Siyaset ve yalan söyleme sanatı
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

Siyaset ve yalan söyleme sanatı

18 Ağustos 2021 - 07:46

Siyaset kavramının tam olarak açıklaması; “Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş ve anlayıştır”. Buradan yola çıkarak ülkemizdeki siyasete şöyle bir göz atıyorum. Devlet işlerini düzenleme ve yürütme tam bir kaos, tam bir enkaz, tam bir sistemsizlik, tam bir beceriksizlik, tam bir utanç. İşlerin düzenli gittiğini hiç göremedim, düzenli yürütüldüğünü ise hiç ama hiç göremedim. Bizim siyasilerin düzenleme ve yürütme sanatı adı altında yapılan açıklamadan anladığı tam olarak şöyle bir durum. İşleri düzenlemek için 5-6 sekreter, 3-4 şoföre ihtiyaç vardır. Yürütmek için ise bir dizi süslü cümleler kullanmak vatandaşa derin edebiyat yapmak gerekiyor. Yani sizlerin de anlayacağı üzere, edebiyata çalışıp oradan yol alıyorlar. Gelelim ikinci kısma; “özel görüş ve anlayıştır” cümlesine. Gerçek siyaset ve siyasetçide görüş olur, vizyon olur, misyon olur. İlerisi için plan-projeler olur, ülke ekonomisini ve üretimi destekleyici fikir üretilip yürürlüğe konulur. Eğitimde ve sağlıkta diğer ülkelerle yarış yapabilecek seviyeye gelmek için çareler aranıp, icraatlar yapılmaya gayret edilir. En önemli gelir kaynağı Turizmi canlandırmak, ayakta tutmak ve geliştirmek için hamleler ve ataklar yapılması planlanır. Ülke alt yapısını güçlendirmek için çareler üretme yoluna gidilir. Ancak bizim siyasetçilerimizin tüm bunlara ufku ve nutku kapanmıştır. “Özel görüş” kavramı onlar için özel işler, özel insanlar, büyük meblağlar ve cepler. Son olarak tanımımızda “anlayış” kavramı vardır. Gerçek anlamda bir siyasetçi, empati yapma becerisi çok yüksek bir insan olmalıdır. Halkını, yaşadıklarını, ne durumda olduklarını, anlama gayreti içerisine girmeli ve onların sıkıntılarını her türlü çözme becerisine sahip olmakla birlikte, halk için halk odaklı çalışmalıdır. Halkın acılarını hissedebilmeli, onların refah seviyesini daha ileriye taşıyabilecek güçte, aydın görüş ve fikir dehası olmalıdır. Oysa bizimkilerin “anlayış” kelimesiyle uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmamakla birlikte, halkın sorunlarına çözüm odaklı değil, halkın akıl sağlığıyla oynamak gibi bir tutum ve anlayış mevcuttur. Daha da kötüsü, empati kurma becerileri koca bir sıfır iken, vicdan yoksunudurlar. “Anlayıştan” anladıkları sadece, kelime dağarcıklarını geliştirip, süslü cümlelerle göz kamaştırıcı edebiyat yapmak, etrafa caka satmak, Show dünyasında yarış yapmak ve lüks içinde yaşamaktır. Uzun lafın kısası özetleyecek olursak siyasetten anladıkları ve onlara göre siyasetin tanımı “yalan söyleme sanatıdır”. Efendim cümlemin sonunda adettendir, sözüm meclisten dışarı cümlesini kurmadan geçmeyeyim. Saygılar.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar