Emekçinin kaderi, işçisin sen işçi kal
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

Emekçinin kaderi, işçisin sen işçi kal

22 Mayıs 2020 - 16:50

2013 yılıydı, KONTV ekranlarında yayınlanıyordu, yıllar sonra yeniden gündeme geldi. "Tamirci Çırağı" şarkısı gündemi belirledi, sosyal medyanın gündemine bomba gibi düştü....

İmam olsa ne fark eder, zaten İmam mükemmel ve akıcı doğal bir sesle söyledi ama söyleyen sunucu olsa ne fark eder. Kimin söylediği değil bizim için Cem Karaca ya ait olan Tamirci Çırağının söylenmiş olması memnuniyet vericidir biz işçiler için .

Rivayete göre şarkının en gerçeğe aykırı yeri ustanın, arabanın egzozuna yüklenip giden müşterinin ardından sırt sıvazlayıp tulumları giy demesi. Gerçek yaşamda ustalar “ Kaçtı ulan müşteri” deyip iki tokat vurur gönderir diyorlar. Malum, vahşi kapitalizmin sınırı da yok, merhameti de. Zengin de aynı dertte, fukara da, züğürt de.

***

Herkesin bir türlü dilinden düşürmediği ve sık sık dinlediği işçi üzerine döşenen Cem Karaca'nın "Tamirci Çırağı" şarkısını işçiler olarak unutmayınız ve unutturmayınız.  Süper lüks otomobille gezen bir delikanlı, yoldan tanımadığı bir kadını alıyor.  Kadın, şaşkınlık ve hayranlıkla otomobili süzüyor. Daha sonra delikanlının aslında bir tamircide çalıştığını ve otomobili test sürüşü yapmak için kullandığını anlıyoruz.

Tamirci çırağı ertesi gün, kadını lüks bir lokantada yemeğe çıkartabilmek için arkadaşlarından borç para alıyor. Harika geçen gecenin sonunda çift birbirine iyice yakınlaşıyor. Daha sonra ise, ustası, bizim çırağa otomobilin sahibinin geldiğini ve aracı hemen teslim etmesi gerektiğini söylüyor.

Bizimki anahtarları aracın sahibine uzattığında bir de ne görsün? Lüks otomobil, yoldan aldığı ve büyük aşk yaşadığı o kadının değil miymiş? Delikanlının şoke olduğu o ilk anlar çabuk atlatılıyor ve çift, kaldıkları yerden aşka devam ediyor. Olayı çok daha da ilginç kılan ise Cem Karaca'nın ünlü "Tamirci Çırağı" şarkısının artık inşaatlarda, atölyelerde, tarlalarda dillerden düşmediğini görüyoruz.

***

Tamirci Çırağının unutmak zorunda kaldığı romansı aşkı gibi her işçi bayramında meydanlarda hak arayan ve tulumları üzerinde yarım bırakılan işçi kardeşlerim bayramınız kutlu olsun.                         Hak için meydanlarda yerini alan dayanışma adına tek yürek olan işçilerin davul zurna eşliğinde ağlanası halimize gülerek meydan okuduğu bir gün gelecek.

Asgari ücretin açlık sınırının altında olduğu ülkemde var olduğu iddia edilen refah düzeyini yakalamak için adeta kılı kır yaran hatta bir mucizeyi gerçekleştiren işçi kardeşimin senede bir günü  ezilmeden sömürülmeden geçecek mi?

Bugün adamızda üniversite mezunu olmuş hatta doktorasını bile yapmış kimi genimizin  işsiz gezdiği zamanda işçi olmak asgari ücretle çalışmak bile bir lütuf…  O yüzden normal standartlar altında yaşasa bile yaşıyormuş gibi yapmaya mecbur edilen işçimiz, buruk  zamanlardan geçiyor.

***

Patronlar kazansın ülkenin ekonomisi  büyümüş gözüksün diye iş yükü altında ezilen ve haklarından bi haber olarak yaşayan işçiler var bu memlekette.. Bu hakları bir bir anlatan sendikalardan uzak tutulmaya hatta sendikaya üye olmayın yoksa işinizden olursunuz denilen işçiler var bu memlekette.  Tüm bu yaşananlara inat kutlanan bir işçi bayramı var ülkemde…

Neyse  “Artık hepimiz işçiyiz. Ortak düşmanlarımızın karşısında işçiler, ezilenler ve sömürülüp aşağılananlar olarak karşı duracağız. Fakirlik, fukaralık, sosyal eşitsizlik ve çalışanlar olarak yapılan yurt içi ve dışı müdahaleler karşısında susmayacağız.

Ortak amaçlarımızı yakalamalıyız, özgürlüğümüzü, benliğimizi ve gururumuzu yaşamalıyız. Dünyaya bu ırkçılığa ve sömürüye karı emekçilerin uyanmaya başladığını gösterelim”  Ancak zorluklara ve hayal kırıklıklarına rağmen yine ve yeniden güzel günlere ulaşmasını diliyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar