BU SEÇİM SÜRECİNDE ASGARİ ÜCRETİ HESAP SORMALIDIR
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

BU SEÇİM SÜRECİNDE ASGARİ ÜCRETİ HESAP SORMALIDIR

02 Ekim 2020 - 16:43

Yasa yapıcılar zamanında asgari ücreti birkaç mal satıcısına, bakkala, çakkala sordukları fiyatları kıyaslayarak birçok mal ve hizmetin ölçüsü olarak belirlemiş. Kuran ayeti gibi de orada duruyor, gelmiş geçmiş tüm hükümetler değiştirmek için bir cesaret göstermedi, adım atmadı.

Anasının yavrusu "KKTC"de seçimlere de gidilmekte olduğumuz bu günlerde çalışanlar asgari ücret yeniden belirlenip maaşlarına birkaç kuruş artış yapılır mı beklentisi içinde ama, Türk Lirası’nın dövizler karşısındaki erimesi, uçurumdan yuvarlanması sürüyor.

Seçim öncesinde birçok istihdamlar yapıldı, yandaş partililere hükümet ortakları olarak çeşitli çıkar ve menfaatler sağladılar, 1 oy uğruna yapıldı bütün bu yasadışılıklar, parti,zanlık ve adam kayırmalar. Peki sizler, içi emekçi, özel sektör çalışanlarını düşman gören patron destekçiler, asgari ücreti artırdığınızda vatandaşın cebindeki parayı hortumlayacak sistemi de zaten daha önceden yarattınız.

Şimdi özel sektör çalışanları olarak soralım bakalım bizim geçimiz olan kazancımızın ne olacağına karar veren siyasi atamalardan oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu diye garip bir komisyon var. Devlet, patron ve “işçi temsilcisi” sendikacılardan oluşuyor. Bu komisyonda “gerçek işçiyi” temsil eden tek kişi bile yok. Çünkü sendika tarafı sadece “devlette çalışan işçileri” temsil ediyor.

“Cebi dolu olana her gün güzel” diye bir deyiş var (yok mu, olsaydı!), komisyondaki beyefendiler ile hanımefendiler bu sınıftan. Her ay ceplerine giren para asgari ücretin en az üç katı (İşveren kesimini dışarıda bırakarak), onlar için hayat güzel de asgari ücretli pahalılığın tavan yaptığı şubatı da dövizin erittiği, ücretle yaşamak zorunda…

Bir komisyon düşüşün ki içinde işçi temsilcisi bulunmasın, olan temsilci de “miş” gibi olsun. Peki bulunsaydı ne olacaktı? Sendikalarımız çoktan “çıkar grubu” pozisyonuna geldiği için işçiye pek faydaları da olmaz artık.

Şimdi seçim yasaklarını bahane edip asgari ücrete ilgili bir çalışma yapılmıyor. 20 Ekimden sonra toplanma ihtimali var diye haberler alıyoruz. Farz ediniz ki toplandılar, asgari ücret belirlenecek, biri çıkacak itiraz edecek, bir ay sonra komisyon zor topuz toplanacak, maç konuşacak, cevap “itiraz reddedildi” olacak. Sendika başkanı da “ben vazifemi yaptım” diye nutuk sallayacak.

Düzeni böyle kurmuş olan politikacılarımıza 11 Ekim tarihinde seçimin derdinde olan asgari ücretliler onay verir mi vermez mi bilinmez ama adaylar ondan oyanı koşuştururken, Türk Lirası da ha bire dibe doğru yuvarlanarak değer kaybediyor. Kimin umurunda?

“Ankara'ya bağlı bir üretim yapısı devam ettikçe açık vereceğiz, bütçe deliklerimiz büyümeye, kanamaza noktaya gelecek . Açık verdikçe de dolara olan talep artacak ve dolar kuru talebe bağlı olarak yukarı çıkacak. İşte dönüştüremediğimiz bir ekonomide rekabetçi kurdan bahsediyorsanız.                        Bir sarmal şeklinde kurun yukarı gitmesi kaçınılmaz olur. Yaşanan da budur

O halde asgari ücretin ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek, yaşanılabilir bir düzeye çıkması için bu seçim sürecinde olsun söz sahibi olması gerekenler işçilerdir. Asgari ücreti belirleme komisyonunda işçiyi yani asgari ücretliyi de temsil edecek yasal değişiklikleri yapmaları için baskı unsuru yaratmak zorundayız.  Bunu başarmanın yolu da sanırım kararlı mücadele hedefimiz olmalıdır.

Asgari ücrete mahkum edilen emekçiler, bizler, işsiz, sendikalı, sendikasız ayrımı yapmadan örgütlenmeli ve birlikte mücadele etmeliyiz. Unutmayalım ki, bizler birlikte hareket edemezsek patronlar ve onların sözünden çıkmayan UBP-HP hükümeti bizleri açlığa ve sefalete mahkûm etmeye devam edecek ve var olan haklarımıza da el koymaktan geri durmayacaktır.

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar