TOPLUM MUYUZ? TOPLULUK MU?
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

TOPLUM MUYUZ? TOPLULUK MU?

26 Nisan 2021 - 09:57

“Toplum; ayni toprak parçası üzerinde, tarihsel bir gelişim içerisinde ortak bir uygarlığı almış olan, yaşamlarını sürdürmek için birçok temel ihtiyaçlarını ve çıkarlarını gerçekleştirmek için işbirliği yapan insanların tümüdür.” Bu açıklamayı Sosyoloji kitapları tanımlıyor. Ve ben bunu okuyunca Ada’nın mazisi gözümde canlanıyor. “Topluluk ise; alan, zaman, ilişki bakımından birbirine yakın olan insanların oluşturduğu öbeğe verilen addır. Diğer bir açıklama ise, ayni çevrede yaşayan ve birbirleriyle etkileşim içerisinde olan canlılar grubudur.” Bu açıklamayı da okuduğum zaman günümüzde yaşananlar gözümün önüne geliyor. Yani biz “Toplum” olmaktan çıktık, “Topluluk” olduk. İşin aslı, özü ve gerçek olan bu. Toplumları bir Lider yönetir. Liderler toplumları tarafından saygı duyulan saygın kişilerdir. Onlar küçük hesapların insanı olmadıkları gibi, adil, vizyon sahibi, koordine etmeyi bilen, kriz yönetimlerinde başarılı, sorumluluk sahibi, olayları çok yönlü düşünebilen, kendinden emin, başarma konusunda hırslı ve işini en iyi bir şekilde yapmak için elini taşın altına koyandır. Ve en önemlisi de “ben” egemenliğinden çıkmış ve “biz” bütünlüğünü benimsemiş bir kişi olarak hareket eden ve toplumunu da peşinden sürükleyendir. Toplulukları ise bir Yönetici yönetir. Bu yöneticiler doğru takım arkadaşları kuran, hedefleri, planları, stratejileri olan, geleceği görebilen kişiler olarak adlandırılırlar. Ayrıca bu yöneticilerin güven ve saygı ortamı oluşturma gibi yüksek kabiliyetli kişiler olması da gerekiyor. Böylece kendisini takip ettirir ve yönettiği işlerde başarılı olurlar. Yukarıdaki Lider ve Yönetici tanımlarına baktığım zaman şuan bizde bunun büyük bir boşluk teşkil ettiğini net olarak görebilmekteyim. Eminim bir çoğunuz benim gibi düşünüyorsunuzdur. Ve eminim bir çoğunuz da olaylara ve yaşananlara , günümüz siyasetine ve siyasetçisine benim baktığım pencereden bakıyorsunuzdur. Çünkü bizim şuan ne bir “Lider”imiz ne de bir “Yönetici”miz var. Peki bir de “İdareci” tanımına bakalım. İdareci; Müdür ya da bir işi döndürebülen, çevirebilen anlamında kullanılır. Ve iyi bir idareci hoşgörü sahibi, aşırı harcamalardan kaçınan, becerisi olan mahir kişidir. Bu tanıma baktığım zaman da günümüzde mevcut böyle biri var mı diye son zamanları, yaşananları ve önümüze sunulan senaryoları etraflıca sorguladım. Cevabı bende saklı kalsın. Siz de kendinizi sorgulayın ve bir cevap bulun. Uzun lafın kısası; Biz Toplum muyuz, Topluluk muyuz, bilemedim amma bildiğim bir şey var ise o da; Kıbrıs Türkünün arkasından yürüyeceği, peşinden sürükleneceği bir Lideri yok. Kıbrıs Türkünün haklarını savunacak bir Yöneticisi yok. Kıbrıs Türkünün gelecek endişesini azamiye indirebilecek bir İdarecisi yok. Ve şu anda Kıbrıs Türünün en çok ihtiyaç duyduğu, bırakın Yöneticiyi, İdareciyi… Gerçek anlamda bir “Lider”e ihtiyacı var. Ve söz Lider’lerden açılmışken, Dr. Fazıl KÜÇÜK ve Rauf Raif DENKTAŞ’ı bir kez daha özlemle, rahmetle ve saygıyla anarak satırlarımı sonlandırıyorum. Saygılarımla.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar