2020 yılında İşçi sınıfı isyanda
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

2020 yılında İşçi sınıfı isyanda

04 Ocak 2021 - 04:34

Dünya işçi sınıfı, 2020 boyunca kriz üstüne kriz, kriz içinde kriz yaşadı. Covid-19 ekonomik krizleri, eşitsizliği ve ayrımcılıkları körükledi. Yıl boyunca kitlesel ve sürekli işçi eylemleri düzenlendi, grev rekorları kırıldı.

2020 uluslararası sendikal hareket için olağan bir yıl olarak başlamıştı. Yıllık planlamalarda kongre hazırlıkları ve adaylık tartışmaları vardı. Bazı kazanımlar ve tehlikeler üzerine analizler yapılıyordu.

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) küresel anketine göre, bir önceki yıl olduğu gibi, işçiler yoksulluk içinde yaşıyor ve siyasetçilere güvenmiyordu. Taşeronlaşma ve güvencesizlik yaygınlaştıkça ücretler düşüyor, iş kazaları artıyordu. Kadınlar, göçmenler ve azınlıklar zorlu mücadelelere rağmen ayrımcılığa ve şiddete maruz kalmaya devam ediyordu.

Halk demokrasileri değil, aç gözlü şirketler ve onların siyasi temsilcileri güçleniyordu. Savaşlar, çatışmalar ve silahlanma harcamaları sürüyordu. Yeni teknolojilerin insanlığa özgürlük ve refah değil, yeni hak gaspları getirmesinden endişe ediliyordu.

Öğrencilerin başını çektiği iklim grevleri sayesinde sendikalar iklim krizini ve ekolojiyi tartışmaya başlamıştı. SARS virüsünün istihdamda ve işçi hayatlarında yarattığı etki gündemin alt sıralarındaydı.

İklim krizinden pandemiye

2020 Ocak ayında Avustralya’da kıta tarihinin en büyük yangını devam ediyordu. Yangının kontrol altına alınması 6 ay sürdü. 8 milyon hektar orman alanı yok oldu. Avustralya Sendikalar Konseyi (ACTU) yangının iklim krizinin bir parçası olduğu tespitiyle bütün sendikaları iklim politikaları oluşturmaya davet etti: “İklim grevlerine katılmalıyız, işyerlerini ve toplu sözleşmelerimizi yeni bir pespektifle iklim acil durumuna göre düzenlemeliyiz.”

Aynı günlerde İngilizce sözlüğe yeni bir kelime eklendi: Brexit. İngiltere, Avrupa Birliği’nden ayrıldı. İngiliz Sendikalar Kongresi (TUC) 2020 yılını Brexit’in (İngiliz ve göçmen) işçi haklarına yapacağı olumsuz etkilere karşı kampanyalarla geçirdi. TUC, Türkiye ile imzalanacak yeni ticaret anlaşmasına işçi haklarıyla ilgili maddeler konulması gerektiğini de vurguladı.

Şubat ayında dünyanın gözü Türkiye-Yunanistan sınırındaydı. Binlerce mülteci AB ülkelerine gitmek üzere sınırı geçmeye çalışıyordu. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) Türkiye ve AB arasında imzalanan anlaşmaları eleştirerek, tarafları mültecileri siyasi ve ekonomik pazarlık konusu yapmaktan vazgeçmeye çağırdı.

Mart ayında mültecilerin sınırdaki bekleyişi sürerken Dünya Sağlık Örgütü Covid-19’un bir pandemi olduğunu açıkladı. Büyük etkinlikler ertelenmeye başladı. Tokyo Olimpiyatı, Eurovision derken, savaşlardan bile etkilenmeyen ILO Konferansı ertelendi. Ulusal ve uluslararası sendika toplantıları internet üzerinden video konferans yoluyla yapılmaya başlandı.

Japonya Sendikalar Konfederasyonu (Zenroren) kongresini maskeli delegeler ve dezenfektanlı kürsülerle farklı salonlarda ve farklı tarihlerde bir dizi toplantıyla tamamladı. Başbakan Abe’nin istifasının talep edildiği kongre süreci bitmeden liberalizmin Japonya’daki temsilcisi Abe istifa etti.

Alkışlar proletaryaya

2020, işçi sınıfının üzerindeki görünmezlik perdesinin kalktığı bir yıl oldu. Medyada ve siyasette görünmez duyulmaz olan işçiler, pandemi günlerinde fark edildiler. Karantinada evinde kalanlar; çalışmaya devam eden, çalışmaya devam etmek zorunda olan işçileri fark ettiler.

Hastaneler, temizlik hizmetleri, marketler, kargo şirketleri her zamankinden çok çalıştı. Buralardaki çalışma koşulları, tehlikeler, zorluklar belki de ilk kez toplumun gündemine geldi.

2020’de sağlık emekçileri hem pandemiye hem de kötü çalışma koşullarına karşı savaştı. Pek çok ülkede günlerde balkonlarda sağlık işçileri için alkışlı dayanışma eylemleri düzenlendi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar