Maliye kasası "tın tın"
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Maliye kasası "tın tın"

15 Nisan 2022 - 09:53

Eskilerin bir deyimi vardır, içi boş olan bir şeye “tın tın” derler, ya da “içine sıçan düşse başı yarılır” gibi bir cümle de kullanırlar. Bizim yüce devletimizin maliyesindeki kasa da aynen öyle “tın tın” eder. Ya da kazara içine sıçan düşecek olursa sıçanın başı yarılır. Bitmek bilmeyen bir çile, büyük bir sorun oldu bu durum maalesef yönetim tarafından. Ya da yönettiğini zanneden idareciler tarafından demek daha doğru olur kanımca. Her ayın sonlarına doğru alışılagelmiş cümleler “kasada para yok, ödeme yapılamayacak, borçlanmaya gidildi” falan filan gibi cümleler halka lanse edilmektedir. Gerek sigorta emeklilerine, gerekse memurlara bir korku salgılanmaktadır. Halkı, pahalılıktan, zam furyasından, akaryakıt sıkıntısından, elektrik kesintilerinden sersem sepet ettiğiniz yetmezmiş gibi, bir de bu beyanlarla daha fazla ruhsal bir psikoloji ve baskı yaratarak sürekli bir olumsuzluk aşılamakta ve buhrana itmektesiniz. Zaten geçim sıkıntısı çeken aileler, hayatını idame ettirmek için boğaz topluğuna çalışan bireyler, siftah yapmadan kepenk kapatan esnaf, işyerini kapatmak durumunda olan insanlar, mazbatalar ve daha birçok sorunla boğuşan halk, bir de sizin verdiğiniz negatif enerjiyle giderek öfke sendromu yaşamaktadır. Bütün bunları yaşanırken bir de sizin yaptıklarınıza şöyle bir göz atalım. Maliyede para yok diye kan ağlarsınız, ancak vergi toplama yükümlülüğünüzü yerine getirmezsiniz. Memur alımını durdurduk diye açıklama yapar, ahbap-çavuş ilişkisi içerisinde geçici statüde her gün birilerini devlet kurumlarında bir yerlerde işe başlatırsınız. Korumalarınızın sayısını her geçen gün daha da artırırsınız. Devlet dairelerinde klimalar gürül gürül çalışır ama elektrik kurumuna bir kuruş borcunuzu ödemezsiniz. İzaz ikramlarınız bir tamam yerinde. Gelen giden yesin içsin, yandaşlar aç kalmasın, ikramda kusur olmasın. Yurt dışı temsilciliklerinde çalışanların sayıları artsın. Çok faal olarak görev yapıyor ya bu temsilcilikler, onların sayesinde dünya bizi tanıyacak. 46 yıldır bu tanıtma işleri itmedi bitmedi. Gereksiz yurt dışı gezmeleri ve harcırahlara gelince, onlara kasada para var. Efendiler gidip gezecek, yiyecek içecek, sözde tanıtım yapıp ülkeye turist akıtacaklar. Yıllardır ayni terane ama her geçen yıl turist sayısında artış olmadığı gibi, kalite de giderek düşmektedir. Yahu bir inin o makam araçlarından, kendi araçlarınızla işe gidip gelin. Bırakın bu yersiz ve gereksiz cakaları. Bizim ülkemizde korumaya ve şoföre ihtiyacınız yoktur. Kendi araçlarınızla da pekala işe gidip gelebilirsiniz. Bizler sizleri lüks içinde yaşayasınız diye oralara getirmedik. Sizleri devleti kalkındırmak ve idame ettirmek için oralara getirdik. Bırakın artık bu durmaksızın işçi alımını ve yurt dışı gereksiz gezileri, izaz ikramı, devletin ensesine daha fazla yük bindirmeyin. Bırakın artık bu her ayın sonunda ağlayıp sızlamayı “para yok” diye. Yoksa bu lüksü siz nasıl yaşıyorsunuz? Devletin paralarını har vurup harman savurmayın, vergileri bir tamam toplayın, adaletli düzeni sağlayın, üretime destek verin…. Ama her şeyden önce aynada bir kendinize bakın ve vicdan muhakemesi yapın. Para yoksa kimseye olmamalı, para varsa herkese eşit olmalı. Sosyal Devlet anlayışınız nerede? Meclis kürsüsünde vekil andı içerken ettiğiniz yeminleri hatırlayın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar