MUTSUZ BİREYLER OLDUK
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

MUTSUZ BİREYLER OLDUK

26 Ekim 2022 - 09:33

Şimdilerde kime sorsan birçoğu mutsuz bireylerdir ve gelecekten de umudu yoktur. Peki ama, neden böyle olduk diye kaçımız düşünüp kendi içinde bu durumu sorgulamıştır? Pek tabii ki sorgulamayan toplum olduğumuz da bir gerçektir. Çünkü sorgulamayı bilseydik, hesap sormayı kendimize görev edinseydik, belki de bugün bu ülkede bu kadar mutsuz ve umutsuz bireyler olmazdık. Bu kadar olumsuz şeyler yaşamazdık. Ya da bu kadar çıkmazın içerisinde yoğrulup durmaz ve battıkça batmazdık. Birçoğumuzun dilinde “eskiden biz böyle miydik” diye cümleler vardır. Hatta geçmişe özlem çok büyük diyebilirim. İnsan o günleri özlemez mi? Sokağa çıktığımız zaman hep tanıdık simalar vardı. Her evde tencere kaynar ve o tenceredeki yemekten komşular da nasibini alırdı. Evlerimizin kapısında kilit yoktu, pencerelerimiz ardına kadar açıktı, gece ve gündüz. Yolda birbirimizi yakinen tanımasak da göz aşinalığından dolayı dudaklarımızda hep bir tebessüm olur ve başımız ile de selam verirdik. Öyle tecavüz, hırsızlık, yan gözle bakma gibi durumlar bizim toplumumuzda pek olmazdı. Namus kavramı en üst seviyedeydi. Çocuklarımız ya da torunlarımız okula yürüyerek gidip gelirdi. Trafik korkusu veya yabancılar tarafından tacize uğrayacak korkusu yoktu. Yardımlaşma ve birlikte ağlayıp gülme toplumun en hassas duygularıydı. Bir eve ateş düşerse, o acı hep birlikte yaşanırdı. Mutluluk da elbette hep birlikte yaşanırdı. Kıtlıkta olan olmayana yardım ederdi. Gelecek kaygısı ve geçim derdi yoktu. Muhabbet vardı, dertleşmek vardı ama her şeye rağmen umutsuzluk ve mutsuzluk Kıbrıs insanında yoktu. Ekmeğini taştan çıkaran insanlardı atalarımız. Peki ya şimdi? Ne oldu da bu kadar değişime uğradık? Neden bu denli karamsar olduk? En başta da geleceğe dair umutlarımız yok. Her birimiz kendi içerisinde mutsuz bireyler olduk. Çünkü ne o Kıbrıs insanından eser kaldı, ne de o Kıbrıs denilen güvenli ve huzurlu ülkeden. Nüfusun asimile olması ile çevremize yabancı olmamız başladı. Ardından ekonomik istikrarsızlık fakirleşmemize sebep oldu. Siyaset arenasındaki kavgalar, insanımızın siyasete olan inancını kaybettirdi. Geldiğimiz noktada diğer gelişmiş ülkelerin yanında, çok geri kalmış bir ülke olmanın farkındalığı ile gelecek endişesi ve işsizliğin giderek artması ile geçim derdi bizleri derinden sarstı. İşte bu sarsıntılar nedeni ile mutsuz bireyler olup çıktık. Kimse kimsenin derdini dinleyebilecek durumda değil. Kimse kimsenin yardımına koşabilecek durumda değil. Elbette bütün bunlar olurken devletin içerisinde oluşturulan sistemden beslenip, sermayesine sermaye katanlar çok olmuştur. Para hırsı ile bu insanlar, ne ülke insanının derdini takar oldu, ne de bu ülkenin geriledikçe gerilediğinin derdini çeker oldu. Elli yıldır siyasi yönden çözümlenemeyen sorunlar, ülke ekonomisi ve siyaseti ile giderek deniz aşırı güçlerin elinde oyuncak olmamız ve toplum olarak coğrafyadan silinmemiz için adeta ellerinden geleni ardına koymayanların sayesinde, maalesef bugün artık toplum olarak mutsuz ve umutsuz bireyler olduğumuzu söyleyebilirim. Belki bir gün yeniden eski mutlu, umutlu ve huzurlu günleri yakalayabilmemiz umudu ile….

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar