Emeği sömürülüp, kanı emilen taşeron işçiler...
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

Emeği sömürülüp, kanı emilen taşeron işçiler...

13 Ağustos 2021 - 07:51

Biz her yerde ezilen sömürülenler olarak hayatta ne için çalışıyoruz?
Çalışırken vaktimiz ve emeğimiz ne kadar değerli değil mi?
İşimizi sevsek de sevmeksek de sonuçta herkes hayatını sürdürebilmesi, ailesinin geçimini ve masraflarını karşılayabilmesi, durumu iyi olanlar ise gelecek için birikim yaparak hayati güvencesini arttırmak için çalışmakta, çalışmaktayız.
Yani genelleme yapabilirsek herkes para için çalışmakta. Taşeron işçi sisteminin özellikle hastanelerde yaygınlaştığını ve burada çalıştırılan işçilerin acımasızca sömürüldüğüne tanık oluyoruz.
Peki Kıbrıs'ın kuzeyinde taşeron kimdir, nedir? Taşeron işçisi kimdir? Hangi haklardan mahrumdur? Bir işin bir bölümünü, esas işi yapan kurum ya da kişiden alarak, o işi yapmaya başlayan kişi, kurum ya da firmaya taşeron adı verilir.
Taşeron kavramını  yasalarda “alt işveren” olarak geçmektedir. Taşeron iş yapan firmalarda çalışan işçilere (emekçilere) taşeron işçi denir. Yani taşeron işçiler bir işin esas bölümünde değil de  işin asıl yürümesine yardımcı olan yan kollarda görevlendirilebilir.
Maalesef bu memlekette de tıpkı Türkiye'de olduğu gibi  böyle olmamaktadır. Taşeron işçileri hem asıl işlerde asıl personel gibi çalıştırılmakta, hem de diğer asıl çalışan kadrolu personeller gibi hiç bir hakkı olmamakta. Bir kaç örnek verelim…
Yerel kamu kuruluşları işçi ihtiyaçlarını özel firmalardan hizmet satın alınımı altında yapmaktadırlar. Yani bu kurumlar direkman bünyelerine çalışan kadrolu personel olarak değil de özel firmalar aracılığı ile bünyelerinde çalıştırmak için personel alırlar.
Hizmet bedeli karşılığında işçilerin maaşları sigortaları ödenmektedir bazı işverenlerin Sosyal Sigorta primlerini yatırmadıklarını duyuyoruz. Bu ağır ekonomik şartlar altında hak talep eden işçileri ise kapı önüne koymaktadırlar.
Artık özelleştirme ve ya hizmet alımı adı altında kamu kurum ve kuruluşlarında taşeron hizmeti alan kamu kurumları aldıkları hizmetin bedelini eksiz ödemekle mükelleftirler. Bu yönde de sıkıntıların yaşandığı ve ödemelerde gecikmelerin olduğunu biliyoruz.
Özellikle devlet hastanelerinde özel sektör yanında taşeron işçileri hizmet vererek, özel firma aracılığı ile adeta köle gibi çalıştırılmaktadırlar. Çalışanların iş güvenliği ve hakları devlete ait olmayıp özel firmaların insafına kalmış oluyor. Mesela bu özel firmalar her sene firma değişikliği veya yeni iş sözleşmesi adı altında iş sözleşmeleri yenilenmekte ve işçilerin her yıl gün kaybı yapmadan, senesi dolmadan işten çıkarılıp tekrar işe alınmaktadır.
Böylece iş veren senelerce çalışan taşeron işçiler hep bir seneden az çalışmış gözükmektedirler. Bu hareketle işçilerin yıllık izinleri, kıdem tazminatları vb. Birçok haktan mahrum etmiş olmaktadırlar.
Peki özel firmalar bu işlemleri yaparken buna göz yuman, aldığı hizmetin karşılığını ödemediği için işçinin aç kalmasını sağlayan. Resmen işçinin haklarını çalarak, sırtından nemalanan Kamu Kuruluşlarına ve idarecilerine ne demeli?
Çalışma şartları ve imkanları haksızlıklarla dolu olan ve ezilen taşeron işçilerine yapılan bu ve diğer kötü haksızlıklar çok çok daha ağır değil mi?. Bu duruma imkan vermek haksızlıktır, hak yemektir, karaktersizliktir hatta ve hatta hırsızlıktır...
Peki zamanında maaş alamayan personel ne yapmakta? Kredi kartlarına sarılarak alışverişini yapmakta ve ya çalıştığı bankadan nakit avans çekmekte veya ya bir yakınından borç para almakta dahası kredili hesabından faiz karşılığı eksi para kullanmak zorunda bırakılmaktadır.  Şimdi sıra asıl soru da…
Sözde işçinin, halkın ve emekçinin hakkını savunan, hizmet için var olan sözde Sosyal devlet anlayışı nerede? Devlet denen sömürü aygıtı patronlarla birlikte işçinin, emekçinin, hakkını sömürürken bu Taşeron işçilerin hakkını hukukunu kim arayacak? Kim sahip çıkacak?
Sadece seçim zamanı oy için işçileri hatırlayanlar bunun dışında selam bile vermeyen muhatap bile almayan siyasetçilere de yazıklar olsun, yönettikleri yerel ve genel siyasete de.. Atam izindeyiz deyip izin kavramını tatil olarak algılayan bu işbirlikçilere de yazıklar olsun…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar