Dün Çalışan Gazeteciler Günüydü. Ve işe yararsa neden...
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

Dün Çalışan Gazeteciler Günüydü. Ve işe yararsa neden olmasın...

11 Ocak 2021 - 03:30

Peki gazeteciler, dün yine haber masası ve bilgisayarının önünde çalışır vaziyette değil miydi? Gazeteciler mesleklerini yapabilme koşullarının ortadan kaldırılmaya çalışıldığı, gazeteciliğin suç sayıldığı Türkiye'de ve baskının her geçen gün biraz daha arttığı kuzey Kıbrıs'a getirilmek istenen uygulamaları  altında gerçekten çalışabiliyor mu?

Peki gazeteciler için İşsizliğin artmakta olduğu bu corona ve ekonomik kriz ortamında, sansürün ve her türlü baskının kıskacındaki gazetecilerin kutlayacak bir şeyi ne yazık ki yok. Öyle ki Türkiye'de en az 67 gazeteci cezaevinde, yüzlercesi adliye koridorlarında, binlercesi işsiz, çoğu da iktidar baskısıyla yüz yüze. Yakındır bizde de ayni manzaralarla daha çok karşılaşacağız.

Erdoğan rejiminde, kapatılan televizyon kanalları ve gazeteler, karartılan ekranlar, ilan cezaları, basın kartı verilmeyen gazeteciler, Türkiye, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 2020 yılında 154’üncü sıraya kadar düşmüşken 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ‘bayram’ olarak kutlanmıyor artık!

Oysa bundan tam 60 yıl önce gazeteciler, gazete patronlarına karşı haklarını kazanmak için direnerek bir ‘zafer’ kazanmıştı. Türkiye’deki gazeteciler, 10 Ocak 2021 gününe de cezaevinde onlarca meslektaşı varken girdi. Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) 7 Ocak'ta güncellediği listeye göre cezaevinde 67 gazeteci ve medya çalışanı bulunuyor.

***

Dayanışmayı da, mücadeleyi de, bayrama dönüştürmek de emekçilerin elinde ama burası malum "KKTC" her hakkını arayanın damgalandığı ve dışlandığı bir yer,özel sektör emekçilerini bir yandan patronları vuruyor, ki bu kez onlara corona da eklendi.

Corona emekçilerin yaşamında iyileştirmelere köstek ama sömürülmelerine veya ölümlerine değil. Hani corona eşitlikçiydi, zengin fakir, ırk, millet, din ayırmazdı? Yoksul düşmanı coronayla karı karşıya gelme ihtimali işçilere emekçilere yasal mesafede sömürülürken serbest, kendi bayramları için bir arada olmaları yasal mesafede de olsalar yasak.

Evet corona en çok yoksul düşkünüdür, çünkü yaşam onlardan üretim ve ürün bekliyor. Her şeyden önemlisi de makinelerin sahibinin çelik kasaları aç. İşçiler emekçiler üretecek, sahipler ürünleri satıp paraları kasaya koyacak. Ekmeksiz, aşsız, emekçisiz olmuyor ama elde bütün ihtiyaçların depo depo stoku olsa da bu aç gözlü tüccar kasaları yokluğa hiç dayanamıyor.

Sokağa çıkma yasağı konsa da bu emekçileri etkilemiyor, Coronadan ölüm pahasına emekçiler çalıştırılıyor kasalar parayla dolduruluyor. Gidiş öyle, ekonominin somut görünümü kasaların bir süredir aç kalanları da doysun diye coronayla mücadele bitmemiş de olsa, "normale" dönmekte beis görülmeyecek güzergahta o görünüyor.

Neticeden egemenlere ne, işsizler ordusu hazır, ne var ki, işçiler emekçiler ölmeye boynu bükük bir gönülle ama birbirini de kırmaya hazır bekliyor! Onlar için önemli olan sisteme zarara vermeyen yolu görmeleri, şimdi de üçlü koalisyon hükümeti yapacağını yaptı, hala daha asgari ücreti belirlemedi.

Peki asgari ücret bir an önce belirlense ne olur? Kulaklar mı sağır kalır, kıyamet mi kopar, devlet kurumlarından sırayla Mehter, İstiklal marşı, İzmir marşı, 10. yıl marşına 1 mayıs marşı da eklenip bakanlık önünde eylem mi yapsalar acaba? İşe yararsa neden olmasın...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar