NEW YORK NEW YORK
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

NEW YORK NEW YORK

21 Eylül 2022 - 09:39

Şarkılara ve filmlere konu olmuş bir yer New York. 1977 yılında filmi yapılan bu efsane şehrin güzelliklerini ve hiç uyumayan bir şehir olarak anılmasını Frank Sinatra daha da efsaneleştirerek, 1980 yıllarında adına bir şarkı yapıyor ve o şarkı ile New York’un ününü ölümsüzleştiriyor. Halen daha günümüzde birçoğumuzun severek dinlediği bir parça olduğuna eminim. Geçtiğimiz günlerde bizimkiler de, işte bu güzelim şehrin yolunu tuttu. Görüşmeler ve çeşitli temaslar olacak mış. Bizimkiler diyorum anlamışınızdır, devletimizin en yüce makamı. Hani şu ısrarla eşit ve egemen devlet ilkesini savunan, heyetiyle yine, yeni bir New York gezi programına katıldı. Görüşmeler ve temaslar işte bu ölümsüz şehir New York’ta oluyor. Biliyorsunuz daha önce de olmuştu. Giden heyetin harcama tutarı da 160 bin dolar gibi dudak uçuklatan bir meblağ idi. Peki ama bu kadar harcama nereye yapılmıştı? Ya da hangi görüş ve temaslar gerçekleştirilmişti? Bir kere KKTC’nin kaderi bizim en topta oturan kişinin iki dudağının arasında değil. Bunu pek ala hepimiz çok iyi biliyoruz. Dahası cb yerine bile konmuyor, itibar görmüyor. Bu konunun en yetkili mercisini de yine hepimiz çok iyi biliyoruz. Peki ama o zaman bu temaslar ve görüşmeler olarak adını nitelendirdiğiniz bu toplantılara katılım neden oluyor? Zaten devlet olarak ekonomik darda olduğumuz gün gibi ortadadır. Bırakın bu olmayacak temaslarla boş yere para harcamayı diyeceğim ama, olur mu hiç. Baksanıza bu şehrin adına filmler yapılmış, şarkılar yazılmış. Güzellikleri, insanlara ne hissettirdikleri, şarkı sözlerine konu olmuş. Kısaca şöyle diyor Frank Sinatra bu şarkısında, “New York’ta bulunmak kendimi en topta oturur hissetmek, oranın bir parçası olduğumu hissetmek, bu serseri ayakkabılarımla orada, New York’un tam kalbinde geziniyor ve atıyor hissetmek, tepenin kralı olduğumu öğrenmek, keşfetmek, bu uyumayan şehirde uyanmak istiyorum” diyor. Ve devam ediyor, “Listenin bir numarası, tepenin kralı olarak yepyeni bir başlangıç yapmak istiyorum.” Bütün bunların hiç biri gerçekleşmeyeceğine göre, bu ziyaret niye diye sormak geliyor içimden. Zaten, görüşmek ve uyum içerisinde temaslarda bulunmak çok uzak görünmektedir. Kalıcı bir çözüm mentalitesinden uzak bir politika ve tutum içerisinde olduğunuz kanatindeyim. E hal böyle iken New York’a ne yapmaya gidilir? Bu temaslar, yiyip, içip gezip eğlenmek ana tema, dostlar alış-verişte görsün de görsel Show oluyor, nettir. Haa sahi, siz aslında New York’a yetkililere hesap sormaya gittiniz. Güneye silah ambargosunun kaldırılmasından rahatsızlık duyduğunuzu dile getirip, derhal bu karardan dönmelerini söyleyeceksiniz. İyi de tanınmamış bir ülkenin, saygı görmeyen bir cb’si olduğunuzun farkında değil misiniz halen.? Ah be New York, sen ne güzel bir şehirsin. İnsanı bir hülya dalgasının içine çekiyorsun da, giden kendisini burada kral sanıyor. Ama bizim kral, fakir kral. Olan garip halka oluyor bu harcamalar halkın ensesine külfet olarak biniyor. Kralım vaz geçin bu New York sevdasından. Açın youtube kanalını, yazın Frank Sinatra’dan New York New York şarkısını ve gözlerinizi kapatıp sonsuz düşlere dalın. Bu kadar masraf da boşa gitmez. Vesselam.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar