ise, çekilmez oldu, yaşanmaz oldu, tanınmaz oldu, gelecek korkusu doğdu içimizde. Yok oluşun eşiğinde, kaybolmuşuz biz. Şimdilerde her günümüze “bu daha iyi günlerimiz” der olduk. Bu yüzden sorarım size, “Kaybettik” dediğimi kabullenmeyenlere “Ne kazancımız oldu ki”? Vesselam.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar