TOPLUMSAL BİLİNÇ KAYBI YAŞIYORUZ
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

TOPLUMSAL BİLİNÇ KAYBI YAŞIYORUZ

10 Ekim 2022 - 09:37

Bir milletin tarihsel süreci içerisinde birikerek ortaya çıkan toplumsal bellek, o milletin değer yargılarını, dünyayı ve kendi toplumunu algılayışını etkilemektedir. Bir milleti millet yapan değerlerin içerisinde en önemlisi hiç şüphesiz ki tarih boyunca yaşanmışlıklar ve pek tabi ki kültürü olmaktadır. Bu tarihi yaşanmışlıklar kuşaktan kuşağa geçerken aktarılır ve bu aktarım tarihsel belleğin oluşumunu sağlar. Öyle görünüyor ki, bizler Kıbrıs Türk toplumu olarak, şu günlerde içerisinden geçmiş olduğumuz zaman diliminde, bu aktarımı yeterince yapamadığımızı ve maalesef toplum olarak bilinç kaybı yaşadığımızı gözler önüne sermektedir. Zira kendi içimizde bırakın bin parça olmayı, en ufak bir olayda bile birlik, beraberlik ve mücadele ruhunu yitirmiş, geçmiş günlerin hatırasını, verilen mücadeleyi ve yaşanmışlıkları tamamen belleklerden silmiş durumdayız. Veya unutup, bir kenara iteklemiş de olabileceğimizi söyleyebilirim. Umursamaz, bananeci, gün yaşayan ve belki de gelecek kaygısı gütmeyen bireyler olduk da diyebilirim. Gelecek kaygısı olmuş olsa idi zaten, bir şekilde bir birlik ve beraberlik oluşumu sağlayabilirdik kanaatindeyim. Peki ama biz nasıl bu bilinç kaybını yaşadık da bu günlere geldik hiç düşündünüz mü? İlk olarak yabancılaştırıldık ve buna karşı duramadık diyebilirim. Şöyle ki, özümüz, yaratıcılığımız ve etkinliğimiz bastırılarak çarptırıldı ve işlevsiz hale getirildi. Böylelikle kendi içimizde güçsüzlük doğmuş oldu. Ardından birbirimize yabancılaşmaya başladık. 20 yüzyıl kapitalist toplum düzeninde bireyleri, tüketimin tutkulu bir amaç ve erdem olduğu bir biçimde şekillendirmiştir. Bu bağlamda birey, kendi içerisinde değişim ile uzlaşabildiği takdirde özünü yitirmemiş, kendi içerisinde uzlaşamayarak olaylara yenik düşmüş ise de özünü yitirmiş ve yabancılaşmış oluyor diyebiliriz. İnsan doğası gereği sosyal bir varlıktır. Bu sosyal yaşantısının en önemli varlığını da yine yaşadığı kültürü oluşturmaktadır. İşte tam da burada Kıbrıslı Türklere yapılan asimilasyon ile kültür yok edilmeye çalışılıp, toplumsal yapıda değişikliğe neden olundu. Bütün bunların birikimi zamana yayılarak elde edildi. Bugün geldiğimiz son noktada bahse konu yazımı 74 sonrasından ele alacak olursak saat gibi çalışan bir siyasi sitem üzerimize yayılmış bulunmaktadır. Yani tam anlamı ile bizlerin toplumsal bilinci ilk önce erozyona uğratılmış ve ardından yabancılaştırılmıştır. Tam da bu noktada Kıbrıs Türk Toplumu olarak düşünülmesi gereken iki konu vardır. Zamanın ayni şekilde işlemesine olanak tanıyıp, her şeyi görmezden gelip, içinde bulunduğumuz derin uykuya devam mı edeceğiz? Yoksa son bir hamle ile derin uykudan uyanıp, kaybolan bilincimizi açıp, el birliği ile bir mücadele başlatmayı mı hedefleyeceğiz? Unutmamalıyız ki, mücadele olmadan kazanım da olmuyor. Bu topraklar bizim doğup büyüdüğümüz topraklar. Hüküm, yalnızca bu topraklar üzerinde mücadele eden atalarımızın torunlarında olmalıdır diye düşünmekteyim. Bugün biraz kırıntı kalmışsa içimizde Kıbrıslı olduğumuza dair, yarın öbür gün, bu hızla o kırıntı da yok edilip, tamamen tarihten silineceğiz. Bilmiyorum farkında mısınız? Uyanın ve toplumsal bilincinizi açın. Şu an en çok ihtiyacımız olan şey toplumsal bilincimizin yerinde olmasıdır. Vesselam.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar