ÖZGÜRLÜK VE BARIŞ
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

ÖZGÜRLÜK VE BARIŞ

20 Temmuz 2022 - 08:54

Yazımın başında bu kavramların tanımını yapmayı uygun görüyorum. Özgürlük; İnsanın, her türlü dış etkiden bağımsız olarak kendi isteği ve düşüncesi ile karar verme durumudur. Herhangi bir koşulla sınırlanmama, zorlamaya, kısıtlamaya bağlı olmaksızın düşünebilme ve davranabilme halidir. Barış ise; savaş halinde olmama durumudur. Yani, kötülükten, kavgalardan, savaşlardan kurtuluş, uyum, birlik, bütünlük, sükunet, sessizlik, huzur içinde yaşamak olarak tanımlanmaktadır. Geliniz bir de ülkenin içinde bulunduğu duruma bakalım ve şu anki özgürlüğümüzü gözden geçirelim. Şuan ki durumda, gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek eğitim ve gerekse dış işlerinde tamamı ile dış güçlerin etkisi ile idare edilmekte, onların verdiği direktifler doğrultusunda hükümet etmekte olan bir devlet yapısına sahibiz. Kendi düşünce ve fikrimizi beyan edecek olursak vatan haini ilan edilme olasılığımız çok yüksektir. Dahası yurt dışına çıkışımız bile kısıtlanabilir. O zaman bunun neresi özgürlük? Geldiğimiz noktada “al gülüm ver gülüm” yaşanılıyorsa, o zaman ben bu durumu, koşulu da vardır sınırı da vardır diye değerlendiririm. Ve dahi zorlama ve baskı da vardır açıklaması yapmaktan da geri durmam. Bu yüzden, özgür değil, tutsaklığın gündemde olduğu ve esaretin yaşandığı bir dönemden geçmekteyiz. Çok basit bir de örnek vereyim. Hasta ilaç bulamıyor, dış güçler gönderirse hastanın ilaç gereksinimi giderilir. Veya dış güçlerce ilaçlar sürekli pahalı oluyorsa hasta ya parayı buluşturup ilacını tedarik edecek, veya oturup ölümü bekleyecek. İşte sizin özgürlükten bahsettiğiniz ve özgürüz diye naralar attığınız bu topraklarda özgürlük ancak bu kadardır. Yani sizin andığınız şekilde buralarda öyle bir özgürlük yoktur. Gelelim “barış” konusuna .Ülkede öylesine bir iç savaş var ki, toplum ve kuşak çatışması, devlet memuru ve özel sektör çatışması, işçi-patron çatışması, güçlü-zayıf çatışması, haklı-haksız çatışması her geçen gün bu memlekette daha da artmakta olan bir durum halidir. Uyum, birlik, beraberlik, sükûnet, sessizlik ve huzur kavramlarını yitireli çok oldu. Neden ve nasıl mı yitirdik? Siyasi otorite devlet anlayışını yitirdiği gün biz bu kavramları yitirmiş olduk. Şöyle ki, bunu da küçük bir örnek ile açıkığa kavuşturayım. Devlet, kamu çalışanına %56 hayat pahalılığı verirken, özel sektör çalışanına %41 lik bir artışı uygun gören siyasi zihniyet vatandaşları arasında ayırım yaparak o birlik ve beraberlik ruhunu iyice yok etmiştir. Kendi nüfusu dışında, taşıma nüfüs ile yerleşikleri yabancı duruma getiren bir siyasi anlayış ise güveni ve huzuru tamemen kökünden zedelemiştir. Bu durumda aslında ülkede gerçek anlamda bir barış da yoktur. Şimdi sizler özgürlük ve barış kutlamaları ve mesajları ile etrafa mavi boncuk dağıtıyorsunuz ya, ben de size Namık Kemal’den “hayal ile” başlayan cümlesini hediye ediyorum. Bu vesile ile, güne atfen şehit olanlara tanrıdan rahmet diliyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar