ZORLA GÜZELLİK OLMAZ
Ceynur Pehlivan

Ceynur Pehlivan

ZORLA GÜZELLİK OLMAZ

31 Ekim 2022 - 12:49

Bir zamanlar adına cennet dediğimiz bu ada, şimdilerde neredeyse cehenneme dönmüş durumdadır. Ateşi yok, ama her yer, her şey cayır cayır yanmaktadır. Elinizi nereye uzatsanız adeta ateşe dokunuyorsunuz gibi. Hayat her geçen gün pahalı olmakta, geçim derdi almış başını gidiyor. Belli bir kesimin yaşam standartları giderek düşmektedir. Maaşlar pahalılık karşısında eriyip giderken, döviz her geçen gün tırmanışta iken, market fiyatları sürekli değişiyorken, yaşam bu ülkede her geçen gün cehennem tadı vermeye başladı. Halk zorla göçe yönlendiriyor. Taşıma nufüs arttıkça, Kıbrıslı bu nüfusun arasında eriyip gidiyor. Adaletin terazisi çalışmaz olmuş. Asıl suçlular ceza almadıkça, işledikleri suçlara bir yenisini ekliyorlar. Dur diyen çıkamıyor. Hukuk, bir yerlerde gizli saklı. Ağzınızı açıp gerçekleri konuşursanız tehditler alıyorsunuz. Göz dağı veriyorlar. Boşuna dememişler doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar diye. Olsun, bizler dokuzuncu köyden de kovulursak, onuncu köyü inşa ederiz. Kıbrıslının bir damarı var ki, yeri gelir tek başına da kalsa mücadelesinden asla vaz geçmez. Bu topraklarda kaç kişi kaldık mücadele için, bilemiyorum. Ancak, bu topraklar bizim, her ne oluşa olsun, bir avuç a kalsak bizim olandan vaz geçmeyeceğiz. Geçtiğimiz günlerde yine sansasyonlara bir yenisi eklendi. Bir kamu kurumunda memurlara zorunlu din dersi gündeme bomba gibi düştü. Adım adım deniz aşırı güçlere biyat ile iş çığrından çıkıyor. Burada ne yapılmaya çalışılıyor? Buna nasıl müsamaha gösteriliyor? Bunlara ön ayak olanların aklında fikrinde ne var? Aslında tüm bu soruların cevapları hepimizce bilinmektedir. Burada hüküm süren rejimin bir parçası olabilmek için deniz aşırı güçlere şirin görünmek, belki de gelecek dönem millet vekilliğine soyunmak ön plandadır. Biz Kıbrıslı Türkler, İngiliz sömürgesinde bile, dini inançlarımızı ve dini vecibelerimizi yerine getirmekte, hiçbir baskıya, hiçbir tehdite, hiçbir zorlamaya maruz kalmamıştık. Dine olan inancımız, bizlerin aklı ve vicdanı arasındadır. Bu konuda hür ve özgürüz. Hiç kimse bu konuda dayatma veya baskı ile bizlere bir zorunluluk getiremez. Bu olsa olsa zorbalık olur. Dünya ülkeleri hızla gelişmekte iken, her konuda bir adım önde olmak için birbirleri ile yarışta iken, bizler de geriye ve gericiliğe doğru yol almaktayız. Geri kalmış ülkelerde dini baskılar her zaman ön planda tutularak, toplum bu şekilde idare edilip, gücü elinde bulunduran, bu yolla daha da güçlü olmayı hedeflemektedir. İşte, burada da uygulanmaya konmak istenen, yapılması öngörülen sistem budur. Ancak, bilmelisiniz ki, Kıbrıslı Türklere zorla itaat etmeyi öğretemezsiniz. Yani, bir başka değişle “zorla güzellik olmaz” diyorlar. Birilerine şirin görüneceksiniz diye, özünüzü, kültürünüzü, toprağınızı, nefsinizi satmayın. Sonunda bütün bunları kaybettiğiniz için, yine kaybedecek olan da sizler olursunuz. Vesselam.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar