Çalışma Yaşamı
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

Çalışma Yaşamı

07 Ekim 2020 - 07:40

İSTİHDAM-İŞGÜCÜ

Yeni dünya düzeni ve küreselleşme politikalarının ideologları, herkes için refah getireceklerini iddia etmişlerdir, ancak İLO‘nun 1996 yılında yayınladığı rapora göre önümüzdeki 25 yıl içinde dünya işgücü piyasasına l milyar yeni insan katılacak ve büyük bir bölümü işsiz kalacak. Dünyanın 358 zengini dünya gelirinin % 54‘üne eşit bir servete sahipken, dünya nüfusunun % 10‘unu oluşturan en yoksul ülkelerin dünya ticaretindeki payı sadece binde 3‘tür.

Dünya nüfusunun % 20‘lik kesimini oluşturan yoksul ülkelerin küresel gelir içerisindeki payı 1960‘da % 2.3 iken, bugün % 1.1‘e düşmüştür. Dünya nüfusunun dörtte birini oluşturan l .3 milyar insan açlık sınırında yaşarken, her yıl 13-15 milyon insan açlıktan ölüyor.

Yeni dünya düzeninin getirdikleri işte bunlardır. Yeni liberal ekonomi politikalarının uygulanması sonucu, tüm dünyada işsizlik oranı artmaktadır. AB ülkelerinde 1978‘de ortalama % 5.5 olan işsizlik oranı bugün %11.3‘e çıkmıştır.

İşsizlik kapitalizmin mevcut yapısından kaynaklı olarak sürekli bir sorun halindedir. Dünyadaki yüksek işsizlik oranı, ülkemize de yoğun olarak yansımaktadır. Yeni dünya düzeninin ülkemize dayattığı politikalar ve uygulanan rant ekonomisi işsizliği artırıcı nedenlerdir.

Yaratılan kaynakların yatırım olarak değil rant elde etmek amacıyla değerlendirilmesi istihdamın daralmasının nedenlerinden biridir. Bunun bir somut göstergesi de ülkemizde 1998 bütçesinin % 40.8‘lik bir bölümünün iç borç ve faizlerinin geri ödenmesine ayrılmasıdır.

Bu düzenlemelerin bir başka sonucu da ülkemizde en üst % 20‘lik gelir grubu milli gelirin % 55‘ini alırken, en alt %20‘lik gelir gurubu ise % 5‘ini almaktadır. Sermayenin uyguladığı işgücünün esnekleştirilmesi mevcut işsizliğin getirdiği sınıf içi rekabeti sonuna kadar kullanmayı getirmektedir.

 İşgücünün esnekleştirilmesi sermaye sınıfına; ücretleri, işçi sayısını ve taşeronluk uygulaması gibi emek sürecini istediği gibi belirleyebilirle olanağı sağlamaktadır. Mevcut sosyalizm uygulamalarının kapitalizm karşısında aldığı yenilginin ardından kapitalizmin, sosyalizmin sosyal devlet uygulamasına karşı durabilmek için kurumlaştırdığı kısmı sosyal devlet kurumlarını dağıtma ve özelleştirme girişimi 1990‘lı yıllara damgasını vuran olgulardandır.

ÖNERİLERİMİZ

- Çalışmak tüm insanlar için bir haktır. Devlet bu hakkı güvence altına almalıdır. Devlet eğitilmiş işgücü istihdamında ve özellikle teknik eğitim almış mühendis ve mimarların istihdamında yaşanan sorunlara çözüm getirmelidir.

- Dinlenme her çalışan için bir haktır. Tüm çalışanlar için tatil olanakları yaratılmalı, 8 saatlik işgünü hakkının gasp edilmesine son verilmeli ve işgünü süresi işin niteliğine göre kısaltılmalıdır.

- Çocukların işgücü olarak üretim süreci içinde yer almaları yasaklanmalıdır.

- Özelleştirme uygulamalarına son verilmelidir, yasa ile özelleştirilmesi durdurulan işletmeler derhal devlet mülkiyetine geçirilmelidir.

- Çalışanlara bütün dünyada eş zamanlı bir saldırı olan esnek istihdama karşı çıkılmalı, bu amaçla yürütülen mücadeleye sahip çıkılmalıdır.

- Aynı koşullarda çalışanlar arasında yapılan ayrımcılığa, öncelikle askeri kurumlarda en ileri boyutlara ulaşan ve sivil personele uygulanan ayırımcılığa son verilmelidir.

- Küçük üreticilerin kredi, üretim araçları ve ürünlerinin (emeklerinin) karşılığı olabilecek fiyat politikaları ile desteklenmeli, örgütlenme hakkı güvence altına alınmalı. Kooperatifler içerisinde toplanmaları özendirilmelidir.

- Gelir dağılımdaki adaletsizliği artırıcı uygulamalara son verilmeli, adil bir paylaşımı sağlayıcı önlemler alınmalıdır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar