Aç gözünü işçi kardeş
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

Aç gözünü işçi kardeş

03 Haziran 2020 - 18:00

Emek-sermaye çelişkisi var işçinin yanındasın. Mezhep ayrımcılığı var Alevinin yanındasın. Ulusal-etnik baskı ve inkarcılık var Kürdün yanındasın. Cinsiyetçilik var kadının yanındasın. Farklı cinsel yönelimlere tahammülsüzlük var LGBT bireylerin yanındasın.

Çevre sorunlarına duyarlısın, kültürel-tarihsel değerlerin korunmasını savunuyorsun, yaşam alanlarına sahip çıkıyorsun. Devlet şiddetine, devletin polisine, her tür baskıya karşısın. Emperyalizmden de milliyetçilikten de nefret ediyorsun.

Oradan oraya koşturuyor, elinden geleni yapıyorsun. Kuşkusuz iyi bir insansın, adalet duygun gelişmiş, vicdanen rahat olmasan da, vicdanlı birisin. Peki bütün bu sıraladıklarımız bir kişiyi değil de bir siyasi hareketi tanımlıyorsa? Bir tuhaflık var demektir.

***

Böyle düzene ayak uyduran, böyle hükümetin yaptıklarını alkışlayan, eteğine yapışmış kıvıran, çağrılarımıza rağmen örgütlenmekten kaçınan işçiye oh çekmeyeceğim. Güçlerinin farkında olsalar her istediklerini yaptıracaklar bundan eminim.

Bilinmelidir ki işçiler herkesten güçlüdür. Gördüğünüz tüm bu dünya düzeninin yaratıcısı ve ayakta tutanıdır işçi. İşçiyi içinden alıp çıkarttığınız zaman yaşam başımıza çöker. Ne var ki kapitalizm, işçiye hak ettiği onuru, saygınlığı, gücü, avantajı, etkinliği, söz hakkını vermez.

***

Böylece patronlar işçileri, emekçileri eze eze sömürme olanağını sürdürmeye devam eder. Sermaye ve destekçisi hükümet, desteği ile onları kimliksiz haksız, hukuk dışı yöntemlerle süründürür. Bir bakarsınız ki işçinin emeğini satıvermişler...

Kendileri ittifak içinde zenginleşirler, hatta hiç işe gitmeyen, çalışmayan çocukları dahi zenginleşir... Siz hiç çalışarak değil zenginleşen, insan gibi yaşayan işçi gördünüz mü?. Artık uyan işçi kardeş.

İyi ama sen uyurken her zaman senin başına çorap örülürken, kazanımlar birer birer yok edilirken...  Bu güzel ülke Arabistan’a dönerken... Yobazlar toplumu ortaçağa sürüklerken... Kendi hakkını bile alamayan işçinin ne yararı olabilir kendine...

***

Sınıflı toplumların başımıza sardığı adaletsizlik, eşitsizlik ve baskıyla mücadele, bu ana mücadele konusuna bağlanmalı, onun çıkarlarına tabi kılınmalı aksi halde bu tutuma bencillik deniyor. Asıl bencillik, parçalara belirleyicilik atfetmektir oysa. Tamamı da,Lağım çukurundan çıkmış değnek Neresine dokunsan eliniz pislenir..

İşçiler için vaziyet çok daha da vahamet içermektedir.  Sömürülen sınıfın hakları her daim olduğu gibi ilk budananlardan olmuştur. Kimileri geçim kaynaklarını yani  işlerini kaybediyor, kimileri ise alın teriyle kazandıkları maaşlarına hukuksuzca el konulmasını çaresizce izliyor.

Malum acıması olmayan kapitalizm  bunu emrediyor. İşte vicdanen benim isyanım da tam da buna… Hükümet yetkilileri  en azından bu işçilerin sömürülmesine izin vermemeli.  Zaten canlarına kıymet veren yok bari emekleri çalınmasın…

***

Patronlar kazançlarının riske girmesinin bedelini her dönemde işçilere ödetmeye devam ediyorlar. Düzenin şakşakçıları ise yerlerini garantiye alma çabası içinde patronlara güzellemeler yaparken emekçileri ezip geçiyorlar. İşçi sınıfı için bıçak kemiğe çoktan dayandı. Evet henüz çok güçlü çıkmıyor sesleri, sayıları az.

Ancak bu bile iktidarı ve yandaşlarını huzursuz etmeye yetiyor. İşçilerin haklı taleplerini sürekli değersizleştirme ve eksen kaydırma çabaları boşa değil. Çünkü gayet iyi biliyorlar o emeğin değerini ve üretenler emeklerine sahip çıktıklarında neler olabileceğini. O gün çok uzak değil

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar