Nijerya mı, Pakistan mı, Bangladeş mi?
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Nijerya mı, Pakistan mı, Bangladeş mi?

19 Mayıs 2021 - 10:10

Sıcaklar iyice kendini belli etti. Deniz sezonunu açmakta geç bile kaldım. Hazır bayram tatilindeyken şöyle bir deniz sefası yapayım dedim. Tercihimi Mağusa sahillerinden yana kullanarak düştüm yollara. Öğle saatini bulmadan da gideceğim plaja vardım. Etrafta kalabalık yok, şezlonglar oldukça mesafeli bir şekilde dizilmiş. Sahili 3-4 tane koyu tenli görevli temizlemekte. Bu durum beni şaşırtmadı. Geçtiğimiz yıldan bu manzaralara göz aşinalığım vardı. Hoş zaten artık bu işleri yapacak TC kökenli çalışan vatandaş bulmak da çok zor. Çünkü pandemi sebebiyle açlıktan ve işsizlikten ülkeyi terk edenlerin sayısı yasal verilere göre Altmış beş binin üzerinde çıkmış durumda. Vakit ilerleyip de öğleyi devirince sahil iyice kalabalık olmaya başladı. Gelenlerin çoğunluğu üçüncü ülke vatandaşları idi.

 

 

Şemsiyenin altında bir saat kadar siesta yapıp gözümü açtığımda sol tarafımda nargile sofrası, sağ tarafımda ise beyaz elbiseli esmer tenli insan kalabalığı arasında kalakaldığımı fark ettim. Tabii etrafta 3-5 çocuklu aile de mevcut ayni lisanı konuştuğumuz. “Vay ben nereye gelmişim, neredeyim” diye düşünmekten kendimi alamadım. Bir an için “Nijerya’da mıyım, yoksa Pakistan’da mıyım, belki de Bangladeş’e ışınlandım” diye düşündüm. Sağ tarafımda şu bizim meşhur birkaç ay önce açılan Maraş ve enkaz binalar üzerime üzerime geliyordu adeta. Sahilde takım elbise dolaşanlar mı istersiniz, penye don-atlet denize girenler mi istersiniz, sigarasını denizin içinde tüttürüp sonra da izmaritini o güzelim mavi sulara bırakan mı istersiniz, kendi memleketlerine ait yöresel kıyafetlerle plaj keyfi yapanlar mı istersiniz, envayi çeşit mevcut. Hani bu sene de turizm yattı, turist patlaması yapılamadı ama yabancı nüfusta belli ki acayip patlama olmuş. Kendimi tamamen yabancı hissettim bu çevrede ve tası tarağı topladığım gibi oradan ayrıldım. Sahi ama şu bizim hükümet edenlerin bu manzaralardan haberi var mı? Yoksa “Cazibe Ada”sından kasıt şu gördüğüm manzara mıydı?

 

 

Korkarım birkaç yıl sonra denize girmek için yerli halkın kültürüne ve medeniyetine uygun bir plaj bulamayacağız. Korkarım birkaç yıl sonra bu Ada’da Kıbrıslı Türkü sokaklarda mum ile arayacağız. Korkarım birkaç yıl sonra gün ışığında bile karanlıklar arasında boğulup, yok olup gideceğiz. Efendiler, efendiler övünün Cennet Ada Kıbrıs’ı ne hallere getirdiniz. Efendiler, efendiler övünün bir avuç toprak parçasını vizyonsuz ve misyonsuzluğunuz sayesinde yok olmasına çanak tuttunuz. Efendiler, efendiler, bence artık o oturduğunuz koltuklarınızdan bir zahmet kalkıp halkın arasına karışın ve icraatlarınızı yakınen gözlemleyin. Sonra da eğer biraz vicdan, biraz Allah korkusu taşırsanız doğru işler yapın, Ada’nın hayrına olan işler için kararlar alın, yasalar çıkarın yerli halkın yaşam alanlarına ve özgürlüklerine fayda sağlayan… O koltuklar sizi sonsuza kadar taşımayacak. Sonrasında sizler nereye gideceksiniz? Yoksa siz kendinizi bu Ada’nın, bu toprak parçasının yerlisi olarak görmüyor musunuz? Yoksa sizin milliyetçi söylemleriniz yüreğinizden değil de sadece dilinizden mi dökülüyor? Yazık, Vallahi yazık, Güzelim Cennet Kıbrısım…

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Mehmet veysi canates.
    2 ay önce
    Simdiye kadar hangi hikumet halkimizin ysrsrina bir is yapti acaba, hepsi gun gitsin psralar gelsin.Baska bir dusunceleri yok , nasil rusvet alacaklar nerdrn hisse pay alacaklar tek dertleri bunlar.Bunlardan medet ummak bosina hepsi yalanci iki yuzlu.

Son Yazılar