Emekçiler uyanmazsanız uyuyun...
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

Emekçiler uyanmazsanız uyuyun...

07 Mayıs 2022 - 09:55

Eşit Hak ve Adalet Sendikası (HAKSEN), üyeleri olan Hava Sporları Federasyonu Çalışanları ile “çalışanların 4 aydır maaşlarını alamaması ve 18 aydan bu yana yatırımlarının yapılmaması” nedeniyle, Başbakanlık önünde araçlı eylem yaptı.

Eylem yapma gerekçelerini açıklayan sendika yetkilileri 4 aydır maaş almadığını, 18 aydır da yatırımlarının yapılmadığını belirterek, “bu durumu birçok defa yetkililere bildirmelerine rağmen kimsenin ilgilenmediğini” ortaya koydu.

Peki ama onları dinleyecek sorunlarını çözecek ve haklarını iade edecek bir hükümet yok, olsa da sorun çözen değil sorunların çözümünü erteleyen hükümetler var bu adada. Peki ne yapmalı, nasıl yapmalıyız da bu sorunlar ortadan kalksın? Sonuç alınıncaya kadar direnmek gerekiyor. Çünkü bu kurumun çalışanlarına karşı devlet suç işlemektedir, o yüzden mücadele haktır ve sonuna kadar devam edilmelidir.

Şu Kıbrıs'ın kuzeyinde ödenmeyen, sosyal hakları yatırılmayan eski Hava Kurumu yeni adı ile Hava Sporları Federasyonu çalışanları daha bir çok hakları ellerinden alınırken, çalışanlarla birlikte başbakanlık önünde eylem yapmak  haklarını almaya yetiyorsa, demek ki kesintisiz mücadeleyi başlatmaktan başka çareleri yoktur.

O zaman haklar alınıncaya kadar ortaya bir direniş koyacak güçleri yoksa, bu eylem kravatlarının bir ucunu uzun bağlama eylemi de olabilir.  Ya da hapşırana "Çok yaşa" dememe eylemi olur. Ya da ne bilelim biz, ayakkabıları çıkartarak "sessiz yürüyüş" eylemi de yapabilirler, ki kimse duymasın.

Dünyanın tüm uygar ülkelerinde emekçiler kendi haklarını sonuna kadar savundukları gibi, hukuka, demokrasiye, ülkelerine de sahip çıkarlar. Sendikaları ile birlikte alacakları caydırıcı kararları hayata geçirmeleri onlardan beklenecek en doğru harekettir.  Çalışanların örgütleri güçlü ve saygın olmadıktan sonra hak arama eylemleri havada kalacak.

Siyasi iktidarlar emekçi sınıfı asla göz ardı edemezler.

Oysa Kıbrıs Türk çalışanı, işçisi, emekçisi sanki yok gibi...

İşsiz kalmamak ya da hak aramak yolunda verilecek mücadelede dayak yemeği, coplanmayı da göze almak gerekiyor, ölmemek gibi en kutsal ve haklı taleplerine yanıtı niçin dayak yemek ve belki de biber gazı da yemek olabilir. Çünkü bu memleketin emekçileri hiçbir zaman muhatap alınmadılar...

Haksızlığa adaletsizliğe maruz bırakılan emekçiler, işçiler, çiftçiler esnaf ve diğer üretici kesimler her zaman işçi sınıfının canına okuyan sağ sermaye partilerine oy verdiler. Hiçbir zaman kendi sınıflarının insanı değillerdi.

Sermaye sahipler, zenginler işçilerinin sırtına basarak yükseldiler hatta zaman zaman onlar da"solcu" oldular ama işçiler olmadılar. Elbette -denizde damla- emekçi olduğunun farkında olan bir azınlık çoğunlukta olan emekçileri kullanan partilere aldanıp peşlerinden gittiler, kendi kimliklerini ve sınıflarını reddettiler.

 

İşte; sendikal platform gibi en büyük işçi, memur, çalışanların bir çatı altında toplandığı  örgütünü götürüp rejime teslim ettiler, bu sendikaların yönetimleri , enteresan değil mi? Şimdi o rejim yerli hükümetleri kullanarak işçi haklarını kırpıyor, tekmeliyor, kesip atıyor. Emekçileri azarlayıp adam yerine dahi koymuyor. İyi mi?...

O zaman müstahak değil mi? Bu adada saf örgütlerin iyi yanıdır; her akılsızlık faturasını öder. Şimdi eylem zamanı ama doğru temelde ve adreste olmalı verilecek mücadele aksi halde kaybetmeye mahkum olacak.

Doğru temelde ve adreste verilecek mücadelede bakalım kim takmaz emekçileri?...

Kim?...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar