SİYASET VE PAMUK ŞEKERİ
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

SİYASET VE PAMUK ŞEKERİ

06 Haziran 2022 - 09:56

Son yıllarda ülkemizde siyaset o kadar ucuz, siyasetçi de o kadar basiretsiz olmuş ki, boş yere ülke ve toplum olarak bu hallere gelmedik. Yaşadıklarımız, ülke idaresi için seçtiğimiz yöneticiler, ülkeyi her konuda inceden inceye “Tiye” alırken, her bir sektörün kıymetini sıfırlar iken, halkın akıl sağlığı ile oynar iken, kendi kalitelerini, kendi terbiyelerini, ve dahi kendi “ar-namus” kavramlarının kıymetine ne kadar değer verdiklerini gözler önüne sermekten hiç çekinmemişlerdir. Hani derler ya “ne yüz, ne surat” aynen öyle işte. Meclis demek bir toplumun aynası demektir. Ve burada topluma ayna olacak toplumun vekilleri ülke sıkıntılarını gidermek, yeni yasalar üretmek, devleti daha yüce bir noktaya getirmek için birlikte kararlar üretmek, uygulamaya koymak için tartışarak bir neticeye varmak için toplanmaktadırlar. Halbuki son zamanlarda, artık neredeyse ne devleti, ne de toplumu ilgilendiren konular tartışılmıyor burada. Bütün tartışmalar, kişilerin birbirleri ile olan husumetlerinden kaynaklı, kimin haklı, kimin haksız olduğu veya kimin daha çok güçlü, kimin daha zayıf olduğu ile alakalıdır. Ya da geçmişin hesabını sormak ve birbirlerine çamur atmaktır. Ancak, hepsinin de ortak bir özelliği var ki, o da, sanki hepsinin elinde birer pamuk şekeri var ve tadına baktıkça “daha çok, daha çok” diyecek gibi duruyorlar. Yani anlayacağınız, siyasete bulaşan, bu işin tadına varan, hep ayni yolun yolcusu, ayni türkünün nakaratları ve ayni pamuk şekerinin müptelası oluyorlar. Pamuk şekeri bitince ne oluyor diye soracak olursanız, eski siyasilere bakınız. Hani neredeler ve nasıl anılmaktadırlar? Hükümetin çiçeği burnundaki vekili, yeni sağlık bakanı da bu pamuk şekerinin tadına bakmakta çok gecikmedi. Geçenlerde basında şöyle bir açıklamasını gördüm. “Pandemide başarılı noktaya geldiysek, Anavatan Türkiye’nin desteğinden dolayıdır”. Elbette Anavatan’ın yardımları olmasa, sizler bugün oturduğunuz koltuklarda, elleri kolları bağlı kara kara düşünüyor olacaktınız. Öyle memleket idare etmek; hele hele de ekonomisi sıfırlanmış bir ülkeyi ayakta tutabilmek için, çok becerikli, çok sağlam kararlar almak ve çok gayretli işlere imza atmayı, ülkenin gelir-gider dengesini iyi bilerek hesap kitap yapmayı bilmek gerekmektedir. Siz de gelir gelmez minnet borcunuzu bu şekilde ödemiş oldunuz. Gönül isterdi ki, her biriniz, her şeyden önce, vatan için, toplum için ne yaptınız, hangi güzel işlere imza attınız, hangi icraatlarla toplumu ve ülkeyi kalkındırmayı başardınız, bunlardan haber veresiniz. Oysa hiçbir işte başarı sağlayamamış bir hükümet, ancak pamuk şekeri yalamada üstüne olmayan vekiller ve boyuna zam yaparak bunu icraat olarak addeden bir grup insansınız. Bir grup diyorum, çünkü siyasetçi olamıyorsunuz. Siyaset insanı vizyon ve misyon sahibi olup, yaptığı güzel işlerle örnek bir birey olur. Sizlerin örnek olduğu tek konu “Anavatana teşekkürü bir borç biliriz”. Keşke Anavatanın gönderdiği paraları hak ettiği yerlere harcamış olsaydınız da sadece kuru bir teşekkürle günü kurtarmayı hedef almasaydınız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar