Dünya adeta detoks yapmakta.
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

Dünya adeta detoks yapmakta.

01 Mayıs 2020 - 14:52

Orhan Dinç

Herkes korona virüs üzerinden olan biteni anlamaya çalışmakta.

Havada,karada,Denizde hayat durdu.

Üretim yok.insanlar evlerinde.

Korku büyük.

Paranın da,Statününde,gücünün de,

Kariyerinde,Alışverişinde,düğününde,

Eğlencenin de, ziyaretlerinin de öneminin kalmadığı bir zaman dilimindeyiz.

Dünyadaki Devletler bir yandan salgınla mücadele ederken,bir yandan da kendi insanlarına salgın süresince çeşitli yasa ve kampanyalarla yardım ediyor.Tabi ki bunlardan biride KKTC. Diğer ülkelere göre çok farklı bir strateji sergiliyor.

Halk kendi içinde he ne kadar bazı devasa sermayeler elini taşın altına koymasada ( ki Buda gösteriyor ki kapitalizmde asla duyarlılık yoktur) herkes elinden geldiğince dayanışma ve yardımlaşma halinde oldu.Halk,insanlığın ve vicdani sorumluluğunun önemli olduğu böyle bir zamanda üzerine düşen görevini layıkıyla yapmıştır.Yapmaya da devam ediyor.

Hem de kendi sağlıklarını tehlikeye atarak...!

Peki hükümet halka karşı olan görevini yerine getirdi mi ?

Hayır....?

Halk, Korona illetinin vermiş olduğu psikolojik baskının altında bu dayanışma çabasını gösterirken,Hükümet salgın süresince,Halkın içinde bulunduğu bu kötü psikolojiyi zirve yaptıracak kararlar üretti.

Özellikle emekçi kitlesi üzerinde emsali görülmemiş bir önlem paketi açıkladı.

Ve hiç bir veriye dayanmayan nitelikte..!

Esasında şaşılacak bir durum değildi.

Kıbrıs'ta ne zamandan beri işçiler kollandı ki...!

Alınan kararların arasında,hatta en önemlisi

Destek ödeneğinin aylık 2500-3000 TL yerine,1500 TL olarak belirlenmesi oldu.

Bu rakam kendilerinin bile komik bulduğu bir rakamdı.

Öyle ki, Başbanın Ailesine yakın olan kaynaklar, Başbakan Ersin Tatar’ a,Eşi tarafından bile,”Bu para çok az. Bu insanlar bu parayla nasıl geçinir” diye uyarıda bulunmuş.

Düşünün ortada bir virüs var.insanların sağlığı tehlikede.Para dahil bir çok şeyden mahrumsunuz.

Üstüne siz yine eziliyorsunuz.

Ne kadar acı bir şey işçi olmak değil mi ??

Böylesi zorlu bir dönemde,

İşçiye  “Nasıl geçinecekler demeden “1500 TL reva görülürken,

Hiç bir acil durumları olmayan ,yurtdışında KKTC ‘yi tanıtmak için açılan temsilciliklere 130 milyon Dolar,Siyasi partilere 17 milyon TL bütçe ayrılıyor.

Bu durum hiçbir insan hakları beyannamesinde görülmemektedir.

“Adaletin olmadığı yerde eşitlik olmaz”

Bu salgının faturası her zaman olduğu gibi işçiye kesildi.Kapitalist bir düzende kapitalleri koruyacak şekilde..!

İnsan hayatı tarih boyunca hiç bir zaman önemli olmamıştır. Olmayacakta..!

Çünkü dünyada,zengin kişilerin daha zengin olması için birilerinin ölmesi gerekir.Ve bu hep böyle devam edecektir.

Salgın sonrasında kim nerde yer alır onu bilmiyorum ama;

Coronanın bir bela olmasıyla beraber,hepimizin üzerinde birbirimize karşı imtihan yarattığını biliyorum.

Salgın süresince dayanış ve yardımlaşma halinde olan herkese takdir ve saygılarımı iletiyorum.

Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim?
Kitaplar yalnız kralların adını yazar.
Yoksa kayaları taşıyan krallar mı?

Bir de Babil varmış boyuna yıkılan,
kim yapmış Babil’i her seferinde?

Yapı işçileri hangi evinde oturmuşlar
altınlar içinde yüzen Lima’nın?

Ne oldular dersin duvarcılar
Çin Seddi bitince?

Hindistan’ı nasıl aldıydı tüysüz İskender?
Tek başına mı aldıydı orayı?

Nasıl yendiydi Galyalılar’ı Sezar?
E bir aşçı olsun yok muydu yanında?

Bertolt Brecht

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar