Yavru olan Kıbrıs mı KKTC mi?
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

Yavru olan Kıbrıs mı KKTC mi?

26 Temmuz 2017 - 06:19

Daha geçen gün yazdım şu milliyetçilik hastalığının yarattığı sıkıntıları...

Gene Türkiye'de yayınlanan bir gazetenin mühim(!) yazarlarından biri milliyetçi görüşlerini gururla yumurtlamış...

KKTC bayrağını yorumlamış. 

Fırat ve Nil nehirlerini temsil eden iki kırmızı çizgi arasındaki ay yıldız buraların Türk toprağı olacağının simgesiymiş!

Bunu Necmettin Erbakan tasarlamış. Hatta bu iki çizgi onun imzasında da varmış!

***

Üstelik İsrail bayrağında da iki mavi çizgi arası siyonist yıldız da benzer bir anlamdaymış!

Yani bu iki bayrak, iki milletin düşmanlık kusup birbirlerine meydan okudukları birer simge imiş. Ayrıca bu yazar bayrakları düşmanlığı pekiştiren ve daim kılan birer and işareti olarak ilan etti!

***

Biz kimiz? 

Kıbrıslılar kim? 

Belki de Kıbrıslı Türkler kim diye sormalıyım...

Hiç!

Biz ne bayrağımızı ne yurdumuzu ne de hayatımızı yorumlama hakkına bile sahip değiliz! Ama birileri (kim olduğu ve bunu yapma yetisi ve hakkı olup olmadığı bile mühim değil) dilediğince yazıp konuşuyor. 

Bir de üstüne üstlük ahkam kesip hak iddia ediyor!

Biz buna dur deme hakkına bile sahip değiliz!

Derseeeekkk... ya OHAL ya da  sebeb-i müşterekleri tarafından "hammmm"...

Dikkat ettiniz mi?

TC'lilerin Kıbrıs'a dair farklı bir duruşları ve emelleri var. Sosyalistine göre de idealistine göre de, hümanistine göre de, realistine göre de... Kıbrıs yavru vatandır! 

Hatta esas yavru, KKTC'dir.

Bu bakış açısı oldukça TC buranın sahibi; biz de onların küçük yavrularıyız. O nedenle dilediklerince terbiye eder, azarlar, düzenler, bozar, keser biçer, düzenler ve her şeyi yaparlar...

Kurduğumuzu ve sonsuza kadar yaşatacağımızı hatta bir çakıl taşı vermeyeceğimizi söylediğimiz devletimizin bayrağının bile kendi planlarını forma kavuşturmanın yolu olduğunu iddia ediyor bazı söylemler. 

Kim bilir... Belki de doğru yek gerçeği söylüyorlar. 

 ***

Uzun lafın kısası:

Benim bütün bu yaşananlardan ve KKTC tecrübelerimden sonra anladığım şu ki, Kıbrıs'taki varlığımızın hiçbir önemi yok! 

Biz bir hiçiz ve yerimiz kolaylıkla dolar! 

Nasıl ki atalarımız Kıbrıs için ve Kıbrıslı olarak hiç savaşmadılar bundan sonra da Kıbrıslı bir mücadele veremeyecekler. Bizler bizi sömürenlerin modern köleleri olduk, olmaya devam edeceğiz. 

İngiliz'in askeri olarak 2. Dünya savaşında savaştığımız gibi, Osmanlı'nın askerliğini de yaptık. 1974'te yurdunu kaybetmemek için hayatta kalma mücadelesini verirken aslında Nil ile Fırat arasını Türk kılmak için ölmüş dedelerimiz, babalarımız, ninelerimiz, analarımız...

Sonra da müzakere ediyoruz...

Kendi müzakerecilerimiz olduğunu düşünüyoruz öyle mi?

Yanılıyoruz!

Dr. Çiğdem DÜRÜST 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar