Ne oldum değil, ne olacağım diyen var mı?
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Ne oldum değil, ne olacağım diyen var mı?

22 Kasım 2021 - 10:44

Toplum olarak siyasi kavgalardan, zamlardan, coronadan, seçim propagandalarından dolayı, bu sıkıntılarla o kadar iç içe olmuşuz ki, en kıymetli duygularımızı bu olumsuz gelişmeler yüzünden içimizde bir yerlere iteklemişiz. Unutmuşuz yardımlaşmayı, buz tutmuş yürekler sevgisizlikten. Vefa anlamını yitirmiş bu kadar nankörlüğün içerisinde. Başarıya balta vuranlar çoğalmış, fesatlık dolmuş insanlığın içi. Etraf, öfke ve kinden beslenenlerle dolmuş. Oturup gözlemlediğim zaman, geçmişi ve bu günü mukayese ettiğimde, üzülüyorum, insanlığın yaşadığı travmaların ve ülkenin geldiği durumların çözümlenemeyecek kadar çok karmaşık bir hal aldığını gözlemliyorum. Geleceğe yürüyeceğimiz şu günlerde, eskiye dönüş yapıyoruz hızla. Mum ışığında geçirdiğimiz elektriksiz günler, akaryakıt zammından dolayı yaşadığımız sıkıntılar, evine ekmek götüremeyecek duruma gelen kesimin hızla artması, üretimden yoksun bırakılmak ve kıtlık yaşayacağımız günler adım adım bize doğru gelmekte. Biz ne yapıyoruz? Birlik miyiz? Yardımlaşma var mı? Bir kesim zevkü sefa içinde yaşarken, dar gelirli vatandaşı düşünen var mı? Yok. Herkes kendi halinde. Bütün bunlara “dur” diyemeyecek kadar “bananeci” bir toplum olmuşuz. Liderler, toplumlara örnek olurken, içimizde kendini “lider” olarak lanse edenler, hiçbir konuda örnek alınacak bir davranış ve tutum içerisinde değiller maalesef. Bizler, hep sistemi eleştirir dururuz da, peki ya kendi kendimize eleştiri yapıyor muyuz? Bireysel olarak herhangi bir konuda aynayla ve vicdanımızla muhakeme yapıyor muyuz? Belki de, birçoğumuz gelecek endişesi ile yaşıyor ama bunu eyleme dökemiyoruz. Belki de, birçoğumuz duygularını köreltmiş, nereye gittiğini bilmeden yürümeye razı olmuş. Belki de, birçoğumuz, hayat bir gün, o da bugün diyerek gün yaşamayı tercih etmiş. Ancak, bu işler belki ile, sinip, kaderine boyun eğmekle olmuyor. Toplumlar geleceklerini kendileri şekillendirirler. Toplumlar yönetimden memnun değillerse, bir olup haksızlığa hesap sorarlar. Toplumlar çaresiz bırakıldıklarında, birbirleriyle didinmeyi bırakıp tek yumruk olurlar. Toplumlar yurdunun bölünmüşğüne razı olmadıklarında, eylemle dayatmaya giderler. Toplumlar asimilasyon kurbanı edilmeye çalışıldığında, tek nefes, tek yumruk olurlar. Biz toplum olarak ne oldum değil, ne oluyoruz diye bildik mi? Asıl mesele burada.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar