NE DEVLET OLMAYI BECERDİK, NE DE TOPLUM
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

NE DEVLET OLMAYI BECERDİK, NE DE TOPLUM

03 Haziran 2022 - 09:44

Devletin başlıca görevleri arasında; kişilerin temel hak ve özgürlüklerini sınırlayan, siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya ve insanın maddi ve manevi varlığının gelişimi için gerekli şartları hazırlamak, adaleti, huzuru, haberleşme ve din hürriyeti sağlamaktır. Ulaşımı, turizmi, sosyal gelişimi, kültürü ve ekonomiyi geliştirmektir. Oysa ki, 1983 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilanından sonra atılan siyasi adımlar, kurulan hükümetlerin uygulamış olduğu yanlış politikalar bugün artık Kıbrıs Türkünü adım adım yok etmenin eşiğine taşımıştır. Son imzalanan protokolün içerdiği maddeler ile de Ada’da yaşayan toplumun birçok hakları kırpılacaktır. Sizin bağımsız ve egemen devlet dediğiniz yapının hükmü yoktur. Çünkü kendine ait bir havayolu şirketi yoktur. Kendine ait bir uçak alanı yoktur. Alt yapısı çökmüş durumda, yolları bozuk, elektriği yetersiz, suyu ise Anavatandan taşıma ile gelmektedir. Turizmi dibe vurmuş, dini kurumlar her geçen gün çoğalmakta, devlet okullarının önemi kalmamış, özel okullar revaçta olmuş, kültürü 72 milletten insanın Ada’ya gelmesi ile erozyona uğramış, toprak bütünlüğü korunamayıp, yabancı sermayeye satılmış ve doğal güzellikleri, yeşili, denizi korunamamıştır. Her yıl ayni felaketler yaşanır olmuştur. Neredeyse Ada’nın dört bir yanındaki deniz suyu ölçümleri neticesinde su temiz çıkmamaktadır. Orman alanları gerekli önlemler alınamadığından her yıl gözümüzün önünde yanmaktadır. Dağlarımız dinamitle patlatılarak yok edilmektedir. Geçen gün yaşanılan felaket, yine göstermiştir ki, bunca gereksiz devlet harcamaları yapılırken, bir yangın söndürme helikopterimizin olmayışı da eksik-gedik bir devlet olduğumuzun kanıtı olmuştur. Böylesi bir doğal afette güney komşumuz yardıma hazır iken, sizler halen daha düşmanlık, kin ve öfke ile bu yardımı geri çeviriyorsunuz. Oysa söz konusu, o bölgede yaşayan insanlarımızın ve doğadaki canlıların yaşamı tehlike altında, ekili arziler yok olma tehlikesinde, bölgede can ve mal güvenliği tehdit altında idi. Doğal afette düşmanlık olmaz, bu dünyanın neresinde olursanız olun bir nevi kuraldır. Yazıklar olsun sizlere, zihniyetlerinize ve sözde devlet adamlığınıza, hükümet yönetiminize demekten kendimi alamayacağım. Bu yüzdendir ki, devlet dediğiniz otoritenin görev ve sorumluluklarını hiç bir alanda yerine getiremediği için, ortada bir devlet olduğu tartışamaya açık bir konudur. Ne acıdır ki, toplum olmayı da beceremedik. Birlik, beraberlik ve mücadele ruhunu yitirmiş insan topluluğu olmaktan öteye geçemedik. Geçemedik çünkü, menfaatlerimiz uğruna oylarımızı sattık. Ben egosu ile hareket ederek biz olmayı hiç istemedik. Böylece de bu toprak parçası üzerinde, “ben, sen, o” olarak, hatta ötekileştirilerek yaşamaya boyun eğdik. Dik duramadık, seyirci olduk. Bugün artık geldiğimiz noktada eteklerimiz tutuştu. Gerek toplum olarak, gerek ise hükümet içerisinde muhalefet olarak bulunanlarda bir baş gösterme hareketi başlamıştır. Bu hareket, ne kadar eyleme döner ve yitirmekte olduğumuz haklarımızı ve uzun zamandır yok olmuş adaleti nasıl ve ne şekilde sağlaya biliriz? Elbette “birlikten güç doğar” sözü ile hareket ederek. Bunu yapmak zorundayız. Çünkü bu güne kadar, ne devlet olmayı, ne de toplum olmayı beceremedik.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar