DÜŞÜN, BİR KEZ DAHA DÜŞÜN
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

DÜŞÜN, BİR KEZ DAHA DÜŞÜN

31 Ekim 2019 - 10:33

Her nedense bu uçak kazası sıradan bir kaza olarak değerlendirilmedi hiçbir yerde.

Bahse konu uçağın motorları dursa bile aslında planör gibi süzülerek indirilebilecek ve asla düşmeyeceğinden de bahsedildi bu uçağın.

Bizler havacılıktan anlamayız. Sadece böyle bir kazanın olmasına üzülürüz. Bir de kayıpların geride bıraktıklarının acı çekecek olmasına dertleniriz…

Benim aklıma takılan şey aslında bunun her ne hikmetse altında bir bit yeniği aranıyor olması ile ilgili…

Bir de uçak buraya bir çekim için getirilmiş. Yani dışarıdanmış!

Bir şey demeye çalışmıyorum. Aslında böyle bir şüphenin neden gerekli görüldüğünü ve neden böyle bir açıklama yapılması ihtiyacı olduğunu sorguluyorum.

Neden sadece hüzün değil de bit yeniği kuşkusu da var?

●●●

Düşünmekten kendimi alamıyorum. Şöyle ki bizler kendi küçük dertlerimizle cebelleseduralım, dünyadaki bazı sıkıntılar artık burnumuzun dibinde.

Bence ürkmeliyiz!

Zaten son zamanlarda yaşanmakta olan ciddi sıkıntılarımız olduğu gizli değil. Uyuşturucu, cinayet, çocuk istismarı, saldırganlık, hırsızlık, kaçakçılık vb ciddi şekilde güvenlik açığı yaşıyor olduğumuzu gündemimizde tutmuyor mu? Şimdi bir de böylesi şüpheli bir uçak kazası eklenirse…

İnanın ki hepimizi huzursuz etmeli! Böyle bir haber, ister gerçek olsun isterse de olmasın. Yine de dillendirilmesi bizleri düşündürmeli!

Her zaman söylediğimiz gibi uluslararası siyasal ve hukuki tanınmışlığımız olmadığı için çoğu kez dünyanın arka bahçesi görünümündeyiz. Bütün kirli işlerin çevrildiği bir ada ülkesi olma kaygımız giderek daha gerçekçi bir şekilde gözlerimizin önünde sirayet ediyor. Ne yazık ki bunun önünü almak yerine biz çeşitli şekillerde belli siyasal partilerin içindeki belli zümrelerin çıkarları, iktidarları, liderlik hırslarını tartışarak dünya/memleket meselesi çözdüğümüzü zannediyoruz ki bu durum bizi zavallılaştırıyor. Sırra kadem basan saldırganlar gazeteyi ateşe verip, meclisin çatısına bayrak dikiyor, lakin faili meçhullerden kurtulamıyoruz! Cinayet işleyip kaçanlar, hırsızlık yapıp elini kolunu sallayarak çekip gidenler, hatta burada dolaşmaya devam edebilenler!

Adeta düzenlenemesin, adeta bunlar hep olsun diye çalışan gizli bir el var! Burada da belli ki destekçileri var!

Memleketimize giren ve çıkanları kontrol etme yetimizin olabileceğini düşünemediğimizden olsa gerek, bütün bunlar gözümüzün önünde sirayet ediyor. Biz de izliyoruz!

Ne yazık ki hem dur diyemiyoruz hem de olayın gerçekliğini ve tehlikesini ne kadar büyük bir vehamet içerisinde olduğumuzu kavrayamıyoruz.

Filmlerde gördüğümüz tarzdaki suikast, siyasal problemler, suç içeren ve insanlığa zararlı olan şiddet içerikli olayların birçoğunu belgesel tadında televizyondan tıpkı film izler gibi izleyerek hiçbir yere varamayacağız açıktır. Bununla ilgili hiçbir düzenleme de yapamıyoruz.

Her zaman söylediğim gibi daha teknolojiyi kullanamıyoruz. Hava, kara ve deniz limanlarımızdan neyin, ne zaman, nasıl çıktığı veya girdiği konusunda pek de yeterli olduğumuz söylenemez. Kaçakçılık, insan dahil ardı arkası kesilmeyen haberler halinde değil mi?

Tamam tamam kızmasınlar. Biliyoruz muhaceret tüzüğü düzenlendi ve yürürlüğe girdi girmesine de…

***

Dönelim konumuza. Özellikle de bizle alakasına:

Uçmak dünyanın her yerinde çok ciddiye alınan bir iştir. Havacılıkla ilgili kurallar insan hayatını doğrudan etkileyen en önemli mesleklerden bir tanesi olan tıp biliminden dahi daha ciddi bir disiplin anlayışıyla varlığını sürdürür.

Bizde nasıl sürdürüyor acaba?

Bu soruların sorulması, ilgili Bakanlığın gerekli önlemleri nasıl ve ne kadar alabildiği ile ilgili tartışmaların da yapılması gerekiyor. Ancak ne yazık ki bizim ülkemizle ilgili bakanlık, daha yıllardır sokak lambalarını aydınlık tutamıyor. Böylesi bir çalışma anlayışı ile sürdürülen yapıdan, sanıyoruz ki uçaklarla ilgili ya da havacılıkla ilgili bir konuyu ciddiye alabilmesi ya da gerekli özeni gösterilmesine beklemek çok da kolay olmaz. İlgili bakanın bunu yapmadığından söz etmiyorum. Şakın kızmasın. Çünkü son dönemlerde siyasetçiler kızıyorlar haklarında yazılan birtakım eleştirilere.

Elimizdeki imkanları değerlendirmek ve bunların artırılmasını sağlamak, daha yaşanılası bir yurt yaratmak, insanların daha refah içinde daha güvende daha mutlu yaşamalarına katkı sağlamaktan başka ne görevleri olabilir?

***

Çok düşündürücü bir haber verme biçimi…

Çok düşündürücü bir kaza…

Böyle bir çalışmanın adada yapılabilmesine imkân verecek gerekli teçhizat ve insan kaynağı olmadığı için bunun dışarıdan getirilmesi çok daha düşündürücü…

Hala daha ne beklediğimizi sormadan duruyoruz besbelli.

Üzgünüm.

Ölenlere rahmet, geride kalanlara sabır diliyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar