Günümüzün Köleleri…
Emekçi Köşesi

Emekçi Köşesi

Günümüzün Köleleri…

04 Mayıs 2022 - 07:59

Köleliğin yasaklandığı, tarihin bir yalanıdır.
Çalışanların düzenli ve zamanında ödendiği bir yalandır.
Çalışanların Sosyal güvencelerini düzenli yatırıldığı bir yalandır.
Kölelik yasaklanmamıştır, sadece biçim için şekil değiştirmiştir.
Gazeteciler köledir, onlara yaşatılanlar kölelerin durumunu açıklamaktadır.
Yaşama zorunluluğu onları köle yapmıştır.
Onlar, sadece emeklerini değil, hayatlarını da pazara sürmüşlerdir. Emekleri pazarda satılmış, hayatları ise çalınmıştır. Hayatları, yani iyi yaşamak umutları, yani çocuklarının daha iyi koşullarda yaşama istekleri, eşleriyle mutlu olma istekleri çalınmıştır.
Hayalleri çalınmıştır, düşünceleri çalınmıştır, duyguları çalınmıştır. Çalıntı bir yaşam sürmek zorunda bırakılmışlardır. Onlar, günümüzün köleleridir.
Elbette sadece onlar değil, kamuda çalışan bazı emekçiler de köle olmaya zorlanmıştır, onların da bunu kabul etmekten başka çıkar yolları yoktur sanıyorlar.
Köledirler. Tek umutları, bu yılın bayramlarının hangi günlere geldiğine bakıp tatillere sevinmektir. Aslında köledirler ama onlar kendilerine “emekçi” diye verilen unvanla bunu örtmeye çalışırlar.
Özel şirketlerde çalışanların köle olmadığı sanılmasın, onlar daha da köledirler. Ama bunu örten unvanları vardır.  Kazançları onları geçindiremezken ne için çalıştıklarını düşünmekten kaçarlar.
Çünkü “iyi yaşam standardı” diye beyinlerine pompalanan, hepsi de para ile satın alınan araçları sağlamak için var güçleriyle çalışmak zorundadırlar. İzin dahi kullanmadan çalıştırılmaları bu köleliğin zincirleridir.
Hep daha çok kazandırmak için, patronu hep daha fazla büyümesi için, hep daha fazla tanınması için çalıştıkları araçlar onların efendileridir. İnançları ve düşünceleri sömürülenler, günümüzün en bilinen gönüllü köleleridir.
Dünyanın her yerinde, tarihin her çağında, inançlarının ve düşüncelerinin sömürülmesine izin veren gönüllü köleler, her türlü yanlışın peşinde giden, akılları ambargolu, zihinleri ipotekli robotlar olmuştur.
Bu denli uca kaymadan köleliğine razı olan, her türlü yanlışa gözü kapalı yandaş olan, hiçbir şeyi sorgulamadan kabul edenler nasıl köle olduğunu bilmeden yaşamaktadır. Günümüzün köleleri, adı kölelik olarak anılmadığı için gizli kalmaktadır.
Hukukun ayaklar altına alındığı, adaletin güçlerin elinde oyuncak olduğu bir ülkede sesini çıkarmadan oturan, olan biteni seyretmekle yetinen yetkililer, “patronun köleleri” değil midir?
Kendisine uygun görülen ama bir işe yaramayan Unvanının kölesi olmayan bir kişilik, olan bitenin karşısında nasıl susar, nasıl tepkisiz kalır?
Unvan köleleri, etiket köleleri, koltuk köleleri, güçleri olduğu halde yetkileri olduğu halde, görmezden gelerek, duymaz gibi davranarak işlenen suçların ortağı olmaktan kurtulabilirler mi? Kurtulamazlar ve daha birçok örnekler bulup patrona nasıl kölelik yaptıklarını sıralayabiliriz ama bu kar da yeter.
“Örgütlenmiş çaresizlik” önemli bir deyimdir. Bunun kökeni de “Günümüzün Gönüllü Köleliği”dir. Bu köleliğe insanları razı eden, ‘rıza yönetimi’ diye bilinen bir toplum mühendisliği yöntemidir.
“Bir insana kendi başının belası yapmak’ diye tanımlayacağımız ‘rıza yönetimi”, küresel kapitalizmin büyük buluşudur.
İnsana, “başka çare yok ki” ne yapabilirim dedirtmek.
İnsana, “ben tek başıma ne yapabilirim ki?” algısını beynine yerleştirmek.
İnsanı, “herkes öyle yapıyor” diye yalanla kandırmak.
Bu köleliğe karşı çıkacak olan da onurlu insanın bilincidir.
Aydınlanma, işte bu köleliğe insanın özgür aklıyla, özgür iradesiyle karşı çıkmasının bilincidir.
Bu olmadığı, bu yapılmadığı sürece kölelik de hüküm sürecektir, köle çalıştırmak da hükmünü sürdürecektir… 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar